• BIST 97.533
  • Altın 145,901
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Trabzon 18 °C

Yol Arkadaşlığı…

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Yıllar önce Trabzon’da bir yerel kanalda haberde çalışıyordum. Hukuki konularda başvurduğumuz, yardımını aldığımız bir Avukatımız vardı. Sağ olsun bizi kırmaz elinden geldiğince yardımcı olurdu; Bu Avukatın adı Şeref Malkoç’tu.

Sonra bu Avukat Ankara’ya gitti ve Hocanın yani Necmettin Erbakan’ın sağ kolu ve avukatı oldu. Hatta Trabzon milletvekili de oldu. Erbakan’ın sürekli yanında yer alan ve ona hiçbir zaman ihanet etmeyen oldu. 

Erbakan ekranlardan “İsrail en büyük zaferini AKP sayesinde kazandı dediğinde de” onunla beraberdi.

Ta ki Allah rahmet eylesin Sayın Erbakan vefat edene kadar. İnançları, dilekleri, umutları Sayın Erbakan’a bağlı olan Malkoç; Vefattan sonra da boş durmadı yeni arayışlara başladı. Yeni umutlara yelken açtı. Saadet partisi içinde Oğuzhan Asiltürk’e rest çekerek “Numancı” saflarda yer aldı. Her zaman her yerde Numan Kurtulmuş diyen Malkoç’u, Numan Beyde unutmadı ve onu kurtarmış oldu. Numan Kurtulmuş HAS parti içinde ona gönül veren, inanan herkesi sildi ama Sayın Malkoç’u yanında, beraberinde ve başucunda getirdi; Kolay değildir yol arkadaşını silip atmak. Saadet Partisi içinde gruplaşırken yanında olan arkadaşını görüp, kollamak gerekir.

Şeref Malkoç hiçbir zaman Karadeniz’in çılgın, sıra dışı, dik kafalı siyasetçisi olmadı. Nezaket sahibi ama hep insanlardan uzak durmaya çalıştı; Nezaket sınavını başarıp, başaramayacağını sanırım aldığı ilk sorumluluk sınavı AKP il başkanlığı ile gösterecek. Nezaket dikkatli davranmayı gerektirir, özen ister. İtina ister, taraf tutmamayı gerektirir, etik olmayı ise en başlıca prensip olarak görür.

Sayın Malkoç, Saadet Partisi, HAS Parti şimdi de AK Parti’li oldu.

Türkiye’ye yeni bir format atacağını söyleyen Has Parti Lideri Numan Kurtulmuş açıkçası beni de etkilemişti. Kurduğu partinin İstanbul il başkan yardımcılığını yürütürken ben de teşkilattan sorumlu Genel Başkan yardımcısı ve GİK üyesi Şeref Malkoç’a bağlıydım. Fakat etkisi 0,7 olan bir parti nasıl entrikalar ile doluydu anlatamam size. Eğer HAS Parti % 10 barajını aşmış olsaydı acaba içeride ne tür dalgalanmalar olurdu işte orası meçhul.  Numan Bey ve arkadaşlarının plan ve adreslerinin güzergahının, Ankara hatta AKP olduğunu sezip istifa eden 7 cesur yürekli yöneticiden bir tanesiyim.

Biz anladık ki HAS Partide birkaç kişinin AKP ile sevdası ve aşkı varmış. Partide bu amaçla kurulmuş. İşte o sevdalıların hepsi şimdi AKP ile nikâhı kıydı ve yıllardır arayıp bulamadıkları da gücün sahibi oldular. Artık rüzgâr onlardan yana esecek. Artık yıldızları parladı. İşte o yıldızlardan biride AKP Ankara il başkanı Şeref Malkoç’tur.

Hırs yaş ilerledikçe, acılar çektikçe durulur diye düşünürdüm ama gördüm ki siyasette hırs, daha da büyüyerek devam ediyormuş.

 Kayınpeder ile damadın görevleri AKP ile yer değiştirdi. Bu sefer damat genel başkan yardımcısı, kayınpeder ise il başkanlığı ile yetindi.

 Şeref Malkoç, yeni görevin inşallah hayırlı, uğurlu olsun. Umarım insanlığa yararlı, faydalı işler yaparsın. Erdem denilen o ruh olgunluğunu umarım yaşar ve yaşatırsın…  

 

CUMHURBAŞKANINI TAKDİMİMDİR.

Her şey MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin cumhurbaşkanlığı için ortaya attığı bir formül ile başladı; Formülün adı “Çatı Modeli.”

Manevi değerlere bağlı, laik, demokratik ve muhafazakâr bir aday modelini işaret eden çatı modelinin asıl amacı tüm seçmenin takdir ve beğenisini kazanan bir isim olmalı idi.

Çatı anlamı itibariyle her ne kadar sığınılan yeri ifade etse de iş Cumhurbaşkanlığı makamı olunca sadece sanırım bu günlerde Cumhurbaşkanı olacak ismin korunmasını sağlıyor.

Çatı aynı zamanda belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlikteliktir. İşte tamda AKP, CHP ve MHP’nin birlikte oluşturdukları isim Ekmeleddin Bey bu olayın kompetanı olsa gerek… Yani ortaklaşa karar verilmiş bir isim. Ben bu ismin yeni oluşturulduğunu düşünmüyorum belli ki önceden hesaplanıp bugün kamuoyuna sunulmuş bir isim.

 Sonunda AKP’de adayını açıkladı. Şaşırdınız mı?  Oysa yıllardır ekranlarda, gazetede, havaalanında, basın toplantısında, meclis kürsüsünde her yerde görüp, izlemedik mi biz bu filmi? Beraber yürüdüğünüz, aşındırdığınız yolun sonu ise tabii ki cumhurbaşkanlığı köşkü ve Cumhurun başı olmalıydı. 

Eğer demokrasinin tekrar ve yeniden enerjik hamleler yapması isteniyorsa, diğer görüşlere de saygı duyularak yeni bir fert anlayışı hâkim gelmelidir; yıllardır bedbaht olan ve oyuncak muamelesi gören halk artık mutlu olmayı hak edendir. Dünya rüya içinde rüyadır diyor bir Hint atasözü, ama bizim ki rüya içinde karabasana dönüştü.

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.