• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Trabzon 4 °C

YÖNETİCİ OLMAK

Nedim Mollaveisoğlu

Herhangi  bir kurumu,  ya da bir yeri temsil etmek için oturulan koltuğun sorumluluğu vardır. O koltukta oturan, temsil ettiği kesimden sorumlu olduğu kadar yapacağı işler ve vereceği mesajlarla genel bir sorumluluk altındadır.
Bunu yapabilen, hayata geçirebilin kişiler YÖNETİCİ olarak hep başarılı olmuşlardır.
Öyle ya da böyle bir şekilde talip olduğu koltuğa oturan yöneticiler etrafındakileri de iyi seçmelidir. Ne zaman ne yapılması gerektiğini, ne konuşulması gerektiğini bilen insanlarla çevresine hakim olmalıdırlar.
Trabzonspor’a başkan olarak seçildiğinden beri konuşma üslubunu beğenmediğim başkanımız Sayın İbrahim Hacıosmanoğlu’nun bu güne kadar olan süre içinde yaptıklarını ya da yapamadıklarını asla hakaret içermeden eleştirenlerden biriyim.
Yine dediğim gibi hiç bir sportif kurumda amatör dahi yöneticilik yapmamış birisinin Trabzonspor gibi bir kulübü yönetmeye kalkması hem kendisi hemde kulüp için sıkıntı yaratır demiştim.
Gelinen nokta ortada.
Hele şu son olay Trabzonspor tarihine kara leke olarak yazılacak.
Trabzonspor Kulübünün başkanı Avni Aker’de hakem alıkoyacak!
Sonra da en çok sevdiği istediği için hakemlerin stattan  çıkışına izin verdiğini söyleyecek.
Hiç bir aklı selim YÖNETİCİ böyle bir hata yapmaz. Üstelik başkan böyle bir karar alırken yanındaki hiç bir yönetici böyle bir şeyin yanlış olacağını kendisine söylemez.
İşte bu, acemi yöneticiliktir.
Sayın başkan bunun hesabını ağır ödeyecek gibi…

***

İBRAHİM USTA

Bir başka spor adamı var İbrahim Usta. Bir dönem Arsinspor’da birlikte çalıştık. Hevesli, atılgan, mikro milliyetçiliğin yanında makro milliyetçiliği de iyi savunan isimlerden biri.
Bir ara Trabzonspor başkanlığına aday olacağı gündeme gelmiş ve ben bunun erken olduğunu belirten bir yazı kaleme almıştım. Beni arayıp teşekkür etmişti.
İbrahim şimdi Ankara’nın sayılı işadamları arasında. Trabzonspor genel kurul üyesi ve oldukça geniş bir üye potansiyeline de sahip. Birlikte hareket ettiği arkadaşları var. İbrahim Hacıosmanoğlu’na genel kurulda önemli destek verenlerin başında gelmişti.
Şimdi O’ da sıkıntı içinde.
TFF Başkanvekili olarak bir sorumluluk altına girmişti. Bu göreve geldiğinde hemşehrisi arkadaşı olarak sevinmiştim ama aynı zamanda kaygılıydım.
Çünkü İbrahim doğru bir adamdır. Yanlışın ve haksızlığın karşısında çok çabuk tepki veren karakter yapısı vardır. Hele de mikro milliyetçiliği nedeniyle yüklendiği sorumluluğu düşünmeden anında tepki veren bir tipik Trabzon’ludur.
Verdi de.
İşte benim korktuğum da buydu.
YÖNETİCİLİK öfke kontrolü gerektirir, sorumluluk gerektirir, tecrübe gerektirir.
Hadi Sayın Hacıosmanoğlu YÖNETİCİLİK konusunda tecrübesizdi.
Peki sevgili Usta, sen bu hatayı nasıl yaparsın?
Yapmamış isen bile böyle bir olayla ilgili nasıl gündeme gelirsin.
Sen bilmiyor musun Trabzon’da bir çakıl taşının kocaman bir kaya olarak sayfalara taşındığını?
Ya da çakıların pala, çakmakların molotof kokteyli olduğunu..
Bak kendi kurumun bile sana ceza kesmek için görüntüleri izlemeye başlamış.
Bu fırsatı o vampirlere vermeyecektin be Usta.
Şimdi ayıkla pirincin taşını bakalım!

***

İTİBAR KOLTUĞA VE PARAYA

İsmet Ayyıldız geldi aklıma bir an. Trabzonspor’un iyi olduğu dönemlerde rehmetli amcası Kemal ağbi ile birlikte Trabzonspor yönetiminde görev almıştı. Başkan yardımcılığı gibi üst seviyede bir sorumluluk üslenmişti.
Sevgili Ayyıldız’da iyi bir Karadenizli, çok iyi bir Trabzonlu ve sapına kadar da denir ya öyle de bir Trabzonsporludur.
O’nunla bizim dostluğumuz çok farklıdır.

Avni Aker’de Beşiktaş maçımız var. Ben ülkemizin tek spor gazetesi olan Fotospor’da çalışıyorum. İsmet Ayyıldız şeref tribünündeki yerini almış ama maçı ayakta seyrediyordu.
Maçın hakemi çok kötü bir yönetim sergilemiş ve adeta bizi çimlere gömmüştü. Hakemler bitiş düdüğünün ardından polis kalkanları ile çıkış tüneline giderken tribünlerden hakaretler yağıyor çeşitli cisimler atılıyordu.
Benim gözüm İsmet’te idi. Yapısını biliyordum.
İsmet basamakları üçer üçer atlayarak geliyor, hakeme doğru. Sahaya girmeden son basamakta önünü kestim ve sarıldım ona.
“Sen bu kulübün başkan yardımcılığı sıfatını taşıyan birisin. Napıyorsun, öfkeni kontrol etmelisin“ gibi sözlerle sakinleştirdim O’nu.
Bir gün sonra İsmet beni arayarak teşekkür etti.
Ben İbrahim Usta’daki heyecanın aynısını İsmet’te görüyorum.
Sevgili Ayyıldız eski ekonomik gücünü kaybetti. Kimseye muhtaç değil, şirketini çocuklarına teslim etmiş Şana’da ve Arsin’de hayatının ikinci baharını yaşamaya çalışıyor. O’nun ve amcasının Trabzonspor’a ve Trabzonlular’a yaptıklarını çok iyi bilenlerdenim. İstanbul’a giden soluğu ESKA’da onların yanında alırdı. Buna futbolcu, gazeteci ve yöneticiler dahil.
Dünya menfaat dünyası.
Günümüzde itibar koltuğa ve paraya yapılıyor adamlığa değil.
O gün Trabzonspor’dan nemalananlar bugün köşeyi dönerken, o gün Trabzonspor’a verenler bugün köşelerinde yalnızlığa itildiler.
Bizim Trabzonlu olarak böyle bir nankör milliyetçiliğimiz de var.

***

GENEL KURUL SÜRECİ

Gaziantep maçı sonrası yaşanan olaylar ve seçim nedeniyle gündemden uzaklaşan kongre süreci artık açık açık konuşulmaya başlandı. Kulisler hareketlendi.
Bir tarafta yüklü miktarda borç var diğer tarafta takımın beklenenin altındaki performansı.
Delegeler kararsız.
Paralı bir başkan mı göreve getirilsin yoksa işi bilen bir başkan mı?
Sahada  çalışan ve ‘varım’ diyen Celil Hekimoğlu, Çakıroğlu ile güçlerini birleştirdi.
Spor yöneticiliği konusunda deneyim sahibi olan Sn. Hekimoğlu, Trabzonspor’un tüm dinamikleriyle bir araya geliyor ve projelerini anlatıyor. Bir başka potansiyel aday olarak gösterilen Muharrem Usta’nın seçim sonuçlarını beklediği söyleniyordu. AK partiye yakınlığı ile bilinen Sn. Usta’ya kulübün ağır borç yükü göz önünde bulundurularak destek vermek isteyen bir kısım var. 400 milyon liraya yakın bir borç ancak iktidar partisine yakın olan bir adayla çözülebilir tezini savunanların yanında, Trabzonspor’u siyasetin dışında tutmak isteyen tecrübeli bir oluşum da kolları sıvamış durumda.
Hani seçimler için  ‘ Bu seçim memleket meselesi” denmişti ya, Trabzonspor’un bu genel kurulu da ‘Trabzonspor’ meselesi’ olarak görülüyor.
Kararı delegeler verecek. Hayırlısı…

***

TİSKİ’YE TEŞEKKÜR

Trabzon büyükşehir olduktan sonra kurulan TİSKİ her geçen gün hem makine parkını genişletip yeniliyor, hem de kalifiye eleman sayısını artırıyor. Bu değişim ilimizin bir çok yerinde memnunlukla karşılanıyor.
Özellikle kırsal kesimde çok büyük sıkıntılar yaşanıyordu. Bazı vatandaşlar kendilerine su almak için depoların kapılarını kırıp vanaları kapatıyorlardı.
Arsin’de 10 yıldır gözle görülür bir susuzluk yaşanıyordu. Hele fındık ayı bu susuzluk meselesi tavan yapıyordu. Yenimahalle (Gocaba) mevkiinde 3-4 gün susuz kaldığımız zamanlar oluyordu. En yetkili kişi ile konuyu görüştüm ve ilgisizlik ve bilgisizlik nedeniyle susuz luk yaşadığımızı, sorunu tespit ettiklerini ve en kısa zamanda çözeceklerini söyledi.
Ve..şükür o gün bugündür susuzluk yaşamıyoruz. Buradan gecikmiş bir teşekkürü ilgili ve yetkililere iletmek istedim.
Elinize sağlık.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • AKP’li vekillerin dal-çık bayramı!
  • Balta'nın pantolonu yırtıldı mı?
  • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
  • Utku ve Hasan Bozoğlu!
  • Soylu’ya BJK forması!
  • Altuntaş’ın torpili!
  • ASKF’de kutlama!
  • Konsey toplantısı!
  • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
  • MHP sürpriz yapabilir!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.