• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Trabzon 9 °C

Yorgo Andriadis ve İsmail Hacıfettahoğlu!

Yorgo Andriadis ve İsmail Hacıfettahoğlu!

İsmail Hacıfettahoğlu’nun, Günebakış Gazetesi’nde şahsımı hedef alan, hedef gösteren, aşağılayan, küfür ve hakaret dolu yazısını okuduktan sonra cevap yazıp, yazmama konusunda uzun bir süre düşündüm.

Benim; 20 Şubat 2008 tarihinde Oltaya Vuranlar Köşesinde, ‘Her yönüyle Trabzon

Etkinlikleri ve 24 Şubat gerçeği!’ başlıklı bir yazımın son cümlesinde İsmail beyin ismi geçmişti.

‘Rusları kovan dedelerimizin anlattıklarını da Ankara’daki etkinlikler de İsmail Hacıfettahoğlu herhalde dile getirir. Neyse, bu konuları tarihçilere bırakalım’

İsmail bey; bize cevap olarak, büyük bir tarihçi, bilgin ve araştırmacı edasıyla, baştan sona küfür ve hakaret dolu tam bir sayfa cevap yazmış.

Burada öncelikle şunu söyleyeyim.

Benim için söylediklerinin hepsini kendisine iade ediyorum.

Yazıyı yayınlayan Ali Öztürk’e de kızmıyorum. İsmail’in küfürlü ve hakaret dolu yazısını gazetesinde yayınlamasını normal karşılıyorum. Sonuçta, hakaret edilen, aşağılanan isim Hasan Kurt.

 İsmail ile geçmişte bir arkadaşlığımız ve dostluğumuz vardı.

Yıllar önce, yanılmıyorsam ANAP dönemiydi, Ankara’ya gitti. Bir yandan çalıştı, diğer yandan kitap karıştırdı ve yazar oldu!

İsmail Hacıfettahoğlu’nun yazdıklarına satırı satırına cevap yazıp, okurları yormak istemiyorum.

Yazdığım yazının arkasında olduğumu belirttikten sonra (aşağıda yazıyı tekrar yayınlıyorum)

İsmail efendiye, birkaç konuda iki cümle yazacağım.

Kim olduğumu Trabzon’da değil Türkiye’de beni tanıyanlar bilir. Dünüm, bugünüm, çizgim ortada.

Evet, ben her şeyden önce Türk’üm, Müslüman’ım. Sapına kadar Milliyetçiyim, Ulusalcıyım, Cumhuriyetçiyim, Atatürkçüyüm ve de Demokratım.

Burada şunu belirteyim, tarihi olaylarla ilgili cevap vermeyeceğim.

Zaten, yazımın son cümlesinde bu konuyu tarihçilere bıraktığımı söylemiştim.

Belediyelere, Bakanlıklara, vakıflara devşirme, toplama, aşırma kitap hazırlama ve toptan satma ile tarihçi olunmuyor.

Yazdıklarımın karşı görüşü olarak tarihi belgeleri, vesikaları varsa yayınla. Ayrıca, ben yazdıklarımın doğru olduğunu da iddia etmiyorum.

Gelelim, abuk- sabuk iftiralara;

Ben, Zeyyad Nemli’nin veya bir başkasının oltası ile balığa çıkmam.

Benim hayatım okuma, araştırma, dinleme ve yazma ile geçti.

‘Oltaya Vuranlar’ köşesini rahmetli Zeyyad kullanmış olabilir. Bu ad, Nemlioğlu ailesinden ona miras kalmadı. Hasan Kurt, bu köşenin adıyla tanınmıyor, okunmuyor.

Hasan Kurt; yazdıklarıyla okunuyor.

Hasan Kurt, ‘Hasan Kurt’ olduğu için biliniyor, değer veriliyor.

Sen bile kıskançlığını ‘Oltaya Vuranlar’ adı için değil Hasan Kurt’un bilgeliğine ve yazdıklarına tepki olarak açığa vurdun.

Senin deden Hıdırnebi’de, Karadağ’da çete reisi olabilir.

Benim dedem ve sülalem; Rus işgalinde köylerini, evlerini, barklarını terk ederek muhacirliğe çıktı. Dedemin babası yolda öldü. Amcasının çocukları Sarıkamış’ta vuruldu! Bize Kürtoğlu derler, doğru. Trabzon’a bildiğimiz kadarıyla 250 yıl önce gelmişiz. İşgalci Rusların Trabzon merkez Argalya köyünde karakol olarak el koydukları ev, 8 odalı Kürtoğullarının eviydi.

Yorgo Andriadislerle dedemler komşu idi.

Ama ne dedem, ne torunları hiçbir zaman onlarla aynı safta olmadı.

Ancak, bugün Yorgolarla, Bushlarla, AB’cilerle kimin, kimlerin aynı safta olduğunu herkes görüyor.

24 Şubat’ın 1948 yılından itibaren bayram olarak kutlanmaya başlandığını ilk kez Hasan Kurt yazdı. Bu olayı, gerçek araştırmacı ve yazar Veysel Usta’ya teyit ettirdim ve görüş aldım. Değerli görüşlerini de yayınladım.

İsmail Hacıfettahoğlu, yazdıklarımı eleştirebilirsin, görüşlerime katılmayabilirsin. Ama bana hakaret edemezsin, küfredemezsin. Edersen, aynısını sana iade ederim ve de ediyorum.

Tekrar ediyorum; eğer, yazdıklarımı çürütecek belgen, bilgin varsa yaz.

Ben;  belgesiz ve bilgi edinmeden yazmam. Senin okuduğun kadar ben de okudum. O günleri yaşayanları dinledim. Kimseye bilgiçlik taslama.

Yazdıklarını okuduktan sonra ‘Ediblerin edebli olması gerektiğini’ kendin için yazdığını düşünüyorum.

Şimdilik bu kadar!

 

Her yönüyle Trabzon Etkinlikleri ve 24 Şubat gerçeği!

 

24 Şubat 1918… Rus işgal güçlerinin tası tarağı toplayarak, savaşmadan, kayıp vermeden Trabzon’dan çekildiği gün.

Rus işgal güçleri, 1916 yılında da Trabzon’u alırken aynı şekilde hiçbir mukavemetle karşılaşmamışlardı.

1.dünya savaşında Osmanlı ve müttefiki Almanya mağlup oldu.

İmparatorluğun son kalesi Anadolu, itilaf devletleri arasında pay edildi.

Doğu Karadeniz Bölgesi Ruslara düştü.

Rusya’lar ellerini kollarını sallaya sallaya Harşit çayına kadar geldiler.

Müslümanlar, topraklarını terk ettiler ve muhacirliğe çıktılar.

Bir yıl sonra, Rusya’da Almanların yardımıyla işbaşına gelen Lenin, 1917 ihtilalini yapmıştı.

O Lenin ki, aslında bir Türk Yahudi’si idi!

Ve o Lenin ki, Kurtuluş Savaşı’na destek veren bir liderdi!

Azarbaycan’dan gelen paraları, Tuapsi limanından Trabzon’a ve Giresun’a akan silahları o göndermişti!

Bu arada bir tarihi gerçeği de tekrar yazmamda fayda var.

Çokları bilmez! Trabzon’un Rus işgalinden kurtuluşu’nun bayram olarak kutlanmasına

24 Şubat 1948 yılında başlanmıştır.

O tarihten önce, Trabzon’un ve bölgedeki diğer yerleşim birimlerinin Rus işgalinden kurtuluşunun bayramı falan yoktu.

Bu olayı da iki yıl önce, ilk kez bu satırların yazarı gündeme getirmiştir.

O’nu de belirteyim.

24 Şubat’ın kurtuluş bayramı olarak kutlanmasını, İsmet Paşa bizlere hediye etmişti.

Atatürk döneminde ve 1947 yılına kadar 24 Şubat kurtuluş bayramı olarak kutlanmıyordu.

İkinci dünya savaşı sona erdi.

Türkiye, savaş bittikten sonra girmediği savaşta taraf oldu ve kazananların yanında yer aldı!

Bu olay, büyük devlet adamımız İsmet Paşa’nın, dahiyane bir hamlesi idi!

Kazananların lideri ABD idi!

Türkiye işte o günlerde ABD’nin şemsiyesi altına girdi.

Şemsiye bugün Türban’a dönüştü, her tarafımızı sardı!

 

24 Şubat gerçeği

 

KTÜ öğretim görevlisi araştırmacı- yazar Veysel Usta, 24 Şubat’ın bayram olarak 1948 yılında kutlanmaya başlandığını belirterek şu değerlendirmeyi yapmıştı;

‘2. dünya savaşında Türkiye ile Rusya arasında başlayan gerginlik, Rusya’nın Türkiye’den talepleri ve 1947 Mart’ın da ABD Başkanı Truman’ın, Türkiye’nin yanında olduklarını açıklayan bildirisi ve akabinde Türkiye’nin batı bloğunda yer almasıyla son bulmuştur. Türk halkı, geçmişte yaşananların hatırlanmasıyla Rus tehditlerine karşı uyanık tutulmak istenmiş olmalıydı. Törenler o tarihten bugüne yapılmaktadır’

24 Şubat Kurtuluş Bayramlarında, Rus işgalini yaşayanların hatıraları da anlatılırdı.

Akçaabat’ta ki bir törende Kaymakam günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yapar ve ardından mikrofonu o günleri yaşayan yaşlı bir vatandaşa verir.

Dede kürsüye çıkar, mikrofonu eline alır ve ‘Haçan Ruslar habu denizden donanmasıyla geliydi. Biz habu gabandan ukarı oyle bi gaçayduk oyle bi gaçayduk ki tabanlarımız ötumuze vuriydi’ diyerek o günleri anlatırken Kaymakam dedenin elinden mikrofonu alır.

Rusları kovan dedelerimizin anlattıklarını da Ankara’daki etkinlikler de İsmail Hacıfettahoğlu herhalde dile getirir!

Neyse bu konuları tarihçilere bırakalım.

 

Şükran Yetimoğlu’nun açıklaması!

 

AKP Kadın Kolları eski Başkanı Şükran Yetimoğlu ‘Aday olma’ dayatması, başlıklı yazımıza bir açıklama gönderdi.

Yetimoğlu’nun açıklaması şöyle;

‘ Merhaba Hasan bey, konuya girmeyeceğim 24 mart 2008 tarihli yazınızda Ergin Aydın'ın bürosunu seçim karargahı haline getirdiğimi yazmışsınız, şunu iyi biliniz ki orasını seçim karagahı haline getirmedim orası benim iş yerim. Yazılarınızı yazarken gerçekçi bilgilere dayandırarak yazmanız sizin gazeteci kimliğiniz açısından ne kadar dikkate alınmanız anlamına gelecektir. Köşenizi sürekli takip ediyorum . Biraz daha araştırmacı bir gazeteci kimliği sergilerseniz iyi olacaktır. selamlar’

Şükran hanımın bizim yazdığımız yazıyı dikkatli okuduğunu sanmıyorum.

Şükran hanımla ilgili değerlendirmede bulunurken; ‘Bir yerel gazetenin haberine göre, Şükran hanıma ‘aday olma’ baskısının iki nedeni varmış. Birincisi Şükran hanımın Ergin Aydın’ın bürosunu seçim karargahı olarak kullanması, ikincisi de türbanlı olması’ ifadesini kullandık.

Bu alıntıdan yola çıkarak, ‘Şükran hanımın merkez ilçe başkanının bürosunu kullanmaktan değil de türbanlı ve parti içersindeki milli görüş ekibine yakın olması nedeniyle devre dışı bırakılmış olabilir’ dedik.

Diğer ifadelerimiz, bizim değerlendirmemiz.

Şükran hanım, Ergin beyin bürosunu karargah olarak kullanmadığını orasının kendi işyeri olduğunu söylüyor.

Bizde farklı bir şey söylemedik.

Şükran Hanıma, uyarıları için ayrıca teşekkür ediyorum.

Bu arada AKP’nin üst düzey bir yöneticisi, Kadın kolları Başkanlığı için Ayşe Sula Köseoğlu’na baskı yapıldığını, Ayşe hanımın başkanlığı kabul etmemesi üzerine Bezirganoğlu’da karar kılındığını söyledi.

Üst düzey yönetici, Köseoğlu’nun da türbanlı olduğunu belirtti.

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tarihi doğru okumak ve Trabzon’un Hatunları!03 Eylül 2015 Perşembe 09:00
  • YERİN KULAĞI
    • Evetçi 100 MHP’li bulamazlar!
    • Birinci yalnız kaldı!
    • İnternet sitesinin anketi!!
    • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
    • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
    • Evde yatıp para kazanacaklar!
    • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
    • MHP’de iki çift bir tek!
    • TFF Trabzonspor’u haraca bağladı!
    • Fevzi Hoca’nın misafirleri!
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.