• BIST 109.050
  • Altın 153,876
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051
  • Trabzon 9 °C

Yumurta cezası mı gözdağı mı?

Hasan Kurt

Yıllar önce de olsa iki yıla yakın bir süre öğretmenlik yaptım. Hem de Türkiye’nin dört bir yanında çatışmaların, kavgaların yaşandığı bir dönemde… Ki, o yıllarda bile böyle bir infazı duymadım.

MEB Yüksek Disiplin Kurulu, 17 yıllık bir kadın öğretmeni Başbakan’a yumurta attığı ve hakaret ettiği gerekçesiyle meslekten ihraç etti. Hem de tek görgü şahidi ile. Üstelik şahitlik yapan da dönemin Başbakanının koruma müdürü ve yakını.

Eski bir eğitimci olarak, Türk Milli Eğitiminde AKP iktidarı ile birlikte büyük dönüşüm yaşandığını, din eksenli bir eğitimin öne çıkarılmaya çalışıldığını ve belli bir ideolojinin savunucusu, destekçisi nesil yetiştirilmek istendiğini yazılarımda öne çıkartım. Milli Eğitim Teşkilatının kadrolarının belirli bir görüşteki eğitimcilere ve eğitimci olarak nitelendirilen bir kesime tahsis edildiği vurguladım. 4+4+4 sisteminin de bu projenin önemli bir parçası olduğunu belirttim.

17 yıllık kadın öğretmenin infazı, aslında Milli Eğitim’de gelinen noktanın da bir göstergesidir. Bu infaz siyasetin ötesinde, Milli Eğitim teşkilatının her kademesindeki AKP karşıtlarına da bir mesajdır.

Türkiye’deki bazı uygulamaları genelde dünyanın hiçbir ülkesinde yaşanmayan uygulamalar olarak değerlendiririz ki, doğrudur. Otoriter yönetimler dışında demokrasi ile yönetilen hangi ülkede, devlet büyüğüne gösterildiği iddia edilen bir tepki, meslekten men ile cezalandırılır? Mesela Alman Başbakanına, bir toplantıda tepki gösteren bir öğretmene meslekten men cezası veriliyor mu? Medyaya yansıyan böyle bir habere şahit olmadık. Türkiye’de verilebiliyor!

Gerçi, MEB Yüksek Disiplin Kurulu’nun bu kararına itiraz edilecek muhtemelen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gidilecek.

MEB, YDK’nun bu kararını duyunca önce inanmamıştım. Böyle bir şey olamaz, en fazla kınama, terfi durdurma, tayin cezası verilir, demiştim. Sonra kararın doğru olduğu haberi geldi.

Akçaabat’ta, İmam Hatip Lisesinde bir öğretmenin kız öğrencisi ile olan ilişkisi, Türkiye’de yankı bulmuştu. Milli Eğitim Bakanlığından bu öğretmene bir ceza geldi mi?.. Ki, eylem, tiksindirici, lanetlenecek, yüz kızartıcı bir eylemdi. Ne oldu? Olay kapatıldı gitti.

Neden kapatıldı? Çünkü o öğretmen iktidarın ve iktidar destekli öğretmen sendikasının bir neferi idi.

En basitinden bu iki olay, Milli Eğitim Teşkilatının ne duruma getirildiğinin bir göstergesidir!

***

Seçil Esmanur Erdem öğretmene; amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde ve memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunma nedeniyle ihraç cezası verilmiş.

Semanur öğretmen ne yapmış? İddiaya göre Başbakan’a yumurta atmış ve bir işyerinin penceresinden hakaret edici söz söylemiş. Erdem, atmadım ve söylemedim diyor. Şahit, attı ve söyledi, diyor. Şahit kim? Başbakanın koruma müdürü ve yakını. Diğer yandan öğrencisini alıkoyana ceza yok öbür yandan yumurta attığı iddia edilen bir kadın öğretmene meslekten men cezası.
Bu uygulama yeni Türkiye’nin bir ürünü.

Türkiye değişmesine değişiyor ama bu değişim ve dönüşüm yarın ters dönebilir. Keser döner sap döner misali! O nedenle bugün yapılanların yarın birileri hesabını sorar ve soracaktır da.  Ülkeyi yönetenler toplumda kamplaşma, ‘bizden ve onlardan’ ayırımı yaratmamalı ve uygulamaları adaletli olmalı. Adaletin olmadığı yerde istikrar, huzur olmaz, kargaşa, kavga, bölünme olur… Ki, bir ülke için en tehlikeli olan da budur. Güneydoğu’daki olaylara bir de bu olaylar eklenirse ülkeyi yönetenlerin değil ülkemizin geleceği iyice flulaşır!

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.