• BIST 94.082
  • Altın 189,916
  • Dolar 4,7932
  • Euro 5,6125
  • Trabzon 24 °C

YÜZBAŞI ŞERAFETTİN

Gürsel ÖZGÜR

Derken İzmir kapıları…

Sabuncubeli’nden kollar halinde şehre yürüyerek Alsancak’a girerken kurulan kanlı tuzaklar, patlayan silahlar ve İzmir topraklarına düşen kana bulanmış vücutlar…

Kordon’daki nal sesleri, Hükümet Konağında Zaferi müjdeler gibidir. Saat: 10.32’de Yüzbaşı Şerafettin (Annesi; geçenlerde adı terörle yan yana anılmaya hiç yakışmayan, Cennet köşesi olan, turizm, tarih ve yetiştirdiği önemli değerler ile ön plana çıkmayı hak eden ve EREN’imizin şehit edildiği yer olan MAÇKA’lı, babası Kırım’lı) ve arkadaşları Yunan Bayrağını indirirken, Yüzbaşı Şerafettin’in göğsünden çıkardığı ve üzerine tertemiz kanının bulaştığı Al Bayrağımızı sevinç gözyaşları içerisinde göndere çekerken şunları söyler:

‘’ Artık ölsem ne gam! İzmir’e ilk giren biz olmuştuk ya!’’

Selam durmak lazım senin gibi yiğit ve asil yürekli insanlara. Şehitlik ve Gazilik unvanı alanlara yakışmalı, sıradanlaştırılmamalıdır. 

Yıllar sonra Hastanede kalp rahatsızlığından dolayı yatarken ziyarete gelen gazetecinin övgü dolu sözleri karşısında yüzü kızaran asil insan mütevazı bir cevap verir;

 “Benim yaptığım nedir ki! Bir vatan ve askerlik vazifesinden ibaret değil mi?”

‘’Yurtta Sulh Cihanda Sulh’’ sözünü dünyaya tanıtarak savaşın utanç verici olduğunu, ancak emperyalist güçlerin buna mecbur bıraktıklarını haykıran Mustafa Kemal emsali görülmemiş bir zaferi kazanırken 9 Eylül’de düşmanın denize dökülmesiyle haksız işgale de son veriyordu.

15 Mayıs 1919 utanç ve ızdırabını, 9 Eylül 1922 coşkusu ve gururuyla yaşayan kent olan İzmir’de kendisine yapılmak istenen suikast sonrasında şöyle diyecekti:

‘’Benim naçiz vücudum, bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktır’’. O’nu haklı çıkarmak boynumuzun borcu, varlığımızın sebebidir.

‘’İzmir’in dağlarında çiçekler açar. Altın güneş orda sırmalar saçar. Bozulmuş düşmanlar hep yel gibi kaçar. Yaşa Mustafa Kemal Paşa, yaşa. Adın yazılacak mücevher taşa.’’ Yüzbaşı Şerafettin İzmirli’yi de tekrar saygıyla analım bu dizelerle…

 

CHP FETÖ MASALI

Hani derler ya ‘’kargalar bile güler’’ ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’te ‘’cemaat devlete sızmış, buna kargalar bile güler’’ demişti.

Ne yazık ki kandırıldığını kargaların gülmemesinden anlamıştır. Çünkü kargalar bile farkındaydı gerçeklerin.

Biraz oranlar vererek anlatalım.

1990 sonrası KHO Mezunu Jandarma Subaylarının yüzde doksanına yakını, Terörden sorumlu olan İstihbarat Şube Müdürlerinin yarıdan çoğu, sözleşmeli subay/astsubayların çoğu, generallerin yarısı FETÖ’den ihraç edilerek tutuklandı. 2013-2014’de kurulan sınav mülakat komisyonunun(sekizer kişi) tamamı veya tamamına yakını yine aynı sebepten ihraç edildi. Soruları bunlara vererek kazanmalarını CHP’li heyet mi sağladı?

‘’Paşakeyfi, Gatakulli, Terör ihaneti’’ gibi uydurma internet sitelerde Yurtsever, Atatürkçü Subaylar yalan haberlerle yıpratılarak, zaten ellerindeki Personel Başkanlıkları vasıtasıyla küçük bir soruşturma bile yapmadan uydurma habere dayanarak tasfiye edilirken iktidarda kim vardı? 

Kısaca; Personel, İstihbarat, Muhabere Başkanlıkları ele geçirilmiş ve akla hayale gelmeyecek sahtekârlıklar (soru çalma, verme, kayırma, tasfiye, iftira…) son 15 yılda hızla artarak yapılmış, TSK’nın kendini koruma güdüsü de ortadan kaldırılarak adeta örgüte çanak tutulmuş ve desteklenmiştir.

O zaman şu soru sorulmaz mı? CHP, FETÖ’mü; AKP, FETÖ’mü iç içe? Hani Rusların Matruşkası vardır ya, iç içe geçmiş bebekler… En üsttekini çıkarınca daha küçük aynısı çıkar. Çıkardıkça daha küçük aynısı çıkar. Veya tersi, birleştirdikçe daha büyük aynısı olur. Yani büyüdükçe büyür, aynı ama daha büyük.

Bütün bunlar olurken iktidarda CHP yoktur. Yetki sahibi değillerdir, o zaman yetkili olup ta sorumluluklarını yerine getirmeyen veya iş tutan veya göz yumanlar suç veya ihmalinin gereği hesap vermelidir. Bu da CHP değildir.

BEYAZ ZAMBAKLAR ÜLKESİNDE

Eski Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın sağlık personeline hediye ettiği ‘’Beyaz Zambaklar Ülkesinde’’ kitabının yazarı şöyle yazmış. ‘’ Kim olursanız olun, bir tek şeyi unutmayın; ülkenize ve halkınıza, bedeninizin, aklınızın ve ruhunuzun bütün gücünü verin’’. Çok güzel ama eksik, tamamlayayım. 

Bunları yaparken, kimseyi kayırmadan, herkesi kucaklayarak, kandırmadan, kandırılmadan, kul hakkı yemeden, tüyü bitmemiş yetimin hakkını gasp etmeden, hak, hukuk ve adalet içerisinde kalarak, adil, ahlaklı olarak, hırsızlık yapmadan… 

Sağlıcakla kalın…

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.