• BIST 107.131
  • Altın 143,512
  • Dolar 3,5519
  • Euro 4,1365
  • Trabzon 26 °C

Yüzde 47 Yüzde 92!

Yüzde 47 Yüzde 92!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hemen konuşmasında arkalarında yüzde 47’lik bir halk desteği olduğunu söylüyor.

Başbakan, yüzde 47’lik destek ve meclisteki çoğunluğu ile anayasayı değiştirme hakkı olduğunu vurgulamaya çalışıyor.

Başbakan, kendi açısından haklı!

Ancak, değiştirilmesi istenen Anayasa, askerler tarafından sivillere hazırlattırıldı ve halkın oyuna sunuldu.

Bu necip Türk halkının yüzde 92’si Anayasaya ‘evet’ oyu verdi.

AKP’ye oy verenler, AKP’nin anayasayı değiştirmesi için mi oy verdi, yoksa mevcut anayasa ile ülkeyi yönetmesi için mi?

Anayasanın, siyasi partilerin aldıkları oya veya meclisteki çoğunluklarına göre değiştirilmesi doğru mu?

Anayasa’nın bazı maddeleri elbette değişebilir.

Anayasanın yüzde 92 oyla kabulünden sonra bir kısım maddeleri değiştirildi.

AB uyum yasaları çerçevesinde yeni düzenlemeler yapıldı.

Bu tür değişiklikler genelde mutabakat sonucu gerçekleşti.

TBMM’de partiler arası mutabakat olmadan, çoğunluğu elinde bulunduran parti ve partilerin anayasayı değiştirme gayretlerinin ülkeye bir yarar getirmeyeceği ortada.

Halkın yüzde 92’sinin oyuyla kabul edilen bir anayasa, değişik nedenlerle halkın yüzde 47’sinin oyunu alan ve mecliste çoğunluğu sağlayan bir partinin ısrar ve talepleri doğrultusunda değiştirilmek istenmesi, bize göre; Cumhuriyet ve kazanımlarını ortadan kaldırma sürecinin başlangıcıdır.

O nedenle, AKP’nin gündeme getirdiği anayasa değişikliği siyasi partilerin ve toplumun mutabakatı sonucu gerçekleşmelidir.

 

Türban serbest bırakılmalı ama iki şartla!

 

Anayasa Mahkemesinin, AKP’nin kapatılma davasını oy birliği ile kabul etmesinin ardından eski Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk’ü aradım.

-‘Hasancığım, TV’lerin gazetelerin biri gidiyor, biri geliyor. Hepsi görüş istiyor. Akşama doğru ben seni ararım’

Hikmet Sami Hoca, son dönemlerde gerçekten aranan bir isim oldu.

TBMM’de grubu bulunan siyasi partilerin temsilcileri, milletvekilleri, yorum yapmaktan, görüş bildirmekten kaçınıyorlar. Meydan, üniversite öğretim üyelerine, eski bakan ve milletvekillerine kalıyor.

AKP kapatılmalı mı? Kapatılmamalı mı?

Bu sorunun cevabını Anayasa Mahkemesi verecek.

Türkiye’de partiler neden kapatılıyor.

Anayasal çerçevede faaliyet gösteren partiler kapatılıyor mu?

12 Eylül darbesi hariç normal süreçte Anayasanın belirlediği çerçeve içersinde faaliyet gösteren partiler kapatılmıyor.

Anayasanın ilgili maddelerini ihlal eden partiler kapatılıyor.

Türkiye’de 1950’lerden Demokrat Parti ile birlikte ‘din’ siyasetin bir aracı oldu.

1960’lı yılların sonunda bu olgu daha büyük bir ivme kazandı.

Türk siyasetinde dinin öne çıkmasının iki ana nedeni var.

Birincisi; Diyanet İşlerinin devlet kurumu olması, ikincisi de İmam- Hatip liseleridir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Diyanet İşleri Başkanlığını mutlaka özerk bir yapıya kavuşturmak zorundadır.

Üniversite Hocası ile Cami hocası ve diğer devlet memurları aynı statüde.

Türkiye öncelikli olarak bu olayı çözmek zorundadır.

Diyanet kesinlikle özerk olmalı!

İkincisi; İmam Hatiplerin durumudur.

İmam Hatipler; imam ve hatip yetiştirmek amacıyla kurulmuş.Ancak, son yarım yüzyılda bu amaç rafa kaldırılmış, İmam hatipler diğer düz liselerle eşdeğer hale getirilmiştir. İmam Hatip mezunları ayrıca dışardan lise diploması almışlar.

İmam Hatiplerden yetişen gençler, din eksenli ideolojik bir eğitim almaktadırlar.

Asıl sıkıntı da buradan kaynaklanmaktadır.

İmam Hatip Lisesinden özellikle 1975 ve sonrası mezunlarının, sosyal demokrat, liberal veya orta sağda bir partide siyaset yapma veya bu partilerden birini destekleme ihtimali yok denecek kadar azdır.

İmam Hatip Liseliler ağırlıklı olarak tek veya iki partide kümelenmişlerdir.

Kapatılan veya kapatılması istenen partiler de bunlardır.

Laik ülke okullarında din ve ahlak kültürü dersleri verilmelidir.

Buna, bu ülkede yaşayan ve laik olduğunu söyleyenlerin karşı çıkacağını sanmıyoruz.

Türkiye’nin sıkıntısı bana göre, İmam Hatiplerdeki tek yanlı eğitimdir.

Bunu ortadan kaldırmak için yapılacak iş; İmam Hatip Liselerinin sayısını din adamı yetiştirme ile orantılı bir hale getirmektir.

Kız öğrencilere İmam Hatiplerde okuma imkanı verdikten sonra, bu çocukları yüksek öğretimden mahrum bırakamazsın, bırakmamalısın.

Ya kız öğrencileri İmam Hatip’e almayacaksın ya da aldıktan sonra yüksek öğrenimde önlerine kesmeyeceksin.

Burada da yapılması gereken iş, bu okullardan bazılarını yatılı yapacaksın ve din kadını ihtiyacı kadar kız öğrenci alacaksın.

Burada yapılacak bir iş daha vardır. O da; Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim ve liselerde eğitim dilinin Türkçe olmasıdır.

Türkiye’yi yönetenler; Cumhuriyetin ilelebet yaşaması için bu iki buçuk sorunu mutlaka çözmek zorundadırlar.

Diyanet İşleri özerkleştikten, İmam Hatiplerin sayısı din adamı yetiştirme ihtiyacına göre düzenlendikten ve eğitim dilinin Türkçe olmasından sonra ülkede ne türban, ne başörtüsü ne de Kuran Kursu sorunu kalır.

 

Otopark’a karşı olmak ve Belediye!

 

Trabzon kent merkezinin en önemli sorunlarından biri trafik ve otopark!

Türkiye’de trafik, otopark sorunu yalnız Trabzon’da yok. Ülkenin hemen hemen tüm kentlerinde aynı sorun var. Hatta ilçelerde.

Trafik sorunun temelinde, imar ve yapılaşma yatıyor.

Kentin geleceğini planlayanlar, trafik ve otopark sorununu görmezden gelmişler.

Belediyelerden, inşaat ruhsatı alırken yapacağın inşaatın bodrumunda, sağında solunda vs. ya otopark yeri göstereceksin, yada belediyeye otopark ücreti ödeyeceksin.

Trabzon kent merkezinde, meydan parkı karşısında bir büyük inşaat yapılıyor.

İnşaatı yapan firma yetkilisi, binanın altında otopark yapmadı buna karşılık belediye ye milyarlarca lira otopark bedeli ödedi.

Belediye yetkili ve etkili biri olsaydım, o binanın bodrum katlarında otopark mecburiyeti getirirdim. Binayı yapan firma da yanlış iş yaptı. Binanın alt katına köprü altından girişli bir otopark yaptırmalıydı.

Belediyeler, vatandaştan aldığı otopark ücreti karşılığı otopark yapma veya otopark yeri gösterme zorunluluğu var.

Belediye, Hamamizade İhsan bey Kültür Merkezi’nin altında üç kat otopark yaptırıyor.

Suluhan’ın bodrumu otopark. Karşı tarafındaki Bordo İşhanı’nın ile Maraş caddesinin altında da otopark var.

Maraş caddesi’ndeki otoparkın üstü Zorlu Grand Otele tahsis edilmiş.

Tanjant’ta, Kiler Marketin arkasındaki binanın ve yolun altında iki katlı otopark yapılmış.

Dün, yerel bir gazete Kiler marketin arkasındaki otopark’ın mahkeme de olduğunu yazdı.

Avrupa’nın önde gelen kentlerinin hemen hepsinde binaların, yolların alt katlarında otoparklar yapılmış. Son dönemlerde çatılarda bile otoparklar yapılmaya başlanmış.

Belediye İmar Müdürlüğü yetkilileri, Kiler marketin arkasında yol ve binanın alt katlarına yapılan otoparkın imarlı olduğunu söylediler.

İmar müdürlüğü, Belediye imar komisyonu ve meclisin bölgedeki imar durumunu mahkemenin istediği şekilde Ocak ayında değiştirildiğini belirttiler.

Belediye’ye ye muhalefet etme adına bu tür güzel işleri, gayri resmi gösterme hiç kimseye yarar getirmez.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.