• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Trabzon 5 °C

Yüzme mecburi ders olmalı!

Yüzme mecburi ders olmalı!
Hasan Kurt yazdı...

Bugün hafta sonu, biraz nostalji yapalım. Her ne kadar köyümüz olsa kentte doğduk, büyüdük. Çocukluk yıllarımızda, analarımızın büyük çoğunluğu bizi ne denize gönderdi, ne de horon oynamaya!

Bu iki yasaktan birini deler, birine uyardık. Uyduğumuz yasakta horon oynamamaktı! Horon, kentlilerin değil kırsalın oyunu iyi idi. Seçim akşamları köylerden gelen horon ekipleri partilerin önünü şenlendirir, fistanlılar, davul, zurna, kemence eşliğinde kent meydanını karnaval alanına çevirirlerdi. Yazları köye çıktığımızda, düğünlere giderdik. Düğünlerin hepsinde istisnasız hepsinde davul zurna ve kemence vardı. Erkekler oynardı, kadınlar kıyıdan, kenardan seyrederdi.. Kadınlar ise akşamları güğümle, kaşıkla kurtlarını dökerdi! O zamanlar davul, zurna, kemence köyde var, kentte yok!

Kentte davul, zurna, kemence, tulum yok ama, def var, bağlama var, keman var, darbuka var, piyano var!

İlkokul birinci sınıfı Sotka ile Faroz arasında kalan Cumhuriyet ilkokulunda okumuştum. Okul, sahilden epey yüksekti. Merdivenlerden sahile inerdik. Kayalık olarak adlandırılan o bölgenin sahilinde rahmetli eniştem Foto Salih’in evi vardı. Foto Salih’in, Ortahisar’daki valiliğin karşısında şipşakçı bir foto dükkanı vardı. Rahmetli eniştem ve oğlu rahmetli Mustafa Akyazı abimiz iyi bağlama çalardı. Mustafa abim, o yıllarda bana bağlama dersi vermeye başlamıştı. Bir iki ders gördüm, sonra gitmedim. Keşke gitseydim!  O yıllarda kent merkezindeki birçok evde keman, piyanoda çalan da hafızda hoca da vardı.  Evlerde kuran da ilahi de okunurdu. Diğer taraftan su bardağı ile demlenenler de vardı!

Davul, zurna, kemençenin kentte çalınmaması, horon oynanmaması aslında temelden incelenmesi gereken bir konu!  Gerçi bu konu hakkında yazanlar oldu. Olayın, Cumhuriyet ile çok da ilgisi olduğunu sanmıyorum.

O yıllarda bir diğer yasakta, denize gitmekti! Özellikle de denizden biraz uzakta oturanlara bu yasak getirilirdi!

Denize gidiyoruz, dediğimizde analarımızın gözleri yollarda kalırdı.

Falancı ile gidiyoruz, filancı ile gidiyoruz, yüzme biliyorlar, der Faroz’a, Yenimahalle ve Beşirli sahiline giderdik.

O yıllarda, Yenimahalle ile Faroz arasında kalan İncirlik mahallesinin sahilinde, bugünkü sahil yolunun geçtiği yerde, üç beş büyük kaya vardı. Yalnız orada değil sahilin belirli bölgelerinde irili ufaklı kayalıklar bulunurdu. Kayalar arasında kulaç atardık.  Bir de midye çıkarırdık. Teneke üzerinde hesapta pişirirdik ama çoğu çiğ kalırdı, ekmek, domates ile yerdik.

O yıllarda birkaç kez neredeyse boğulacaktım. Bir keresinde bir abim beni kurtardı, diğerinde zemindeki kayalara bastım ve kendimi sahile attım.

Bir ara yazmıştım. Bölge trafiğin oradan sahile kayıkla gelirken, dalga çıktı. Tekne bir sağa bir sola yattı. Bildiğimiz duaları okuyarak Faroz barınağına girdiğimizi hatırlıyorum. O yıllarda barınak küçüktü. Sahil yolu yeni yapılmıştı!

Neyse, bu yüzme bilme işi gerçekte çok önemli.  Yürümek kadar önemli olduğunu düşünüyorum!

İlkokullarda bir süre fuzuli ders var! Şu dersin yerine yüzme dersi konsun falan demiyorum ama mesela beden eğitimi dersleri haftada mutlaka iki, hatta üç saate çıkarılmalı. İki- üç saat din ahlak, iş vs. dersi okutulana kadar bu derslerin sayısı eksiltilip yerine yüzme dersi konulmalı. Çocuklar ilkokula başlar başlamaz yüzme öğrenmeli.

Nedenini niçinini yazmıyorum!
Son yıllarda yaz aylarında meydana gelen boğulma olayları, neden ve niçini açık ve net olarak ortaya koyuyor.

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tarihi doğru okumak ve Trabzon’un Hatunları!03 Eylül 2015 Perşembe 09:00
  • YERİN KULAĞI
    • Meral Akşener’in 17 Nisan iddiası!
    • Trabzon futbolu bitmiş!
    • Koray Aydın’ın ekibi!
    • Evetçi 100 MHP’li bulamazlar!
    • Birinci yalnız kaldı!
    • İnternet sitesinin anketi!!
    • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
    • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
    • Evde yatıp para kazanacaklar!
    • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.