• BIST 92.322
  • Altın 189,354
  • Dolar 4,7936
  • Euro 5,5865
  • Trabzon 26 °C

Yüzün Yüzünden Yüzde Yüz Yüzde Yüzeceksin!

Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu

Dil ve zihin arasındaki ilişkinin bilimsel detayları üzerine fikir belirtecek yetkinlikte değiliz elbette. Ancak çok basitçe bilmekteyiz ki; bir kavramın uygun bir sözcük ile ifade edilerek karşı taraf ile iletişim kurulması küçük yaşlardan itibaren kazanmaya başladığımız insansı bir özelliktir. Zaman içerisinde gelişen zihinsel faaliyet kapasitesi ile farklı anlamlar taşıyan aynı sözcükleri de (eş sesli sözcükler) rutin bir şekilde hiçbir zorluk çekmeden kullanmaya başlarız.

Ana dilimizin gramer yapısı, düşünme kapasitemizin gelişmesi üzerinde de kuşkusuz etkindir. Diğer diller ile kıyaslandığında bildiğimiz kadarıyla çok daha kurallı ve sistematik olan bir dile sahibiz. Özne, nesne, fiil, sıfat; hepsinin Türkçe’ de kullanılacağı yerler tamamen bir kurala bağlıdır. Dilimizi öğrenmekte olan bir yabancı için bu kurallı yapı elbette önemli bir kolaylık sağlar, ancak dilimizin öğrenilmesini zorlaştıran bazı unsurlar da vardır. Bu yazıya başlık olan tekerlemeyi buna verilebilecek bir örnek olarak alabilirsiniz. Bu yazının başlığını karşısındaki bir kişiden duyan bir vatandaşımızın zihninde bir anlam belirir ve buna karşılık verebilecek söz dizisini zihninde çabucak kurar ve konuşur. Örneğin; “niye?” der; ya da “emin misiniz?” diye sorar. Eğer bu konu üzerinde daha önceden bir sorgulama geçirmiş ise ve bu konu ile ilgili birisi ise; “boş ver” veya “daha iyi ya” yanıtlarını verebilir.

Bu basit örnek üzerinden vurgulamak istediğim şey, dilimizi iyi düzeyde öğrenmiş bir yabancıya “yüzün yüzünden yüzde yüz yüzde yüzeceksin!” dediğinizde o yabancının çekeceği eziyeti anlatmaktır. Sadece bir “yüz” eş seslisinin dilimizi tam olarak bilmeyen bir yabancı için ne kadar zorluk yaratabileceğini tahmin edemezsiniz. Dikkat edilirse bu cümlede “yüz” sözcüğü en az 4 farklı anlamı ile bir arada kullanılmıştır. Başımızın ön bölgesi olan “yüz”, “ondan dolayı” anlamı taşıyan “yüzünden”, %100, “suyun yüzünde” yerine kullanılmış olan “yüzde” ve “yüzmek” fiilinin bir araya getirilmiş halinden oluşan bu ifadeyi kavramak ve anlam verebilmek için bütün bu eş seslilerden haberinizin olması gerekmektedir. Bir tek eş sesliyi dahi bilmiyorsanız eğer, diğerlerini bilseniz de hiçbir işe yaramayacaktır. Bunu basitçe bu başlık üzerinde test edebilirisiniz. İlk sözcük olan “Yüzün” anlaşıldığını ve diğerlerinden herhangi bir tanesinin anlaşılmadığını göz önüne alarak bu cümleyi tekrar yazmayı deneyin. Örneğin “Yüzün ... yüzde yüz yüzde yüzeceksin”, ya da “Yüzün yüzünden yüzde yüz … yüzeceksin” gibi cümleler esas anlam ile hiç alakası olmayan anlamlar taşır.

Anlamak ve bilmek kavramları pasif bir anlam taşıyorsa da esasında bütün eylemlerin babası niteliğini taşır. Anladığınız sürece harekete geçersiniz. Bildiğiniz sürece yaşam faaliyetlerinize yön verirsiniz. Eğer anlamıyorsanız ve bilmiyorsanız, eylemlerinizi sizin adınıza karar verecek olanların yönlendirmesi ile yapmaktan başka şansızın kalmaz. Süreç büyük ölçüde bu minvalde işlemektedir. Yani referandum süreci…

***

Referandum ile hepimizin geleceği şekillenecek, yaşam kalıplarımız, hukuk düzenimiz, yönetilme yapımız değişecek, ama bu kavramlar üzerinden değerlendirme yapmamıza izin veriliyor mu? HAYIR! Ortak akıl kullanma yerine, hata yapma olasılığı olan bir tek biyolojik bir akıl… Sadece çabuk karar alma gerekçesine sığınarak, istediği her şeyi doğru ya da yanlış anında yapma yetkisi… Kendilerinin bile inanmadığı halde, milli gelirin iki katına çıkacağını söylerken bunu bugüne kadar niye yapmadıklarını mantıkla açıklayabiliyorlar mı? HAYIR! Yeni sistemin önemli bir özelliği olan ve yabancı sermayenin hiç sevmediği kısıtlı demokrasiye rağmen, yabancı sermaye girişinde patlama yaşanacağını söylerken gerekçesi belli mi? HAYIR! Varsa yoksa sadece teröristlerle aynı cephede olan Hayırcılar…

Bizi referanduma götüren ve canları pahasına bizden evet isteyenlerle aynı dili konuşuyor olmamıza rağmen niye bize işin esasını söylemiyorlar. Türkçeyi tam bilmeyen bir yabancıya başlıktaki tekerlemeyi söylemeye niye devam ediyorlar? Cevap açık: Anlaşılmaktan korkuyorlar. Anlaşılır oldukları anda işin vatan, millet, ekonomi, hak ve hukuk yanını düşünmedikleri, sadece geçmişten beri gelen günahların örtbas edilmesi çabası içerisinde MONARŞİK bir devlet sisteminin peşinde oldukları gün gibi ortaya çıkacaktır. Bu nedenle, meydanlarda arkası gelmeyen fesih, tek adam, milli gelir, koalisyon, terörist cephe gibi kavramları pazarlamaya çılgınca devam ediyorlar. Allah hepimizi karanlık bir gelecekten korusun.

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.