• BIST 100.072
  • Altın 141,018
  • Dolar 3,5075
  • Euro 3,9125
  • Trabzon 20 °C

ZEYTİN…

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

İhtiyar Ramon’un oğlu tutkuyla bağlı olduğu zeytin ağacını satıp bu parayla restoran açmıştır. Olayın üzerinden on iki yıl geçmiş olsa da Ramon hemen her gün bir zamanlar ağacın olduğu yeri ziyaret eder. Çok sevdiği torunu Alma büyükbabasının üzüntüsüne dayanamaz ve ağacı aramaya başlar. Alma ağacın bir Alman enerji şirketi tarafından alındığını keşfedince yollara düşer.

                                                                                               (Zeytin Ağacı Filmi)

 

***

 

Anlatılacak, yazılacak ne çok konu var; Ama bazıları yürek burkan cinsten.

Bugün zeytin ağaçlarına yapılan işkenceleri kendimce değerlendireceğim.

Elimizde kalan ne çok fotoğraf var. Ama çoğu geçmişten kalan fotoğraflar. Bugün o fotoğraflardaki görüntüyü görmek isteseniz yerinde yeller esiyor. Ya da üstünde kat be kat Rezidanslar yükseliyor.

Yine biz mi suçluyuz? Basın mı o ağaçları kesiyor.

Hükümet zeytinlik alanlara yatırımın önünü açan tasarı üzerinde kısmen değişiklik yaptı. Zeytinlik alanlara konut konaklama tesisi vs yapılmayacak. Ancak zeytinlik alanlara hükümetin kamu yararına gördüğü her türlü maden ve sanayi yatırımı yapılabilecek. Yani zeytinlikler yine büyük bir tehlike altında.

Şimdi soruyorum bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?

Hem ruhum, hem bedenim ağrıyor.

Yazılacak sözcükler bu kadar olumsuzlukta tükeniyor maalesef.

Başka bir zamanda ya da başka bir yaşamdayız.

Üreticinin ağaç dallarına asılmış umutları birileri tarafından çiçeklenmiyor.

İnsanların daha temiz, daha saf, çocukların sokaklarda büyüdüğü zamanlar artık sona erdi.

Zeytin üreticisi tıpkı fındık, çay üreticisi gibi zeytin zamanı işten başını kaşıyacak zaman bulamıyor. Dalından büyük bir emekle topladığı zeytinde para etmiyor ki; Gübresi, ilacı dünya para. Ya işçisi?

Birde şimdi her an ellerinden kayıp gidecek zeytin ağaçları meselesi var.

Zeytinimize yağımıza sahip çıkalım.

Zeytin sabrın ürünüdür. Emek ister. Çocuk gibi şefkat ister. Bakılmak ister. İlgi ister. Sonra büyür ve meyveleri ile o üreticisine bakar.

Yırca’daki köylülerin gözyaşları henüz kurumadı.

Onların umutları, emekleri bir gecede yok olmuştu.

Hatırladınız mı?

O katledilen zeytin ağaçlarının yeniden yeşermesini beklemek yıllar sürecek.

Elektrik üretmek için yine zeytinlikler katledilebilir. Sanki elektrik üretmenin başka temiz yolu yokmuş gibi…

Nuh tufanında ağzında zeytin dalı tutan güvercin barışın simgesi olmuştu. Bugünleri görseydi acaba zeytin dalını taşır mıydı?

Ya Tufanın yok edici gücüne karşı direnen o asil ağaç, zeytin ağacı. Ne için direndi. Ölümsüzlük için mi? Oysa bugün onun canına kastediliyor.

Bir ülkenin en büyük nimeti, değeri onun doğasıdır. Zeytin ağaçları Anadolu’nun hazinesidir belleğidir. Rant için zeytin ağaçlarına kıymayın şeklinde duyarlılık gösteren sanatçımız Tarkan’a karşı, Bakanın açıklaması çok manidardır…

“Tarkan’ın zeytinlikleri mi varmış. Ne yapacakmış zeytinlikleri? Tarkan’ın şarkılarını seviyoruz. Tarkan şarkılarını söylesin”

Bu durumda Türkiye’nin bakanına göre bir insanın bir karara tepki göstermesi için maddi kaygısının olması gerekiyor(muş).

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.