• BIST 95.852
  • Altın 189,011
  • Dolar 4,6622
  • Euro 5,4311
  • Trabzon 23 °C

ZULA

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Yazarın zulası bazen tıkanır.
Engel olur bazen bir şeyler…
Her şeyin iyi gittiğini nerden çıkarıyorsunuz? İyi gitse zula tükenir mi?
Zula, iyi şeyleri sakladığımız kaptır. Kötü şeyler ise benim için bugünlerde görmezden geldiklerimdir.
Bizler masal içinde masal ararız. Ve kendi masalımızı yaratırız.
Zulamızda taşıdıklarımız ve kelimelerin ahengidir bizi yazar yapan.
Zulamızda yumuşak kalbimiz, korkularımız, endişelerimiz, küskünlüklerimiz, cesaretsizliğimizin paylaşılacak olması, kabuklarımızın altında bizi saklamaktan başka nedir ki?
Zula gizli olan ve saklanandır.
Zula aslında bizlerin gizli defteridir.
Zula bizlerin silahıdır.
Karşılık vermek ve içimde saklamak için çekiyorum her kareyi. Atıyorum tüm o görselleri ve konuşmaları zulaya. Bir gün lazım olur diye.
Kareyi yakalayıp deklanşöre bastığın andır tüm gizlediklerinin ortaya döküldüğü an.
Kızmayın. Biz çok şey biliriz. Bazen yazar, bazen yazmayız. O bizim inisiyatifimizdedir.
Çok şey görürüz. Çok şey paylaşılanız. Ama bizler tüm olan biteni sizlere aktarmayız. Bizde kalanlar vardır. Adına belki sır dediğimiz ya da etik olmadığı için paylaşmadıklarımız.
Her insanın sakladığı en derinlerde yaralı bir çocuğu yok mudur?
Onu herkesten gizleyerek saklamak, zarar gelmeden, içinde çözümleyerek baş etmeye çalıştığı.
Bu kadar rolün üzerimize çökmesine izin verir altında eziliriz. Ama yine de o yaralı çocuğu koruruz. İncitmeden!  
Dedim ya zula tıkandı diye. Şimdi iç dünya ile yolculuk anıdır. Geçmişi karıştırıp, kurcalamak zamanıdır.
Ana karakteri arıyorum ama bulamıyorum.
Ana karakterde bu aralar sadece gün batımı var.
İlhami Algöz, “İkircikli Biricik” adlı kitabında, “Ruhun sahibi biraz derdinin karakterine biraz da kendi huyuna suyuna göre bir çare bulur. Bu çare fısıltının kaynağına inip, yakasına yapışıp, ‘Ne diyorsun hemşerim’ şeklinde doğrudan bir yöntem olabilir. Diğer yöntem ise fısıltıyı duymamaktır” diyor…
Oysa biz genelde fısıltılarla yazarız. Bazen içimizin fısıltısı bazen de etrafın fısıltısı ile.
Bizlerin hislerinin söylenme biçimidir fısıltı.
Bizlerde yedek olup ama her konuda pişirdiğimiz karakterler elbet mevcuttur ama o da bir yere kadar.
Bugünlerde onlarda saklanıyor.
İyiler hep saklanmaz mı?
Hazinelerim yüreğimde gizli olsa da, belki de incitmekten korkuyorum kim bilir!
Okunmaya değer yazılar yazmaya çalışırız. Okunmak için isminin allı-pullu olması, isminin büyük harflerle yazılan kalemşorların arasında olması lazım. Yoksa dünya klasiği yazsanız okunmazsınız maalesef. Bu da bizim camianın küreselleşmesi işte!
Bugünlerde olumlu duyguları hatırlatan kahramanlarımız maalesef yok oldu?
Zaten küresel bir köy var çoğumuz oraya doğru gidiyoruz. Adı Globalizm olan. Orada “Bak ne güzel küre var evir çevir oyalan” denen. Nerden nereye geldik adı zula olan bu yazıyla.

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.