11 YEĞEN!

İnsanlık değişti mi?

Biz hala insanız değil mi?

Kusurlu, narsist, bencil, elinden geleni ardına koymayan,bazen mutlu, belki bazen duygusal… ama kesinlikle kusursuz olmayan.

Bizler bugünlerde yokların içinde, var olmaya çalışıyoruz.

Zor günlerden geçiyoruz,  hem de çok zor günlerden. Sanki dünyanın kasveti üzerimize çökmüşçesine bitap düşmüşüz.

Geceler uykusuz, günler coşkusuz. Bizler doğuyoruz, büyüyoruz, yaşlanıyoruz. Doğduğumuzda  ise ruhumuzla doğuyoruz, ölünce de bedenimizden bizi ilk terke eden yine ruhumuz oluyor. Ruhumuz yaşadığımız sürece  değişmeden bizimle kalıyor. O bizim en yakınımızdır. Bedenimiz eskiyor, yaşlanıyor ama o ruh hep aynı kalıyor.

Hafta sonu doğumundan bugüne, sevgiyle büyüttüğümüz yeğenimin düğününe Ankara’ya gittik.  Yeğen kendi çocuğun olmasa da, kendinden bir parça gibi çok sevdiğin en özel varlıklardan bir tanesi. Yüreğimde ki yeri kocaman olan ve mutluluğu mutluluğum, hüznü hüznüm olan yeğenimin en mutlu günü düğün merasimine katıldık.

Öncesinde Corona var. Gidelim mi gitmeyelim mi? Ne giyelim, ne giymeyelim? Kimler gidecek, kimler gitmeyecek gibi bir sürü deli sorunun ardından her ne pahasına olursa olsun, sağlığım el verdikçe “yanındayım” dedim.

Ama yanında olamadım, koklayamadım, öpemedim, sarılamadım adı corona olan bu illet yüzünden.

Bizi, bir birimizden ayırdı.

Mutlu günümüzde sevgimizi anlatacak kelimeleri de aldı, hisleri de aldı.

Ona sımsıkı sarılmak istesem de yapamadım.

Korku, korkunç bir şey.

Korku teşekkürü, mutluluğu, sevinci, özrü absorbe eden acayip bir his.

Korku neşemizi alan, huzurumuzu bozan, sevgimizi içimize hapseden bir düşman.

Sağlıkta, sevgiyi yaşatmayan bir virüs.

Bugünlerde hepimizin ihtiyacı olan nedir biliyor musunuz?

Korkusuzca bir yaşam.

Evet düğüne gittik ama maskelerimiz vardı.

Ablamın bana verdiği en güzel hediye, yeğenime sadece mutluluklar dileyebildim.

Ben hem hala hem de teyzeyim. Hepsi benim için ifade edilemeyecek kadar  renkli , sımsıcak, sevilesi canlardır.

Yeğen sevgisi sanırım onlarla zamanında oyun oynayacak enerjiye sahip olduğum için, çok kıymetli.

Murat ablamın oğlu. Dört çocuğundan ikincisi. Yeğen sevgisi demişken                Murat her ne kadar tedbirli, duygusal  ama  tepkisiz hatta sessiz olsa da benim için çok özeldir. Benim canımdır.

Ablam üniversiteye giderken bazen ona bakmak zorunda kalırdım. Bende ergen genç kız modunda hem fiziksel, hem ruhsal, hem olgunlaşıp hem de gelişmeye başlarken kısaca kendimi tanımlamaya çalıştığım dönemde bazen kızarak, bazen sevinirdim ona bakarken. Ağlardı, gülerdi, ısrar ederdi, bahçeye çıkmak isterdi, yemek yemek isterdi…  En çok da beni kızdırmayı severdi.

Ben çok küçükken tanıştım bu kavramla beş altı yaşlarımda teyze oldum. İlk teyzeliğim  Arzu’yla başladı. Ama kıskançlıkla doluydu. O zamanlar sevmedim, hep kıskandım. Almanya’dan gelen ablamın bizlere getirdiği hediyeleri, dört gözle beklerken, bavuldan çıkan Arzu’nun elbiseleri bebekleri vs beni hep kızdırırdı. Tüm ilginin onun üzerinde olması, beni hep çok üzerdi. Dört katlı apartmanımızda apartmanın en küçüğü ve ilginin tek odak noktası bendim, ama sonra birden bire senede bir ortaya çıkan Arzu,  benim itibarımı çiğnerdi. Birden birinciliğim, ikinciliğe gerilerdi.  Hiç istemezdim Arzu’nun gelmesini. Ama ablamı çok özlerdim.  Arzu’yla geldiği  ilk saatten itibaren kavga ederdik. Saç başa girerdik. Annem” onlar misafir. Bak günleri sayılı iyi davran yeğenine. Birkaç gün kalıp gidecekler derdi”  Sonra o ve ben evlenince işte o zaman teyze olmanın güzelliğini yaşadım. Şimdi benim koşulsuzlarımdan biridir. Sevgisi tarif edilemez.

Daha sonra hala oldum ve tekrar teyze, tekrar hala derken toplamda 11 yeğen sahibi oldum.

Kendi çocuğumu dünyaya getirdiğimde ise, onların sevgisi katlanarak büyüdü. Çünkü bende büyüdüm. Sevgim ise daha da çok büyüdü.

Şimdi Murat evlendi.  Yeni bir hikayesi var. Sanki yeniden doğmak gibi. Yeni bir sayfa açtı.

O sayfalara yazacakları her şey, onların kelimeleri.

Artık “ben” duygusunu törpüleyip,  biz olmaya karar verdiniz. Gül olmak da diken olmak da sizin elinizde.  Artık tamamen büyüdünüz ve olgunlaştınız. Birbirinizin rehberi  olun. Seven ve sevilen olmak tadında hep sevgide kalın.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.