17+1 veya 12+1 ne fark eder?

  Trabzon Ortahisar ilçesinde, minibüs sayısını 700’den 500’e veya 400’e indirmekle ve araçların koltuk sayısını 10’dan 17’ye çıkarmakla veya sahilde Akçaabat’tan Arsin’e mevcut sahil yolunun yanına raylı sistem yapmakla ulaşım sorunu çözülür mü?
  Mümkün değil çözülmez… Çünkü sorunun ana kaynağı kentin fiziki yapısı ve sahil yolunun aynı zamanda şehir içi yolu olarak kullanılması, mevcut yolların darlığı, yeterli otoparkların olmayışı ve kentin tek merkezli oluşudur. Raylı sistem ütopyadır. Paranın heba edilmesidir.
 17-+-veya.jpg Trabzon Ortahisar ilçesindeki trafik sorununun çözümüne yönelik görüşlerimizi deneyimlerimiz doğrultusunda defalarca yazdık. Başkan Zorluoğlu, dün dolmuş minibüslerinin kapasitesinin 12 olduğunu açıkladı. Biz de dahil çokları minibüs sayısının üçte bir azaltılmasını ve kapasitelerinin de 17-18 olması yönünde görüş belirtmiştik. Belediye ve Şoförler odası ve diğer dış etkenler sayının azaltılmaması görüşünde birleşmiş olacaklar ki, dolmuş minibüs sayısı azaltılmadı. Bizim ısrarla üzerinde durduğumuz olay, Maraş caddesinin tek şeride indirilmesi ve köprü altındaki depolama alanın kaldırılması ve postane önünde araçların bekleme yapmaması idi. Başkan Zorluoğlu, bu görüşlerimize paralel bir düzenlemeden bahsetti. Biri iki yıl içerisinde düzenlemenin yapılacağını söyledi. 
   Dolmuş minibüslerinin depolama alanının yeri (Moloz) doğrudur. Moloz’da, dolmuş minibüslerinin yanı sıra ilçelere ve köylere(mahallelere) yolcu taşıyan araçlar için de bir depolama alanı yapılmalıdır. 
  Başkan Zorluoğlu, kent merkezindeki depolama alanlarının (Tanjant Köprüaltı ve Postane önü) kaldırılacağını Maraş caddesinin yayaların kullanımına açılacağını belirtti. Boztepe, Çukurçayır istikametine giden araçların Moloz’daki depolama alanından kalkacağını ifade etti ancak güzergahı söylemedi. Cumhuriyet caddesi yoğunluğu kaldırmaz. Dolayısıyla, bu güzergahta (sahilden Boztepe’ye veya tersi) seyredecek araçlar Gazipaşa caddesini kullanmalıdır. Ortahisar’a bağlı 38 mahalleye (köy) yolcu taşıyan araçların depolama alanı Atapark’ta tiyatro binasının kuzeyi olabilir. Bir de duraklarda minibüsler değil yolcu beklemeli. 
  Yeni düzenleme uygulanırsa şehir içi trafiğinde az da olsa bir rahatlama olur. Bu düzenlemenin yanı sıra, merkez bölgede yol kenarlarındaki otopark ücretleri mutlaka arttırılmalıdır. Ayrıca, Valilik çevresi ve Atapark bölgesinde yol kenarları otopark oldu. Millet bahçesinin altında yapılacak otoparkla birlikte bu sorunda da azda olsa giderilir diye tahmin ediyoruz. Bir de Valilik, Sağlık müdürlüğü vs. personelinin kullandığı otoparklar da kesinlikle ücretli olmalıdır. Sahil güzergahında ücretsiz otoparklar yapılmalıdır. 

Doktorunuz diyor ki!

  Ülser, sindirim sisteminin herhangi bir yerinin iç yüzünde oluşan yaradır. En çok onikiparmak bağırsağında(midenin çıkışı) ve daha az sıklıkla midede olur. Neredeyse tüm ülserlere "Helicobacter pylori" denilen bir mikrop veya bazı ağrı kesici ve romatizma ilaçları sebep olur. Ailesinde ülser olanlarda ve sigara kullananlarda ülser olma olasılığı daha fazladır. Ülser karnın üst kısmında yanıcı, kemirici ağrılar yapar bazen de açlık hissine sebep olur. Onikiparmak bağırsağından gelen ülser ağrıları genellikle gece uykudan uyandırır veya yemeklerden 2-3 saat sonra, yani mide boşken olur. Halbuki mide ülserinin ağrısı yemekten sonra yani mide doluyken olur. Ülser tedavisi asit baskılayıcı ilaçlarla ve antibiyotiklerle yapılır. Sigara ve alkol bırakılmalı. Sıkı bir perhize gerek yoktur, yenilince dokunduğu anlaşılan yemekler alınmamalı. Ameliyat tedaviye dirençli veya kanamalı ülserlerde ya da midenin tıkanması, delinmesi durumunda yapılır. 
(Dr. Kemal Küçükali)

                                            *****************

Tokalaşma;
Öncelikle şunu söyleyeyim cenaze evinde küslük olmaz...
Ben; Bu güne kadar 40 yıla yakın siyaset yaptığım ve yapmaktanda her zaman şeref duyduğum Mhp ve onun genel başkanı hakkında hiç konuşmadım yorumda yapmak istemedim..
Her türlü hakarete maruz kalmamıza rağmen hep sustuk..
Çünkü orası bizim baba ocağımızdı..
Bizim ayrılık sürecimizi hemen hemen herkes biliyor..
Çünkü bizler baba ocağından kopan değil,koparılan yapraklar olmamıza rağmen sükunetimizi koruduk..!
Ben geçmişimize saygıdan hiç bir suçlama yapmadan sadece hem Akp hemde Mhp‘li kardeşlerimize bir kaç soru sormak istiyorum.
Soru -1; Miting meydanlarında idam idam diye her tarafı inlettiniz peki Meclis’e neden getirmediniz? Elinizden tutan mı oldu?
Soru-2; Sizden olmayan herkesi fetocu ilan ettiniz...
Peki Meclis’te neden siyasi ayağını araştıralım önergelerine red verdiniz..Yada sizler neden Meclis’e getirmediniz?
Soru-3; Ahmet Türk’ü neden affettiniz?
Soru-4; Hdp için neden bu güne kadar Anayasa mahkemesine kapanması için dava açmadınız?
Soru-5; Terörle ilişkisi olan bu partinin Hazineden yardım almasına neden müsade ediyorsunuz?
Soru-6; Yine bu partinin Meclis Başkan Vekilliği,Gurup Başkan Vekilliği ve Meclis Katip Üyeliklerin‘den dolayı bindikleri kırmızı plakalı arabaları neden geri almıyorsunuz?
Soru-7; Fotoğraflarını yayınlamak istemediğim hdp yetkilileri ile olan o tokalaşmaları sizler neden yaptınız?
Soru-8; Yaşanan bu olayların,hataların,gafletlerin,yanlışların sorumlusu elinde yetkisi olmayan,icraatın hiç bir noktasında bulunmayan İyi parti ve Chp’midir?
Soru-9; Yani arkadaş her şeyi yapan iktidar masum, sadece konuşan,eleştiren yada fikir beyan eden muhalefet mi suçlu?
Bu sorular uzar gider.
Geliniz; Artık şu ötekileştirme siyaseti yerine barış ve kardeşlik dilini hep beraber kullanalım. Hamaset yerine “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” düsturunu koruyalım.
Geliniz; Güçlendirilmiş parlementer sisteme geri dönelim. Ortak akılla Ülkemizi yönetelim...
Geliniz; Muhalefete az tahammül edin ve sizden olmayanlara hemen bir yafta yapıştırmaktan vazgeçin.
Geliniz; Kuva-i Milliye ruhuna ve kurucu iradeye sarılalım.
Bu vatan hepimizin... Başka Türkiye yok. 
(Şükrü Kuleyin)

 

Önceki ve Sonraki Yazılar