2 milyonluk vurgunda işbirlikçi var mı?

Trabzon Büyükşehir Belediyesi’ni mercek altına alan Sayıştay müfettişleri, kart ve bilet uygulamasında yaklaşık 2 milyon liralık kaçak olduğunu tespit etmiş ve bunu da raporda belirtmişti.
Dün bu köşede bu olayla ilgili kısa bir yorum yaptık ve ardından, bir dizi soru sormuştuk.
Büyükşehir Belediye Başkanı ve diğer ilgili ve de yetkililerden bu konuda henüz bir açıklama gelmedi.
Yaptığımız kısa araştırma sonucunda, adı geçen firmanın işini o günlerde belediyede işçi olarak çalışan ve daha sonra memur kadrosuna geçen bir çalışanın takip ettiği, bu kişinin hala belediyede etkin bir görevde olduğu bilgisine ulaştık.
Firma ile sözleşme yapıldıktan sonra, Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Gümrükçüoğlu’nun firma ile ek bir sözleşme daha yaptığını öğrendik. Yeni sözleşme yapıldıktan sonra eski sözleşmenin rafa kaldırıldığı söylendi.
Bu vurgun iddiası ile Başkan Gümrükçüoğlu’nun ve yakın çevresinin ilgisi var mı, yok mu net bilgi sahibi değiliz. Ancak, adı geçen isimler Başkanın yakın çevresinde.
İhaleye önce iki firma girmek için şartname alıyor. Sonra bir firma çekiliyor. İhale, vurgun yaptığı iddia edilen firmada kalıyor. Sonra yeni bir sözleşme yapılıyor.
Bu olay, bugünlerde olmasa bile AKP il kongresi sonrasında Büyükşehir Belediyesi’nde deprem yaratacak gibi!

2-milyonluk.jpg

KTÜ’nün su depoları!

Karadeniz Teknik Üniversitesi, kampüse yıllardır Değirmendere’deki fason kuyulardan su verirdi. Üniversiteye bir de Çakırgöl yaylasından su gelirdi.
KTÜ yönetimi geçenlerde, Değirmendere’den su almayı bıraktı ve TİSKİ’nin abonesi oldu. KTÜ’ye yıllar sonrada olsa şehir içme suyu verilmeye başlandı.
KTÜ kampüsü içerisinde su depolama ve dağıtımı için birkaç ayrı yerde birkaç yüz tonluk su depoları vardır. Geçenlerde Üniversite öğretim üyelerinden biri, su depolarının içinde tonlarca kireç ve toprak olduğunu söyledi.

ktü.jpg
Değirmendere’den fason kuyulardan alınan su meğer aşırı derecede kireçli imiş! Ayrıca su ile birlikte depolara kum ve toprak dolmaya başlamış.
Bu arada KTÜ lojmanlarında daha önce su parası ödemeyen sakinler, şehir içme suyu gelince aylık 100’er lira ‘salma’ su parası ödemeye başlamışlar. Öğretim üyeleri su parasına itiraz etmişler. KTÜ yönetimi yakında lojmanlardan yakıt bedeli de almaya başlayacakmış. KTÜ lojmanlarında oturanlar yakıt parası ödemiyor.

‘Siyasetçiyi
denetleyecek
olan seçmendir!’

Prof. Dr. Yahya Hoca’ya, bir arkadaşı; ‘Hocam, Erdoğan'ın ‘İslam Tarihi'ni bilmemesi mümkün mü? Cami suikastları yok mu? Eğer siyaseten bunu söylüyorsa, Mülkiye hocası olarak size soruyorum; Kendisiyle çelişmek ve bundan hiç mahcubiyet duymamak siyasetçilere sunulmuş bir ayrıcalıklı mı?’ diye sorar.
Yahya Hoca, arkadaşına şu cevabı verir;
Siyasetçiyi denetleyecek olan seçmendir. Benim Erdoğan tahlil ve tespitimin entellektüel değerinin siyasi karşılığı yok. CHP darbeciliğin etkisi altına girdikten sonra kendi seçmen tabanını iğne oyası gibi işlemede sınıfta kaldı. Parlamenter sistem sandık düşmanı sosyalist solculuk parlamenter sistemde kazanmanın önündeki en önemli pranga, ayak bağı, engeldi. Bugün maalesef CHP solcu Alevilerin ve sosyalist devrimcilerin partisi imajının yapışmasına çok elverişli bir dokuya sahip. Benim inanç sistemim bilimsel bilginin öncüllüğü ve bilgi sorunu olarak ahlaki felsefenin öncüllüğüne dayanır. Dinim olmadığı için Kılıçdaroğlu'nun Aleviliğine inanç meselesi olarak bir itirazım olamaz. Yoktur. Etnik milliyetçiliği reddeden biriyim. Bu nedenle bir yurttaşın, Kürt, Zaza, Çerkes ya da Laz asıllı olmasını siyasi kriter olarak görmem. Göremem. Ama seçmenin % 85’inin Sünni olduğu ve Zaza veya Kürt olmadığı bir ülkede solcu bir Alevi Zaza'nın CHP'nin genel başkanı olmasının siyasi etkisi elbette olur. Kaçınılmaz bir şekilde olur. Siz genç ve sağlıklı olduğunu varsayalım bir an için, çok ama çok sevdiğim Huysuz Virjin'i ana muhalefet partisi genel başkanı yaparsak bunun bu partinin kazanma şansını etkilemediğini öne sürebilir misiniz? Samimi kanaatimi söyleyeyim mi KK uzaktan kumanda ile yönlendirilen bir arkadaşımızdır. Partisinin milletvekillerine, yöneticilerine ve genel başkan yardımcılarına haber vermeden Ekmeleddin İhsanoğlu'nun Bahçeli ile birlikte ortak CB adayı olarak emri vaki ile ilan etmesi bunu gösterir. Ona bu kararı alıp tebliğ edenin kim olduğunu bulun. Uzaktan kumanda cihazının kimin elinde olduğunu da bulmuş olursunuz.

***

“Hiçbir şeyin o eski tadı yok. Mevsimler bile ileriye doğru sarkmış” diyorlar. Oysa öyle değil. Gerçekte bütün tatlar eskiden olduğu gibi birebir aynı. Değişen sadece sert bir modernleşme serüveniyle obez bir hâl almış ruhlarımız. Onlara sıradan hayatın hiçbir tadı yetmiyor. Onun için göz açıp kapayana kadar geçen günler dünyevi açlığımızı artırmaktan başka bir işe yaramıyor. Çünkü modern insanın hayatın rutin akışına tahammülü yok. Her şeyi olağanüstü bir şekilde arzuluyor. Mevsimlere gelince, eskiden ninelerimizin kullandığı Rumi takvime göre günlerde, aylarda, yıllarda, yağmurlarda, değişen hiçbir şey yok. Onların hesabına göre her şey yerli yerinde ve April, çürük ayı, kiraz ayı ve diğerleri hâlâ fazlasıyla külüstür. Bence bizi ayartan şey ise Miladi takvim. Ona hayatı ve mevsimleri bir türlü uyduramadık gitti.
(Metin Kondel)

 

Önceki ve Sonraki Yazılar