280 TL uçtu gitti!

Trabzon Mimarlar Odası Başkanı Gürol Ustaömeroğlu geçenlerde yaşadığı bir olayı anlattı…

Ustaömeroğlu şöyle dedi;

“53 yaşındayım. Hayatımda ilk kez bir sahtekarlığa kandım.

Trabzonspor söz konusu olunca akan sular durur.

Kulübümüzle ilgili bütün satış kampanyalarına katıldım. Hepsinden ne satın almışsam eksiksiz elime geçmiştir. 0 850 ile başlayan aramaları engellememe rağmen bir numara ısrarla aramaya devam edince cevap verdim.

Tıpkı daha önceki örneklerde olduğu gibi arayan bayan Trabzonspor adına aradığını, imzalı forma kampanyası yaptıklarını söyledi. Detaylı bilgi verdi.

Ben de hem oğlum hem de kendim için birer forma istedim. Formalarda kulüp başkanı ve futbolcuların imzası, arkasında adlarımız olacaktı.

Anlaştık. 5 dakika sonra tekrar arandım. Bu kez bir erkek vardı karşımda ve son bir teyit yaptı. Hatta sayının 3 tane olması için ısrar etti ama ben kabul etmedim.

Oğlum için M, benim için XXL istedim. Ödeme kapıda teslimatta olacaktı. Bugün ürünler geldi.

Paket üzerinde 1adet M, 1 adet XXL siyah forma ibaresi vardı.  Ödemeyi yaptım.

Paketi açınca 1 adet S, 1 adet XS ölçüsünde 2 adet düz forma gönderildiğini gördüm. Üstelik imza filan hiç bir şey yoktu. Sadece arkasında İstinye Üniversitesi yazıyordu.

Telefonumda ve kargo paketinde yazılı telefonları defalarca aradım. Biri hiç çalmıyor diğerinde "en kısa zamanda geri dönülecek" mesajı çıkıyordu.

Kulüp Yönetim Kurulu üyesi arkadaşımı aradım ve kampanyayı sordum.

Aldığım cevapla bir sahtekarlığa kurban gittiğimi anlamış oldum.

Zira böyle bir kampanya yoktu. Ayrıca kulübün paket üzerinde yazan şirketle de anlaşması yoktu.

Özetle 280 TL uçtu gitti.’

Ustaömeroğlu’na geçmiş olsun diyor, sahtekar ve dolandırıcılara karşı herkesin dikkatli olmasını öneriyoruz.

 

Kemal Üçüncü Hoca’nın teklifi!

KTÜ öğretim üyelerinden Prof. Dr. Kemal Üçüncü, yıkılmaya ve iç bölümleri çürümeye yüz tutmuş Nemlioğlu Konağı’nın rahatlıkla 20 bin kitaplık bir kütüphane ve araştırma merkezi olabileceğini söyledi. Kemal Hoca, kütüphane için kitap sözü aldığını belirterek, ‘O tarihi bina, bilim ve ihtisas kütüphanesi olabilir. Giriş katı ise geleneksel el sanatları ve etnografya müzesi olarak düzenlenebilir. Trabzon’un buna ihtiyacı var’ dedi.

 

***

KTÜ’de 10 yıl görev yaptıktan sonra, Trabzon’dan göçerek Maltepe Üniversitesi’ne giden ve bu üniversitenin Hukuk Fakültesi dekanlığına getirilen Prof. Dr. Yusuf Aksar, BM’de yapılan seçimler sonucunda 101 ülke temsilcisinin oyunu alarak, Uluslararası Ceza Mahkemesi hakimliğine seçildi. Yusuf Hoca’yı kutlar, başarılarının devamını dileriz.

 

***

Sarıkamış Harekatı üzerine kendime yazdıklarım!

Sarıkamış'ı 75 bin askerle geri almaya çalışıyoruz, dolayısıyla 90 bin şehit vermemiz imkansız!

Sarıkamış'ta net bir sayıya ulaşılmadığı kesin fakat Genelkurmay ve Rus kaynakları en sağlam kaynaklar olduğuna göre 30 bin veya biraz üstü şehit verdiğimiz kesin.

Bu abartı Çanakkale'de de aynı, 255 bin askerle katıldığımız Çanakkale'de şehit sayımız 250 bin değil, 57 bindir.

İyi ki de okumayan ama duyduğu gördüğü en abartılı şeyleri en doğru kabul eden halkımızın sandığı gibi 250 bin şehit vermedik, yoksa İstiklal Savaşında özellikle Sakarya Meydan Muharebesi felaketle sonuçlanırdı çünkü Çanakkale'de destan yazanlardan sağ kalanlar İstiklal Savaşının asıl bel kemiğini oluşturan asker ve subaylardır ve o subayların büyük bölümünü Sakarya'da şehit verdik.

Enver Paşa hain miydi?

Bence değildi.

Hatalı mıydı?

Hem de çok.

O günün şartlarında Sarıkamış vakitsiz bir ataktı fakat kasım ayındaki Köprüköy ve Azap muharebelerinde Türk Ordusunun Rusları geri püskürtüp 93 muharebesiyle Ruslara bırakılan toprakların bir kısmını da tekrar kontrol etmesi Enver Paşa'yı çok heyecanlandırıp bu havayla Sarıkamış'ı kurtarabileceğini düşündüğü çok belli.

O şartlarda kendisi de kalkıp İstanbul'dan Trabzon'a gemiyle, oradan Zigana ve Kop üzerinden zorlu bir yolculukla Erzurum'a gelen bir adama ben hain demem, Atatürk'le asla asla kıyaslamam ama hain demem, diyemem.

Sarıkamış'ı alsaydı şimdi kahramandı, Çanakkale'de destan yazan Türk Ordusu biraz da Enver Paşa'nın gayretleriyle o destanı yazdı. 1912-13 Balkan savaşlarında rezil rüsva olmuş, Selanik gibi bir şehri tek kurşun atmadan Yunan'a teslim etmiş bir ordudan Çanakkale'de destan yazan bir orduya gelinmesinde Enver Paşa'nın büyük emeği var. Asla yok farz etmem ki Çanakkale Türk’ün bu topraklarda kalıcılığını ve bu toprakların ebedi Türk Yurdu olarak tarihe yazıldığı 1176'da Denizli Çivril Düzbel ya da daha bilinen adıyla Miryokefalon'dan sonra Dünya'ya ikinci ilan edişimiz, İstiklal Savaşımızda ilanın resmiyete dökülüşüdür.

Sarıkamış Şehitlerimiz ve bütün şehitlerimizi rahmetle, minnetle, saygıyla anıyorum! (Metin Yılmaz)

***

TBMM’nin yıldızları!

İYİ Parti milletvekili Hüseyin Örs ile CHP milletvekili Ahmet Kaya, TBMM’nin en aktif vekilleri seçildiler. Milletvekili mazbatalarını aldıktan sonra TBMM kürsüsünde Trabzon’un sorunlarını dile getiren iki vekil, TBMM’de de Trabzon’u gündemde tutuyorlar. İki vekil ayrıca, konuşma yapmak isteyen muhalefet partilerinin yerine de konuşuyorlar.

İYİ Partili ve CHP’li iki vekilin TBMM’de aktif olmaları, AKP tabanında farklı yorumlara neden oluyor. Gazeteci Ali Savaş 61saat sitesinde, iki vekilin AKP tabanında nasıl yorumlandığını yazdı. Savaş şöyle dedi:

‘Her iki milletvekili TBMM’de kürsüde ve oturduğu yerden konuşup, Trabzon’la ilgili sorunları dile getirdiğinde mecliste Trabzon’un AK Parti milletvekilleri yok mu? Onlar sataşma var ya da cevap hakkımızı kullanacağız diyerek niye Örs ve Kaya’ya cevap vermiyorlar. Kaya ve Örs TBMM’de meydanı boş bulmuş diyorlar. Ak Parti Trabzon tabanında böyle bir serzeniş var.’

***

Sorun şu ki; her ne kadar modern bir dünyada medeni ölçüler içinde yaşıyor olduğunuzu düşünsek de gerçekte öyle değil. Modern dünyanın içinde de hâlâ kin kusan, kabilesindeki mızrak sayısıyla övünen, maymun beyinli ilkel benlikli insanlar mevcuttur. Dahası Türkiye gibi kollektif aklı işletip toplumsal bir denetim kuramamış ülkelerde bu tür yamyamlar politikanın en tepe noktalarına kadar yükselebilmektedirler. Bugün Türkiye'de yaşanan şey, ilkelliğin, barbarlığın, vandallığın din iman adına demokrasinin kendini tuş etme zaafından yararlanıp modern dünyanın gözleri önünde müesseseleşmiş olmasıdır. (Metin Kondel)

Önceki ve Sonraki Yazılar