ADA YOLU KESTANE SELAM SÖYLE O YÂRE!

Türkiye'de futbol çok kötü idare ediliyor. Bunun en büyük ispatı da bu yıl Avrupa Liglerinde ön eleme oynayan takımların köy takımlarına elenmiş olmasıdır. Türk futbolundaki bu genel çöküşte başta TFF olmak üzere, futbolun sivil ruhunu budayan hakemlerin, sırf günü kurtarmak için kulüpleri sahipsiz birer değirmen gibi yöneten yöneticilerin, takımları vasat topçularla dolduran menajerlerin ve modern futbolun felsefesinden bihaber teknik direktörlerin ve de İstanbul köy spor medyasının büyük payı var... Trabzonspor bu yıl Şampiyonlar Liginden UEFA'nın garip bir kararıyla men edilmişti. Diğerleri de köy takımlarına toslayıp elenince dikkatler yeniden Süperlige döndü. Daha önce de yazdığımız gibi boş tribünler önünde futbol antrenmanda çift kale kıvamında bir sürü güdük aksiyondan ibaret. Bu açıdan TFF'nin tribünleri ilk etapta en az % 25 oranında takım taraftarlarına açmalıdır. Gelelim Gaziantep FK Trabzonspor müsabakasına... Trabzonspor oyunu domine ederek başladı müsabakaya. Ama kemale ermiş bir oyun taktiği olmadığından o arayışları golle tescilleyemedi. Trabzonspor'da hücumda şeklen gole en yakın isim Adofe görünüyordu ama gerçekte olayın içinde olan isim Ekuban'dı. İlk yarıda her iki takım da taktiksel ve fiziksel açıdan güdük bir görüntü verdi sahada. Hal böyle olunca ortaya tatsız tuzsuz bir oyun çıktı. Abdülkadir Ömür belli bir taktiksel disiplin içinde görev tanımı yapılmış bir halde oynadığında iyi bir futbolcu, ama sahada ne oynadığı meçhul bir Trabzonspor'u kurtarmaya çabaladığında dağılıyor ve kötü bir topçuya dönüşebiliyor. Gaziantep FK ilk yarıda ısrarla sağ kanattan geldi Trabzonspor'un üzerine ama hücum planları sonuca ulaşmaktan eksik ve amaçsızdı. Joao Pereira önceki yıllarda sempatik bir futbolcuydu. Ama geçen yılın sonunda ve bu yıl çekilmez bir adam oldu, aksi ve de nalet...! Tribünlerde seyirci olmayınca, olmuyor futbol, olamıyor bir türlü... Her iki takımda da ciddi konsantrasyon kaybı gözlendi müsabakada. Bu müsabakada Calep Ekuban'ın bakışlarından daha ciddi bir şey göremedim ben... Trabzonspor ikinci yarıda hücuma hızlı kalktığında acemi bir basketbol takımına dönüşüyor. Hücuma çıkan oyuncular arasındaki geometri bozuluyor. Analitik çözümleme olasılığı eriyip gidiyor saniyeler içinde. Gaziantep FK'den Marais'in Abdülkadir Ömür'e yaptığı sert hareket kırmızı kartlıktı. Hakem Fırat Aydınus pozisyonu sarı kartla geçiştirdi. Müsabakanın en kritik pozisyonunda Flavio Trabzonspor ceza sahası içinde Gaziantep FK'lı futbolcunun ayağına bastı. Geçen yıl Trabzonspor şampiyonluğa oynarken Abdülkadir Ömür'ün rakibinden çaldığı ve kaydettiği golü görmeye VAR denilen garabet Flavio'nun pozisyonunu neredeyse karakolluk bir vakıaya çevirdi. Pozisyonda top müdahale edilen alandan açılmış, yani oyunun meşru alanı kaymış, rakibin şeklini bozan bir hareket değil, ama VAR'daki eyyamcılar Fırat Aydınus'un aklına karpuz kabuğu düşürdüler ve o da gitti monitörden bir penaltı bir kırmızı kart yumurtladı. Söylüyoruz işte Türkiye'de futbol sahada kendi gözüyle gördüğüne inanmayan eyyamcı hakemlerin sivil ruhunu katlettiği bir kelaynak kuşu! Diğer konular da lümpenlerin dilinde bir sürü magazin işte. Trabzonspor'un ilerleyen haftalarda daha pozitif futbol oynayacağı görüşü doğru değildir. Futbol çay değil ki, çöksün ve de demlensin. Eddie Newton Efendi ilk dört haftada Trabzonspor'a ne oynattıysa bütün sezon aynı şeyi oynayacak.

Önceki ve Sonraki Yazılar