19.05.2022, 10:06

ADALET OLMADAN DÜZEN OLMAZ HAK HUKUK ADALET

İnsan toplumsal bir varlıktır. Tek başına yaşayamaz. Toplu yaşamanın da mutlaka düzeni olması gerekir. Düzensiz yaşam olmaz. Hayvanlar arasında bile bir düzen vardır. En kolay güdülen koyunlar bile bir düzene uyarak hareket eder. Sürünün önünde birkaç keçi bulunur onlar düzeni sağlar birlikte yürürler.  Aklı ve düşüncesi olan insan için düzen çok önemli. Başlıkta aldığımız tümce bana ait değil, ünlü bir düşünüre ait. Adalet olmadan düzen olmaz. Düzen çok önemli düzen için de adalet önemli. Hak, hukuk için adalet önemli. Yaşam için adalet bu denli önemli olduğuna göre adaleti iyi tanımalı ve yaşamın her anında adalet olmalı.

Adaletin önemi ilk insandan buyana önemlidir. İlk insan Adem Peygamber.  Hz Adem Tanrının buyruğunu insanlara iletmekle görevli. Bu buyruklarda en önemli emir adalettir.  Adalet eşitlik, adillik en önemli emir... Adalet yoksa düzen yok düzen yoksa insan yaşamı bozulur. Her işte her zaman adalet! Binlerce yıldan buyana değişmez ilke ADALET. 

ADALETLE OYNANMAZ

İnsanlık tarihine baktığımızda adaletle ilgili çok karanlık çok kötü sayfalara rastlarız. Egemen kişiler ve sınıflar adaletle oynar keyiflerine göre uygular.  Sözde mahkemeler kurulur keyfe göre yargılama yapılır. Zülüm ve işkence ile insanlar zulme uğrar işkenceye uğrar asılır kesilir yakılır. İşte buna karşı insanlık hep savaşmıştır. Hakkı, hukuku adaleti egemen kılmak için gerçek onurlu insanlar hep savaşmıştır. Buna karşı zalimler de karşı güç olmuştur. Binlerce yıl geçti insanlık çok önemli kazanımlar elde etti. Örgütlendi. Sendikalar kurdu, örgütler kurdu, egemen güçlere karşı savaştı. İnsanlığın kazandığı en önemli yönetim biçimi demokraside adalet kavramı kutsal bir değer oldu. Adalet olmadan demokrasinin de bir anlamı yok.

Adı demokrasi olsa da, Cumhuriyet olsa da adaletin egemen olamadığı sistemler gerçek demokrasi olmaz. Adı demokrasi olsa da adaletle oynayan sistemler olmuştur. Egemenlerin ihtilalleri, darbeleri adaleti “sözde” bırakmıştır. Adaletin yaşaması için yönetilen halkın hakkına hukukuna adaletine sahip çıkması gerekir. Halk önce adaleti tanıyacak öğrenecek, sahip çıkacak ki adalet yaşasın

Mahkemeler adalet kurumları. Bu kurumların görevlileri yargıçlar. Bu kurumlar bağımsız olmalı kimseden emir almamalı, gerçek adalete uygun yargılamalı. Bu yüce kurumla asla oynanmamalı.

ADALETİ EGFEMEN KILMAK ÇOK KOLAY DEĞİL

Evet mahkemeler kurulur, yargıçlar, avukatlar yetiştirilir ve ADALET SARAYLARI inşa edilir çok görkemli biçimde. Ancak bu yetmez adalet için. Saraysız konaksız binalar olsun yargıçlar çok yüksek eğitimden geçmesin ancak ölçüt sağlam olsun. Adalet yerini bulur.  Adaletin gerçekleşmesi için en önemli koşul adaleti sağlayacak yasalar çok adil olmalı. Bu adil yasalara göre yargıçlar yargılamalı. Çok tanık olmuşuz yargıçlarla söyleşimizde “Nasıl böyle karar veriyorsunuz?” dediğimizde “bizim elimizde bir şey yok KİTAP BÖYLE DİYOR” diye yanıt veriyorlar. Böyle bir kurum gerçek adaleti sağlayabilir mi?

 Adaletin amblemi TERAZİ! Teraziyi elinde tutan insanın gözleri bağlı! Bu tablo gerçeği gösteriyor da uygulama böyle mi?  Avukatlık kurumu var. Savunma çok önemli! Evet önemli de usta bir avukat çok haksız bir davayı kazanabilir. Haklı olan kaybedebilir.  Avukatı yoksa avukatı güçlü değilse. Bu durumda adalet sağlanır mı?

Adalet öylesine adil olmalı ki kişi yargılanırken “Ben haklıyım kazanacağım, haksızım kaybedeceğim” diyebilmeli. Adalet kurumuna güvenmeli.

ADALET DÜZENİ SAĞLAR

Adaletle ilgili çok özlü sözler vardır. Mülkün temelidir adalet. “Adaletin kuvvetli, kuvvetlinin adil olması gerekir “Adaletin küçüldüğü ülkelerde büyük olan artık suçlulardır”  binlerce özlü söz var. Çünkü adaletin sağlanması gerekir. Adalet huzuru, güveni sağlar insanları sağlıklı ve mutlu kılar. Adaletle dünya daha da güzel olur.

GÜNÜMÜZ DÜNYASI VE ADALET

Evet yurdumuzda ve dünyada adaletle ilgili bir çok kurum ve kuruluş var. Hukuk fakülteleri, büyük hukuk adamları... Ulusal ve uluslararası mahkemeler.  Yasalar, anayasalar uluslararası yargı kurumları. Peki adalet sağlanıyor mu?  Hayır hayır kocaman bir HAYIR. Yargıçların önlükleri çok görkemli, kürsüleri çok yüksek, önlükler, cübbeler çok gösterişli de yargı ayni biçimde mi? Yargılayan “oh doğru karar verdim.” yargılanan  “Oh çok adil yargılandım “diyebiliyor mu? Adaletin kestiği parmak acımaz demiş atalar. Ancak günümüzde böyle mi?

Cezaevleri tıka basa dolu. Mahkumlar, hükümlüler “Çok adil yargılandık cezamızı çekiyoruz” diyebiliyor mu? Cezaevinde yatanlar sınıflandırılmış. “Kader mahkumları ve ötekiler” diye. Kimler kader mahkumu? Katil hırsız namusuz, soyguncu, yalancı... say. Bunlar kader mahkumu, zavallı, affedilmesi gerekenler.  Ülkesini sevenler, ülkesinin yönetimini beğenmeyip değiştirmek isteyenler, adaleti, eşitliği savunmanlar onlar terörist affa laik olmayan ebedi içerde kalması gerekenler. Adaleti sağlamak amacı ile hazırlanan yasalar da bu sınıflamaya göre hazırlanır. Siyası mahkum iki üç yıldan başlar eklene eklene bazen sehpaya bile çıkar yaşam boyu mahkum olur. “Sen kimsin de düzeni beğenmezsin, sen kimsin ki adalet istiyorsun oysa biz çok adiliz. Katil, hırsız, kravat takar güzel giyinir yargıca karşı çok saygılı, çok tatlı konuşuyor 30 yıldan 15 yıla oradan da on yıla beş yıla iner veya afla ya da infazdan çıkar. Çıkar çıkmaz yarın işlerini bitirir geri döner yatar birkaç yıl çıkar.

Şaka değil değerli okuyucular gerçek adalet istiyorsak önce adaleti tanıyalım sonra sahip çıkalım sonra da onurlu insanlar olarak gerçek adalet için biraz savaşalım.

ADALETLİ GÜZEL GÜNLER DİLEKLERİMLE

Yorumlar (0)