ADİOS AMİGOS ADİOS İM(PARA)TORES!

   Aşağıda okuyacağınız yazıyı Metin Kondel, 5 gün önce yazdı. İddialı bir yazı…Fatih Terim ve Abdurrahman Albayrak’ın coronovirüs testinden pozitif çıkmalarının düzmece olduğu iddiası ve bu iddia üzerine kurgulanan yazı..Kondel’in yazısından bir gün sonra benzer iddiayı TS eski başkanı Mehmet Ali Yılmaz’da gündeme getirmişti. Ardından başkaları… Metin Kondel’e, ‘biraz bekleyim, yazıyı sonra yayınlarız’, dedik. Kondel, dün aradı, ‘Sizde bu Bizans’ın ne olduğunu iyi bilirsin’ dedi. Güldük. Fatih Terim’in, Albayrak’ın ve tüm coronovirüs hastalarının, mağdurlarının sağlıklarına kavuşmalarını dileriz.

İşte Metin Kondel’in beş gün önce yayınlamadığımız ve bekletme kararı aldığımız o yazısı;

                                                 ****************

    ADİOS AMİGOS ADİOS İM(PARA)TORES!

   Galatasaray camiası coronavirüs salgınını bahane ederek TFF'ne dolayısıyla ara verilmiş ligi dizayn etmenin derdinde görünüyor. Önce Galatasaray yöneticisi Abdurrahim Albayrak'ın coronavirüs testinde pozitif çıktığı söylendi. Ardından Fatih Terim için coronavirüs taşıyıcısı olduğu ama sağlık durumunun iyi olduğu yazılıp çizildi basında. Ertesi gün Galatasaray'ın kalecisi Fernando Muşlera ülkenin başkanını coronavirüs konusunda ciddi olmamakla suçladı. Artı Galatasaray taraftarlığı ile bilinen Habertürk gazetesi yazarı Fatih Altaylı üzerine vazifeymiş gibi TFF başkanını istifaya davet etti. Belli ki Galatasaray coronavirüsü bahane ederek TFF başkanını değiştirmek ve ligin kalan sekiz haftasını İstanbul yerel medyasıyla, hakemlerle rakipleriyle bir şekilde halletme planında görünüyor.

                                            **********************

   Türk futbolundaki bu trajikomik gelişme karşısında TFF yönetimi, Fatih Terim'in ''pozitif çıktı'' dediği coronavirüs testinin doktor raporlarını söz konusu hastaneden talep etmek zorundadır. Zira Fatih Terim'in gerek coronavirüs sebebiyle liglere ara verilmeden önceki ve şimdiki tavrı Türk spor kamuoyunu TFF aleyhine maksatlı olarak manipüle etmek ve teknik direktörü olduğu Galatasaray baskı altına almak anlamına gelmektedir. Şayet Fatih Terim'in coronavirüs testi pozitif değilse derhal PFDK'na sevk edilmeli ve Türk futbolundan ömür boyu men edilmelidir. Fatih Terim bu çıkışlarıyla iktidara ve TFF'na karşı defansta büyük bir hata yaptı. Bunu golle cezalandırmak ise her kulübe karşı tarafsız olmak durumunda olan iktidarın ve de TFF'nın işidir. Zira işin doğasındaki ciddiyet bunu gerektirir.

                                   *************************

   1990'lı yıllarda Mektebi Sultani'nin bir futbol takımı olan Galatasaray'a bilhassa Avrupa müsabakalarında adeta ikinci bir milli takım gibi bakar ve milletçe sempati duyardık. Ama son zamanlarda gördüm ki Türk futbolunda en nobran, en bağnaz taraftara sahip son derece tehlikeli bir camiaymış Galatasaray! Makul bir cümleye sonuna kadar tahammül edemeyecek fanatikler güruhuymuş! 80'ine merdiven dayamış Hıncal Uluç'un bu camiadan neden bu denli nefret ettiğini o küfür ve hakaret yağmurundan sonra çok daha iyi anladım. Adamcağız son derece haklıymış!

  Bu sayfalardan yıllardan beri iktidarı en sert dille eleştirdim. Mahkemeye konu olan birkaç konu haricinde sorun yaşamadım. Ama ne zaman ki Galatasaray ile ilgili ve de onun teknik direktörü ile ilgili eleştirilerde bulundum, tehdidin, küfürün, hakaretin bini bir para! Şunu fark ettim ki, Fatih Terim yıllardan beri eleştirdiğim AKP iktidarının da üstünde bir yerdeymiş. İktidar için halkın % 51'inin oyunu almış, diyorlardı, onun içinse 30 milyon seveni olan imparator! diyorlar. Yani halkın % 51 oyunu alınca ya da 30 milyon taraftar sizi sevince hukuk diye bir derdiniz olmuyor bu ülkede! O zaman da hayatın içindeki sıradan insanlar birbirini yemeyi kendilerinde hak görüyorlar. Çünkü yamyam olmak için siyah derili olmaya gerek yok! Beyaz tenli iseniz, arkanızda ulusal ölçekli herhangi bir destek varsa, kanunları umursamadan her şeyi yapabiliyorsanız onlardan pek bir farkınız yok demektir. Bu haliyle futbol bu ülkede siyasetten çok daha büyük bir tehlike! Yani adına ''yamyamlık'' denilen sosyolojik vakıa sadece ilkel kabilelerdeki siyah insanlara ait bir olgu değildir. Modern görünümlü beyaz tenli insanlar da pekâlâ yamyamlık belirtileri gösterebilir.

                                       *************************

   Latinler, Romalıların eyaletlerinden toplayıp, Roma'da ağır işlerde kullanıp yaşlanınca kölelikten azat ettiği ve de hiçbir şekilde soyluluk vermediği eski kölelerinin adıdır. Bu kölelerin en büyük mahareti IV. Haçlı Seferinde İstanbul'u talan etmiş olmalarıdır. İşte bu talan bugün Türkiye'de futbol ve siyaset üzerinden yürütülüyor. Bu Latinlerin futboldaki istilasına karşı durabilenn tek güç Trabzonspor'dur. İşte Trabzonspor onun için Türkiye'nin tek büyük takımıdır. Doğu Roma İmparatorluğundan modern zamanlara kalmış tek kültürel miras Türk futbolundaki Boğaz takımlarının kural ve de ahlak tanımaz yamyamlığıdır. Türk futbol tarihi ise siyasetin şımarttığı bu yamyamları Trabzonspor'un futbolla ıslah etme tarihinden ibarettir.

                                             ****************************

  Ve son olarak hayatımda kalemden, kitaptan ve de kravattan başka hiçbir şeye tevessül etmiş birisi değilim. Ama son zamanlarda twitter'da hesabıma kin ve öfke kusan Galatasaraylı cahilleri görünce bir Trabzonsporlu olarak bu yılki şampiyonluğu gözümüzü kırpmadan beklememiz gerektiğine karar verdim. Ve şunu bir daha anladım ki Trabzonspor bu ülke için tam üç gömlek fazla bir kulüpmüş! Evet, Boğaz'ın Üç Kızkardeşlerinin birbirinden farkları yok. Yıllar önce Fenerbahçe'nin Otto Bariç ile Trabzon'da Oscarlık bir rolü vardı. Geçen yıl Beşiktaş'ın kupada Şenol Güneş ile son derece arabesk bir ''Allah'ım kör et beni!'' müsabakası vardı. Bu yıl Süperligte ise şampiyonluk yarışında Fatih Terim'in ısırılmış tuhaf hasta rolleri var. Sırf bu türden işlere tevessül etmediği için bile Trabzonspor takdir edilesi bir kulüptür!

Önceki ve Sonraki Yazılar