AĞA’NIN PASLI İNGİLİZ ANAHTARI

Kasımpaşa önde baskı yaparak başlayınca Trabzonspor defansı topu ikinci ve üçüncü bölgeye taşımakta zorlandı. Trabzonspor o panik dakikalarında Tirpan’ın ayağından ilk golü ağlarında gördü. Pozisyonda Trabzonspor defansı vücut blokajında geç kaldı. Trabzonspor adına müsabakanın ilk yarısının ortalarına kadar pas trafiği kötüydü. Kasımpaşa daha liberal ve oturaklı bir futbol anlayışını tercih etti. Nwakaeme’nin hücumda ısrarla topu tutması ve ardından profesyonel çaplı bir buçuk bileşik aksiyonu Trabzonspor adına beraberlik golünü getirdi. Eskilerden kim kalmıştı ki zaten. Bir tek Anthony Nwakaeme. Eski bir plak gibi çalmaya başlayınca skor Trabzonspor adına 3-1’e geldi. Yalnız Trabzonspor adına gelişen skorla sahada oynanan oyun arasında ciddi bir çelişki vardı. Ve Trabzonspor için şartlar hâlâ çok kırılgandı. Zira Trabzonspor’a oranla Kasımpaşa sahanın bütününü ve kanatları daha aktif kullanıyordu. İşte o kırılgan durum kaleci Uğurcan’ın topu oyuna servisinde nüksetti ve Kasımpaşa Yusuf Erdoğan’ın sağ ayağı ile ikinci sayısını buldu. Kasımpaşa’nın psikolojik olarak oyunda kalmasında en büyük etken oldu o amatör çaplı hata. Afobe’nin Trabzonspor hücum hattındaki hücum aksiyonları ile Nwakaeme’nin teşebbüsleri birbirini tamamlamaktan uzaktı. Trabzonspor’un oyununun içinde sanki kilidi bir türlü açamayan bir İngiliz anahtarı ve bir de Nwakaeme’nin şapkadan tavşan çıkaran sihirleri türünden ayrı bir Afrika ekolü vardı. İkisinin arasındaki yapısal tamamlayıcılık sadece gol olduğunda ortak bir heyecan dalgası gibi. Serkan’ın sağ kanattaki futbol etkinliği futbol denilen oyunun Türk gençlerine doğru şeylerin doğru bir şekilde öğretildiğinde oynanabileceğinin bir ispatı.   İkinci yarıda Trabzonspor skorda üstün olmasına rağmen saha içinde gelişen olaylarda Kasımpaşa daha fazla pozitif olgunun içinde gözlemlendi. Müsabakanın tempolu oynanıyor olması sahada oynanan şeyi maalesef modern futbol kılmıyor. Oyunu zamana, alana ve aktüel karakterlere taksim etmede Eddie Newton’un bir teknik direktörlük maharetini göremedim yine. İkinci yarıda Kasımpaşa’nın çok rahat pas trafiği yapıyor oluşu Trabzonsporlu oyuncuların özgüvenlerini de eritti. Belli ki, hakem Tugay Kaan Numanoğlu profesyonel futbolda kazaya inanmıyor. Vakıaları şekilden değerlendiriyor. Ama Nwakaeme’nin göğsüyle düzelttiği topa düdüğü Kasımpaşalı futbolcunun itirazıyla el verdi. İkinci yarının büyük bir bölümünde Trabzonspor adına Uğurcan skoru korudu. Ama oyundaki aksiyonlar bir kalecinin mâni olabileceği boyutları aşınca rakibe geçen oyunla beraber skor da elden kaçtı. Eddie Newton tercihinin bir hata olduğunu ta geçen yıl yazmıştık. Trabzonspor’un futbol adına başarısında Breams Urbain’den başka futbol oynatabilmiş yabancı teknik adam yoktur, dedik. Bu transferler ikinci sınıf bir takımda ancak yedek kalabilecek futbolcular, dedik. İstanbul’da oturup şirket idare etmeye benzemez Trabzonspor yöneticiliği. Geçen yıl şampiyonluğu korsan bir takıma kaptırdınız. Yanlış muhasebe yüzünden Avrupa kupalarından ettiniz takımı. Bu yıl takıma doldurduğunuz sıradan topçularla da ligin başında ligin dibine demir attınız. Bu durumun sorumluları demir yumrukla Trabzonspor’u yönetebileceklerini hayal ediyorlar hâlâ! Ülkedeki siyasal yapıdan, pandemiden ve ekonominin kötü oluşundan karambol yaratıp koltuklarını koruyabileceklerini zannediyorlar. Bizi de siyasetin Trabzonspor’un başına koyduğu kuklalara ses çıkartmayacak korkaklar zannediyorlar. Trabzonspor, iktidar dâhil hiç kimsenin babasının çiftliği değildir. Yapamıyorsanız çekersiniz gidersiniz. Ve çok net görülüyor ki, iktidarın size verdiği güvence zaten şüpheli olan felsefenizi iyice bozmuş. Ağanızı, başkan babanızı, Eddie Newton denilen paslı İngiliz anahtarınızı ve o kazmalarınız alın ve Akdeniz’e golf oynamaya gidin! Eddie Newton’u ve o kazma transferleri bir de golfte deneyin. Belki aralarından bir Tiger Woods çıkar!

Önceki ve Sonraki Yazılar