Ali Osman Aktaş

Ali Osman Aktaş

AĞIR ÇÖKÜŞ 

Eğer ömrümüz yeterse uzun yıllar sonra 2019 -2020 Cemil Usta Futbol Sezonunu andığımızda İstanbulun üç büyük takımını da geride bıraktığımız bu sezonda şampiyonluğu Başakşehir diye bir takıma  verdiğimizi hatırlayacağız.

Ve o gün geldiğinde  Başakşehir Futbol Kulübü büyük bir ihtimalle de bilmem kaçıncı ligde Süper Lig Şampiyonu apoletli bir takım olarak hayatta kalma mücadelesi veriyor olacakken belki de Trabzonspor halen de Süper Lig Şampiyonu olamamış bir takım olarak anılacak.

Bu utanç mı ayıp mı günah mı yoksa rezillik mi bunu yıllar bizlere ileride daha da acı bir şekilde gösterecek.

Şimdilik sadece susuyoruz.

Sadece şu lig bitsin de bu eziyetten de kurtulsak diye bakıyoruz.

Talihsizlik dünyanın bir kabusu olarak ülkemize de çöken covid-19 belası denilen koronavirüsle başladı Trabzonspor için.

Seyircisiz oynanan maçlardan zaten seyircisi olmayan reklam geliri  yok kombine satışı desen hiç olmayan bırakın forma satışının gelirini dahi storelardan sağlamayı formasını ancak dampingli ürün etiketlerinin yanında marketlerde sunabilen Başakşehir futbol takımı bu dönemin en şanslı takımı oldu.

Şampiyonluk için seyircinin ittirici gücü gerekiyordu ve o seyirci olmadığından son 5 maçtan 12 puan kaybedildi.

Başakşehir için zaten sene başında deselerdi ki son sekiz hafta seyircisiz oynanacak ne dersiniz diye bir soru yöneltselerdi hiç kuşkusuz gülmekten cevap bile veremezdiler.

Sadece seyirci miydi?

Hayır.

MHKnın üstün çalışmaları sonucunda kadrolu hakemlerinin desteği Başakşehir e çifte şans da yaratmış oldu.

Buna rağmen Trabzonspor sene başından beri hakem katliamları nedeniyle direk 15 puan kaybettiği gibi bunun yanında öne geçtiği maçları dahi tutamaması nedeniyle toplamda 30 puan kaybetti.

Şampiyonluğa oynayan takım bu kadar puan kaybedemez kardeşim.

Demek ki asıl sorun ne hakemlerde ne Seyircisiz oynanan maçlarda ne de covid-19 belasıydı.

Asıl sorun Trabzonspor mental olarak henüz şampiyonluğu kucaklayacak ne yönetime ne futbolcusuna ne de teknik heyetine sahipti.

Olmaz denilen şey geçen hafta gerçekleşirken Başakşehir'i 4-3 yenen Konyaspor ne yazık ki aynı tarifeyi de Trabzonspora uyguluyordu.

Neyi nasıl yazacağımı ben de bilemedim. 82. Dakikaya kadar galibiyet yazısı hazırlarken şu an itibariyle mağlubiyet yazısını bir yandan içimiz kan ağlarken  diğer yandan da trajik bir gülme krizinin içerisinde derin bir hayal kırıklığıyla yazmaya çalışıyorum.

Son düzlüğe girene kadar şampiyonluğun en büyük adayı olarak görülen Trabzonsporun bu kadar ağır bir travma içerisinde olabileceğini hiç düşünemedim.

Tarih bu kadar kötü bir şampiyonluk yarışını bir daha gösterir mi bilemem ama defalarca yarıştığımız Fenerbahçe ile şampiyonluk mücadelelerinde dahi böylesine kahrolmadık.

Keşke lige bu kadar asılmasaydık da böyle bir rezilliği yaşamasaydık.

Bir proje takımına şampiyonluğu verirken bütün İstanbulun üç büyük takımına da kendimizi güldürdük.

Hiç bir şey de söylemiyorum.

Ruhsuzluk inançsızlık hedefsizlik diz boyu.

Hüseyin Çimşir kardeşim iyisin delikanlı mert bir kardeşimizsin ama bu Trabzonspor Teknik Direktörlüğü nereden baksan sana en az 3 gömlek büyük.

Sana kızmıyorum.

Sadece Seni bu göreve getirenlere kızıyorum ben kardeşim.

Şu an liderden 7 puan fark yemiş durumdasın.

Bilmem bu sana bir şeyler ifade eder mi.

Bir sözüm de Trabzonspor Yönetim Kuruluna.

Bu sene Dozer Cemil sezonu derken şampiyonluk için en idael kadro bizim derken siz tuttunuz takımın temel direği Ünal Karamanı gereksiz dedikodularla takımdan uzaklaştırdınız.

Bunu sizden isteyenlerin Başakşehirin şampiyonluğu için şu an göbek atarken Başakşehirin şampiyonluğunu kutlarken şimdi acaba biz nerede hata yaptık diye bir kez daha düşünüyırsunuzdur sanırım.

Siz bu şampiyonluğu Ünal Karamanı kovduğunuz gün kaybettiniz.

Yazıklar olsun hepinize

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.