Av.Çağla Yavuz Uzun

Av.Çağla Yavuz Uzun

AİLE KONUTU ŞERHİ

Aile konutunun Türk Medeni Kanunu’nda (TMK) bir tanımı bulunmamakla birlikte, aile konutu, resmen evli olan eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdiği, sürekli olarak barınmak üzere kullanılan,aile yaşamının yoğunlaştığı yer olarak tanımlanabilir. Yargıtay içtihatlarında ve doktrinde de, eşlerin beraberce seçtikleri ve varsa çocukları ile birlikte yaşamlarını devamlı sürdürdükleri konut olarak ifade edilmektedir. Bu bakımdan zaman zaman kullanılan yazlık vasıflı, bağ evi gibi taşınmazlar aile konutu olarak kabul edilmemektedir. 
Aile Konutu Şerhinin Hukuki Niteliği Nedir?
TMK’nın 193. maddesinde,  “Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, eşlerden her biri diğeri ve üçüncü kişilerle her türlü hukukî işlemi yapabilir.” düzenlemesi mevcuttur. Ancak aile konutu ile ilgili işlemler, hukuki işlemlerde eşlerin serbestliği ilkesinin istisnasıdır. Burada,eşlerin hukuki işlem özgürlüğü, aile birliğinin korunması amacıyla sınırlandırılmıştır. TMK’nın 194. maddesindeki düzenlemeye göre, eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemeyecek, aile konutunu devredemeyecek veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamayacak, konutu ipotek ettiremeyecektir. Bu sınırlandırma ancak diğer eşin açık rızası alınarak yapılabilir. Rıza alamayan ya da haklı sebeple kendisine rıza verilmeyen eş, hakimin müdahalesini isteme hakkına sahiptir. 
Kanuna göre, aile konutu şerhi konulmuş olmasa da, eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiil ehliyetleri sınırlandırılmıştır. Tapuya aile konutu şerhi verilmese bile o konut aile konutu özelliğini taşır. Zira, şerh konulduğu için aile konutu olmamakta, aksine aile konutu olduğu için şerh konulabilmektedir. Bu nedenle aile konutu şerhi “Kurucu” değil “Açıklayıcı” şerh özelliği taşımaktadır(Yargıtay HGK’nun04/10/2006 tarih ve 2006/2-591E- 2006/624K). Ancak unutulmamalıdır ki, aile konut şerhi konulması, bu hakların üçüncü kişilere açıklanmasını sağlamaktadır.
Aile konutunun eşlerden yalnızca birinin mülkiyetinde bulunması halinde diğer eşe, tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulmasını isteme hakkı tanınmıştır. Yine aile konutu ile ilgili kira sözleşmesine eşlerden yalnızca biri taraf olmuşsa, diğer eş de kiraya verene yapacağı bir bildirimle sözleşmenin tarafı haline gelebilecektir. Böylece her iki eş kira sözleşmesinin tarafı olur ve kira sözleşmesinden kaynaklı borçlardan müteselsilen sorumlu olurlar. 
Aile Konutu Şerhi Nasıl Konulur?
Aile konutu olarak özgülenen meskende oturan, ancak konutun maliki olmayan eş, kanundan kaynaklı haklarını korumak için tapu müdürlüğüne başvurarak şerh konulmasını isteyebilir. Konutun aile konutu olduğunu kanıtlayan muhtarlık ve varsa apartman yönetiminden alınmış belge, istemde bulunan eşin, tapudaki malikin eşi olduğuna dair nüfus kayıt örneği veya evlenme cüzdanı ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğü’ne müracaat ederek aile konutu şerhi konulmasını isteyebilir. Tapu Müdürlüğünce kişinin talebi alınıp şartların oluştuğu tespit edilmesi halinde, konutun üzerine tapuda “aile konutu” şerhi işlenecektir. Malik olan eşin haberi olmadan işlenen aile konutu şerhi, tasarruf yetkisi kısıtlanan malik eşe tapu sicil müdürlüğü tarafından bildirilir(TMK 1019).
Eşlerden Birinin Rızası Olmadan İşlem Yapılması Halinde Durum Ne Olacaktır?
Aile konutu olarak şerh edilen taşınmazın satışı, ipotek tesisi vb işlemleri her iki eşin rızası olmadan yapılamayacaktır. Ancak aile konutu şerhi olmasına rağmen, malik olan eşin bu tarz işlemleri yaptığı görülebilmektedir. Bu durumdadiğer eş satışişleminin iptal edilmesi için tapu iptal ve tescil davası açmalıdır. Böylece aile konutu şerhi bulunan taşınmazın devrinde üçüncü kişinin iyi niyetine bakılmaksızın koşulların oluşması halinde işlem mahkeme kararıyla iptal edilecektir. 
Tapu Siciline Aile Konutu Şerhi Verilmeyen Taşınmazın Devri Halinde Ne Yapılabilecektir?
Taşınmazın “aile konutu” olduğu tapu siciline şerh edilmemiş olsa dahi kendisinden rıza alınmayan eş tapuda yapılan işlemin iptali için tapu iptali ve tescil davası açabilecektir. Ancak bu durumda taşınmazı devralan üçüncü kişinin iyiniyetli olup olmadığı Mahkemece araştırılacaktır. Yargıtay HGK’nun04/10/2006 tarih ve 2006/2-591E- 2006/624K sayılı ilamında, kanunda rıza alınmadan yapılacak işlemleri önlemek amacıyla tapuya şerh verilmesi olanağı getirildiği, ancak bu düzenlemenin tapuya güven ilkesine istisna oluşturmayacağı açıklanmıştır. Yani TMK’nın 1023. maddesinde tapuya güven ilkesi öngörüldüğünden, aile konutu şerhi bulunmayan taşınmazın iyiniyetli üçüncü kişiye devri halinde üçüncü kişinin iyiniyeti korunacaktır. Yargıtay’a göre, devri iptal ettirmek isteyen eş, üçüncü kişinin iyiniyetli olmadığını ispat etmesi halinde devri iptal ettirebilecektir. Anlaşılacağı üzere, tapuda malik olarak görünen eşin aile konutu ile ilgili tasarrufta bulunmasını kesin olarak engellemek isteyen diğer eş, tapu kütüğüne mutlaka aile konutu şerhi koydurmalıdır. 
***
KAYNAKLAR
İlknur Serdar, 1756 (2014/4) Sayılı Genelge Kapsamında Aile Konutu Şerhi, DEUHFD,C.21,2019.
Şebnem Nebioğlu Öner, Aile Konutunun Özellikleri, Unsurları, Koruma Süresi ve Korunma Nedenleri, TBB Dergisi, 2011(97). 
www.sinerjimevzuat.com.tr


avcaglayavuz@gmail.com

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.