Ak Parti Trabzon Milletvekili Muhammet Balta'dan özel açıklamalar

Ak Parti Trabzon Milletvekili Muhammet Balta'dan özel açıklamalar

Çevre Komisyonu Başkanı Balta, Çevre Ajansını ve uygulamaları anlattı, net bir mesaj verdi...

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca uygulamaya geçirilen ‘Sıfır Atık Projesi’ çalışmalarının ileriye taşınması, içecek ambalajlarının etkin bir şekilde toplanmasını hedefleyen ve Bakanlığa bağlı olarak görev yapacak Türkiye Çevre Ajansı kuruldu. TBMM Çevre Komisyonu Başkanı ve AK Parti Trabzon Milletvekili Muhammet Balta, Ajansının kurulmasıyla dışarıdan gelecek atıkların tamamen ortadan kaldırılmasının hedeflendiğini söyledi.

Türkiye’deki çevresel değişimden bahseden Balta, yaklaşık bir yıl önce çıkarılan ve kamuoyunda ‘poşet kanunu’ olarak bilinen yasayı, vatandaşın cebinden para almak için değil plastik tüketimini azaltmak için yaptıklarını söyledi. Gelinen noktada poşet tüketiminin yüzde 80 azaldığını belirten Balta, “Çöp sadece bir atık değil, ekonomik değeri olan bir hammaddedir” dedi.

 

Röportaj: Fatma YAVUZ

balta-roportaj-tamam-3.jpg

BİZ MASKEYİ 90’LARDAN TANIYORUZ

Biz AK Parti döneminde çevresel sorunlarla alakalı çok güzel işler yaptık. Bu konuyla ilgili ‘sözde çevrecilere’diyorum, esas çevrecilere değil; eleştiriyorlar ama Türkiye bu konuda nereden nereye geldi bir özetlemek, bakmak gerekiyor. 90'lı yılları bir hatırlayın, büyükşehirler yaşanmaz bir hal almıştı. Katı yakıtların ısınmak için kullanılması, kirli suların serbest bir şekilde doğaya bırakılması, başta İstanbul olmak üzere büyük kentleri yaşanmaz hale getirmişti. O günlerle alakalı gazete manşetlerini ve mecliste milletvekillerinin neler konuştuğunu çıkardım. O dönem, İstanbul'un yaşanmaz bir kent olduğu konuşuluyordu. Bilim adamları tarafından, kronik rahatsızlıkları olanların büyükşehirlerden taşraya gitmesi, havası, suyu temiz yerleri tercih etmeleri tavsiye ediliyordu. O dönem İstanbul'da sular tankerlerle taşınıyordu. Gazeteler insanlara promosyon olarak maske dağıtıyordu. Ben mecliste parti grubu adına bir konuşmaya çıktım, "şu anda virüs var ama biz maskeleri 90'lı yıllardan tanıyoruz" dedim. 90'lı yıllarda maskesiz İstanbul’da yürünmüyordu.

ÇÖP DAĞLARI PATLIYORDU

İstanbul'da çöp dağları patlamış, yanılmıyorsam 39 kişinin 24'ünün cenazesine ulaşılmış, diğerleri bulunamamıştı. O çöp dağlarının altında insanlar kaybolup gitti. Kısacası havasının, suyunun, toprağının, denizin kirli olduğu bir İstanbul… Ankara da aynı şekilde, o dönemde büyük kentlerin hepsi aynı durumdaydı. O yıllarda 5 ilde doğalgaz kullanılmaya başlamıştı. Sayın Cumhurbaşkanımız İstanbul’da göreve geldikten sonra ilk işi İstanbul'un havasını temizlemek oldu. Bunun için doğalgaz kullanımının yaygınlaşmasını sağladı. Arıtma tesisleri yaparak içme suyunu temizledi. Böylece musluklardan içilecek su akmaya başladı. Haliç'i düzenledi. Katı atıklar için düzenli depolama sahaları yaptı. Sonrasın da bu sahalarda biriken ve patlamaya sebep olan metan gazını alarak, enerjiye dönüştürdü. Vahşice kullanılan çöp sahalarını düzenleyip, park bahçe olarak topluma kazandırdı. Bu zihniyet ve düşünce Türkiye geneline yayılmaya başladı. Çöpü toplamak çok büyük bir hizmetti. 2002 yılında sonra iktidara geldik ve bunu Türkiye genelinde yaygınlaştırmaya başladık. 

BAKANLIKTAN YERELE DESTEK

Atık su arıtma tesisleri yaygınlaştı, kirli sular arıtılarak doğaya bırakılmaya başlandı. Bunun yanında katı atıklar için düzenli depolama sahaları Türkiye genelinde yaygınlaşmaya başladı. Bunlardan enerji üretilmeye başladı. Her geçen gün hava ölçüm istasyonlarının sayısı artmaya başladı. Bunlara ek olarak doğalgaz bütün Türkiye'de yaygınlaşmaya başladı. Günümüz itibariyle 81 vilayet ve ilçede doğalgaz veya yenilenebilir enerji kaynakları kullanılmaya başladı. Burada hükümet ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, çevresel sorunlarla mücadele eden yerel yönetimlere büyük destek verdi. Avrupa Birliği fonları seferber edildi. Hibeler verildi. Çöp arabası konteyner, arazöz, çevreyle alakalı aklımıza gelebilecek her şey için belediyelere destek verildi. Atık su arıtma tesislerinin işletmesiyle ilgili uygulamalar yapıldı. Bu tesislerinin enerji giderlerinin belediyelere yük olmasın diye % 50'sini Çevre ve Şehircilik Bakanlığı karşılıyor. Bu hala devam ediyor. Katı atık depolama sahalarını da çok büyük destekler verildi. Bakanlık bu desteği hem zihniyet değişikliği olsunhem de çevremizi temiz tutalım diye veriyor.

ÇÖP SADECE BİR ATIK DEĞİLDİR

Şimdi biz ne yaptık? Önce suyu temizledik. Sonra çöpü toplamayı ve çöpü çöp kutusuna atmayı bir zihniyet dönüşümüyle halkımıza kazandırdık. Vatandaş artık köylerde de, şehirde de çöpünü çöp kutusuna atıyor. Çok nadir dışarıya atıyor. Çöp konteynırının, çöp arabasının ne olduğunu öğrendik. Çöpü yere atmamayı öğrendik. Gelişmiş ülkelerde çöp, çöp değil sadece. Ekonomik değeri olan bir hammadde. Bir suyun kutusu, ambalajı ekonomik değeri olan bir hammaddedir aynı zamanda. Bunu sokağa attığın zaman, hem sokağı kirletiyorsun hem de bundan gelecek olan maddi değerden feragat etmiş oluyorsun. Çöp atma ve toplama konusunda belli noktaya geldikten sonra. Biz bu atıklardaki maddi değeri de dönüştürmeyi hedefledik. Geldiğimiz noktanın bir üstüne çıkmayı hedefledik. Şu anda düzenli çöp toplama sahaları yapıldı. Artık çöpler denize, akarsulara veya ormanlara dökülmüyor.  Artık bundan sonrasında ne yapalım konusunda düşünmeye başladık.

SIFIR ATIK PROJESİ BAŞLADI

2012, 2013'lerde Türkiye'de ve büyükşehirlerde, çöpü dönüştürmek ve ekonomiye kazandırmak için belirli tesisler kurulmaya başlandı. Bunlar için yurt dışına gittik, nasıl olduğunu gördük. Sonrasında sayın cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan, "Sıfır Atık" temalı bir proje başlattı.

Ne demek sıfır atık? Kaynağından ayrıştırarak, çöpleri ekonomiye kazandırmak... Plastik ürünleri, metalleri, kağıtları, elektronik eşyaları ve evsel atıkları kaynağında ayrıştırıyoruz. Sokaklara her atık için ayrı çöp kutuları konuldu. Ancak bunlar yeterli görülmedi. Bunlar harici neler yapabiliriz diye görüşüldü. Ardından eğitimler verildi.

POŞET TÜKETİMİ YÜZDE 80 AZALDI

Gördük ki kamu elinden, müdürlükler elinden bu iş yürümüyor, profesyonel bir birime ihtiyaç var. İlk ayağında şunu yaptık, yaklaşık bir yıl öncekamuoyunda ‘poşet kanunu’ olarak bilinen kanun uygulamaya geçti. Bu yasayı niçin çıkarttık, niye paralı yaptık? Bunu vatandaşın cebinden para almak için yapmadık. Plastik tüketimini azaltmak için yaptık. Bu bütün dünyada böyle, ‘kirleten öder.’ Sen kirletiyorsan öde kardeşim. Kirletmiyorsan kazan. Poşet alma, bez torba al. Benim eşim bile evde hemen iki tane bez torba dikti, market, pazar alış verişimizi bunlarla yapıyoruz. Bizim doğada en fazla gördüğümüz şey plastik poşetlerdir. Deniz taştığı zaman, kızdığı zaman bunları hep yüzümüze kustu. Poşet yasasıyla, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bir gelir elde etti. Bu geliri de belediyeler ve çevresel sorunlara aktardı. Poşet tüketimi %80 azaldı. Ama bu da yeterli değil.

balta-roportaj-tamam-4.jpg

ÖZGÜR AMA SAYIŞTAY DENETİMİNDE

Kamunun o hantal yapısı bu işte ilerleyişi yavaşlatınca, daha operasyonel bir birim kurmaya karar verdik. Bakanlıkla ve milletvekili arkadaşlarımızla konuştuk. Sıfır atığında altyapısını oluşturacak ve güçlendirecek daha profesyonel ve daha operasyonel bir birim kuralım dedik. Bu birim de yine bakanlık içerisinde olsun ama bağımsız bir kurul bu işi yürütsün. Çevre Ajansı altında bunu kuralım dedik. Buranın bir başkanı, iki tane yardımcısı, yönetim kurulu, danışma kurulu olsun şeklinde düşündük. Bundan sonra ilk 5 yıl içerisinde Türkiye'de örgütlensin. İhale yasasında daha özgür ama kamu ve Sayıştay denetimine tabi olsun. İhalelerle uğraşmasın. Bundaki amacımızda süreyi kısaltıp bir an önce işleri çözebilmek. Ancak diğer taraftan da Sayıştay denetime tabi olsun. Bunları oturduk konuştuk, muhalefetle de konuştuk. Siyasetin geleneğidir, kamuya çıktığın zaman eleştirilirsin. Ancak bu yasanın çıkışında eleştiriler olsa da destek açısından engellemeye yönelik bir şey olmadı. Görülüyor ki bunun eleştirilecek bir yanı yok.

KİRLETME, KİRLETME PARASINI AL!

Az önce söylediğim gibi, kirleten öder. Ama esasında bu yetmez. Yine su şişesini örnek verelim. Bunu üreten fabrikaya diyoruz ki, ne kadar ürettin bu ay? Bin adet ürettim. Bizde diyoruz ki, bunu depozite bedeli 1 lira, bin lira ajansa vereceksin. Peki bu firma nereden alacak? Satış noktalarından alacak, büfeden, marketten, bakkaldan. O da oradan alıyor, satış noktasındaki adam da tüketiciden yani senden benden alıyor. Peki tüketici nereden alacak? Çevre ajansı her ilde örgütlenecek veya örgütlenmeye önayak olacak. Bir kısmını özel sektör yapacak. Her ilde makinalar kurulacak, Avrupa'da bunun örnekleri var. Gideceksin atığı makinaya atacaksın, ücretini alacaksın veya kartın olacak kartına yatacak. Makinaya attın paranı almak istemedin, almıyorum dedin. Bunun parası ajansa kalacak. Ajansta bu parayı çevresel sorunlarla alakalı yatırımlarda kullanacak. Olay bu şekilde kapalı devre mantığında işleyecek. Alıyor ve seni zorunlu kılıyor, kirletme diyor. Kirletme parasını al.

5 YIL İÇİNDE BU İŞ OTURACAK

Bunun vatandaş tarafından kabulü ve uygulanmasında sıkıntı olmaması içinde bazı adımlar atılacak. Öncelikle çevre ajansı bu işe sadece öncülük yapmayacak. Bilgilendirmeler, eğitimler yapacak, toplumu bilinçli hale getirecek. Yasa şu an çıktı, altyapısı hazırlanıyor. Hızlıca biz bunu kuracağız ve 5 yıl içerisinde Türkiye'de bu işin oturacağını düşünüyoruz. Yıllık getirisini 20 milyar civarında olacağını ve 100 bin kişiye istihdam sağlayacağını düşünüyoruz. Ancak ben maddi boyutuna önemli olarak bakamıyorum, bir yere dikkat çekmek istiyorum; kimyasallar sokağa atıldığı zaman bütün canlılara zarar veriyor sadece insanlara değil. Bunun bıraktığı hasar parayla ölçülebilecek bir şey değil. Ağaçlar kesilmeyecek, kağıtları tekrar kullanacağız. Pillerin içerisindeki kimyasal atıklar doğaya karışmayacak. Elektronik ürünlerinin içerisindeki değerli maddeler geri kazandırılacak. Bizim öngörümüz beş yılda bu proje tamamlanacak.

DÜNYANIN EN MODERN TESİSİ

Araklı'da kurulan tesis şu an en modern tesislerden biri. En son Hamburg'da bir tesis görmüştüm, burası onun biraz daha gelişmiş bir versiyonu. Trabzon'dan Rize'den oraya gelen rezervler bakın çöpler demiyorum. Rezervler orada işlenecek enerji üretilecek, ekonomiye kazandırılacak hem de bizim görselliği bozuk, etrafa kötü kokular saçan bir yer olmayacak. İçerisine rahatça girilebilecek, insanların rahatça çalıştığı, ekmek parası kazandığı bir yer olacak. Bunlar Türkiye'de, Çevre Ajansı ile birlikte yaygınlaşacak ve önümüzdeki süreçte çevresel sorunlarımızı çözmüş olacağız. Buradan gelen gelirle beraber daha fazla atık su arıtma tesisi kuracağız, farklı alanlardaki çevre projelerini destekleyeceğiz.

İLÇELERE OTOPARK YAPMA DESTEĞİ

İkinci olarak bu teklif edilen yasanın içerisinde otoparklarla alakalı bir madde var. İlçelerde de otoparkları büyükşehir belediyeleri yapıyordu. İlçe belediyeleri, otopark ruhsat gelirlerini büyükşehre gönderiyordu. Gördük ki, Türkiye'de bu işin çözümü zorlaşmaya başladı. Büyükşehir belediyeleri, Türkiye genelinde bu işte başarılı olamadı, otopark paralarını aldılar ama ilçelere otopark yapmadılar. Dedik ki; ilçe belediyelerine bölge otoparkı yapma hakkı verelim. Bu paraları büyükşehre göndermesinler. Kendileri aldıkları paralarla otopark yapsınlar. Büyükşehirde ekstradan yapacaksa gitsin yapsın, o ayrı bir şey. Ve şöyle bir şey var, ilçe belediyesi aldığı parayı, 5 yıl içeresinde otopark yapımında kullanmak zorunda, başka bir yere harcayamaz. Bu şart. Amaç otopark yapılması, ilçe belediyeleri de yapsın, büyükşehirde yapsın. Hatta özendirelim, cazip hale gelsin, özel sektör de yapsın. Burada amaç sorunu çözmek...

ÇEVRE AJANSI HAKKINDA!

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca uygulamaya geçirilen ‘Sıfır Atık Projesi’ çalışmalarının daha ileriye taşınması, içecek ambalajlarının etkin bir şekilde toplanmasını hedefleyen ve Bakanlığa bağlı olarak görev yapacak Türkiye Çevre Ajansı kuruldu. Kanun, 30.12.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı. Buna göre Ajans, bakanlıkça belirlenen çevre strateji ve politikaları doğrultusunda, depozito yönetim sistemini kurma, kurdurma, işletme veya işlettirme, ilgili tarafların depozito yönetim sistemine dahil olmasını sağlama ve bunların yükümlülüklerini belirleme ile Bakanlıkça belirlenen depozito bedeli, ücret ve teminatları alma ve iade etme faaliyetlerini yürütecek. Çevrenin iyileştirilmesine yönelik faaliyetlerde bulunacak Ajans, sıfır atık yönetim sisteminin kurulmasına ve uygulanmasına katkı sağlayacak. Türkiye Çevre Ajansı, kamuoyunda duyarlılık ve farkındalık oluşturmak amacıyla görsel, işitsel ve yazılı yayınlar hazırlama, yayımlama, basın ve yayın organları ile iş birliği yapma ve kampanya, yarışma, tanıtım gibi faaliyetlerde bulunacak.

 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.