AK Parti ve CHP'nin Çoklu Baro hesaplaşması

AK Parti ve CHP her konuda olduğu gibi Avukatlık Kanunu ve Çoklu Baro uygulaması üzerinden hesaplaşmaya devam ediyor. 

AK Parti'nin bakış açısı şu şekilde oluşuyor: "CHP'nin Tek-Parti dikta anlayışının ürettiği kaleler tek tek düştü ve düşmeye de devam edecektir. Baroları da ellerinden alacağız" 

Bu kaleler AK Parti'ye göre bir nevi kurtarılmış derebeylikleri gibiydi.  Hepsi seçilmeden siyasette söz sahibi olmuş kurumlar ve/veya doktrinlerdi. Her birinde serbest seçimlerle iktidar olamayan CHP'nin vesayetle devlet iradesinin bir köşesine sahip olma gayreti vardı AK Parti'ye göre...
CHP'nin söz konusu vesayet sistemine askeri darbeler ve darbecilik,  MGK'lar,  Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu, meslek odaları, rektörlükler vb. kurumlar aracılık ediyordu.

AK Parti kendince CHP'nin vesayeti altında olduğunu düşündüğü her kurumu kendi lehine,  kendi anlayışına,  kendi ideolojisine göre dönüştürmek istiyor. AK Parti Trabzon Milletvekili Salih Cora, "Cübbelerini bizim karşımızda iliklemelerini beklemek gibi düşüncemiz yok. Haddimizde değildir. Ancak cübbelerini ana muhalefet partisinin önünde ilikleyip baro başkanlığını bir başka  makam için sıçrama tahtası olarak kullanılmasına özellikle karşıyız" ifadeleri dikkat çekici.. Milletvekili Cora bu sözleriyle baroların CHP'nin güdümünde olduğunu beyan ederek yeni düzenlemeyle bunu kırarak AK barolar kurma niyetini bizce netleştiriyor.

***

 

Aslında bize göre AK Parti de CHP de kendi vesayet sistemlerini oluşturma gayretlerini bu sefer barolar üzerinden hesaplaşarak yapıyor. Olan biten bundan ibaret.
AK Parti kendince anayasadaki Kemalist düşünce adı altında anti-demokratik, insan haklarına aykırı düşüncelerin dayatılmasını engellemeye çalışıyor. Ancak bunu yaparken anti demokratik ve insan haklarına aykırı düşünceleri kendi dayatıyor.  

Özetle şunu söyleyebiliriz ki bugün AK Parti de CHP de baroları içerden fetih edip siyasetin bir parçası haline getirmeye çalışıyor. Barolar her iki tarafın ideolojik  hedefleri için bir hesaplaşmaya sahne oluyor. AK Parti Kemalizm'in ülkedeki tüm kurumlardaki hakimiyetini kırarken,  kırmaya çalışırken; CHP de elinde kalmış son kalelerden biri olan baroların elden çıkmaması için son gayretlerini ortaya koyuyor. 

Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi ve sivil bütün kurumlarına yansıyan bir vesayet hesaplaşma sürecinden daha geçiyoruz Avukatlık Yasa Tasarısı ve Çoklu Baro uygulamasıyla anlayacağınız. 

***

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz...

AK Parti iktidarından önce Cumhuriyetin siyasi, askeri, bürokratik seçkinleri; Türkiye’nin belirlenen laik, Batıcı, seküler milliyetçilik dışında bir yol aranmasına kapıları tamamen kapattığı için sosyalist, İslâmcı, Turancı teklifleri, siyasetleri "tasnif dışı" görüyor, yeri geldiğinde bunları eziyor,  yeri geldiğinde yok sayıyordu. AK Parti'nin 14 yıllık iktidarında ise İslamcılığı çok su götürür,  çok tartışılır olsa da AK Parti'nin tırnak içindeki "siyasal İslamcılığı",  "tasnif içi" olmakla kalmadı bizzat Cumhuriyet seçkinlerinin vesayet boşluğundan arta kalan yere kendisi konumlandı. AK Parti bu minvalde barolar örneğinde görülecek şekilde son kaleleri de düşürmeye çalışıyor.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.