Akademisyenlerin gözünde üniversiteler!

KTÜ öğretim üyelerinden Prof.Dr. Kenan Çelik, önceki gece geç saatlerde, ‘Akademisyenlerin gözünde Üniversiteler’ başlığı ile kısa bir not attı ve şöyle dedi:

akademisyen.jpg‘194 üniversitenin akademik ekoloji genel sıralaması, Karadeniz Teknik Üniversitesi 74. KTÜ’nün türevi ve yönetimin alt kümesi olan Trabzon Üniversitesi 179,  Tarsus Üniversitesi 3. sırada… Bilkent 1, Boğaziçi ise 2.sırada… Belki bilmeyenler vardır. Tarsus Üniversitesi’nin rektörü beğenilmeyen, KTÜ rektör adaylığında her türlü iftiraya maruz kalan Orhan Aydın… Kendisini tebrik ediyorum. Başka da bir şey demiyorum. Trabzon ve Tarsus Üniversitesi aynı zamanda kuruldu.’

 

Cora’yı ziyaret!

cora-001.jpg

Trabzon Şoförler Odası Başkanı Ömer Hakan Usta, oda yöneticileri Ankara’da TBMM’de Trabzon milletvekillerini ziyaret etti. Usta, AKP Trabzon milletvekili Salih Cora’ya, şoför esnafının sorunlarını anlattı. Salih Cora, ‘Dolmuştaki dönüşüm sürecinde esnafımızın işin kolaylaştıracak (ÖTV ve Faizsiz Kredi) hususlarda görüş ve önerilerini değerlendirdik’ dedi.

 

Araklı’dan Ortahisar’a!

araklidan.jpgAKP Trabzon teşkilatının ağır toplarından il başkan yardımcısı Hasan Dilekoğlu’nun, Ortahisar ilçe Başkanlığına getirilme ihtimalinin yüksek olduğu belirtiliyor. Hasan Dilekoğlu’nun Ortahisar ilçe başkanlığına getirileceği haberi, ilçe yönetimindeki isimlerden ve eski ilçe yöneticilerinin bir kesiminin tepkisine neden olmuş. Hasan Dilekoğlu, partisi için her tür fedakarlığa katlanan bir isim. Ortahisar ilçe başkanlığına da yakışır. Dilekoğlu’nu eleştirenlerin bir kısmı, Hasan beyin Araklılı olduğunu belirtiyor. Bu eleştirileri yapanlar mevcut başkanın Akçaabat kökenli olduğunu unutuyorlar.

Vekiller Revi’yi istemiyormuş!

vekiller.jpgAKP’ye yakın gazetecilerden biri olan Ali Savaş, AKP’nin 4 vekilinden 3’ünün il başkanı Haydar Revi’nin yeniden il başkanı olmasını istemediklerini yazdı. Ali Savaş, sonuca çapraz sorgulama yaparak ulaşmış. Savaş’ın iddiasına göre Haydar Revi’yi istemeyen vekiller şunlar; Muhammet Balta, Adnan Günnar, Salih Cora… Bahar Ayvazoğlu ise üç vekille aynı görüşte değilmiş. AKP milletvekillerinin il başkanının yeniden göreve devam edip etmemesi konusunda kesin bir tavır içerisinde olduklarını sanmıyoruz. Vekiller, bize göre, il yönetimine yeni bir heyecan gelsin diye ancak değişim isterler. Haydar Revi de uzun zamandır aynı koltukta oturduğu için yorulmuş olabilir. Haydar Revi’nin başkanlığı bırakması vekillerin yanı sıra genel başkanın da oluruyla gerçekleşir. Bu da unutulmamalı…

Hasan Kalyoncu’nun ziyareti!

Türkiye’nin en büyük meyve ve sebze ihracatçılarından biri olan Kalyoncu Sebze ve meyvenin patronlarından Hasan Kalyoncu, Kurban Bayramı nedeniyle memleketi Trabzon’a geldi. Mersin, Antalya, Manisa başta olmak üzere Türkiye’nin sebze ve meyve üretim merkezlerinin bulunduğu bölgelerden alım yapan Kalyoncu, ürünleri Rusya, Ukrayna başta olmak üzere farklı ülkelere ihraç ediyor. Kalyoncu ayrıca, üretim de yapıyor. Kalyoncu, Pandemi nedeniyle son aylarda ihracatın yavaşladığını söyledi.

****************

Sen Atatürk'e küfrettikçe;

Çanakkale gelir aklıma. 15’liler geçer gözümün önünden uygun adımla, boğazım düğümlenir.

Anası askere gönderirken kına yakmıştır kuzusunun başına, bir de başındaki tülbendin yarısını kesip vermiştir, vurulunca yarasına yakıp ta bassın diye.

O yara ki, onun için M. A. Ersoy şöyle der Çanakkale şiirinde ;

Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...

Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.

Derken, ben ağlarım...

Sakarya'da, Duatepe'de, Kartaltepe'de, Çaltepe'de, Türbetepe'de, Yıldıztepe'de, Mangaltepe'de ölen atalarım aklıma gelir, ağlarım.

C. Atıf Kansu bir şiirinde;

9’duk gün ışırken,

1’e indik gün düşerken,

Bir ben kaldım Çiçekdağlı Halil,

Yaşıyorsam talih değil, bir acıdır benim için.

Der.

Sen Atatürk'e küfrederken;

Bir kış günü üşüdüğünde Sarıkamış aklına gelmez mi hiç.

Sıcacık yatağında yatasın diye, namusun, şerefin yere düşmesin, özgürce yaşayasın diye bunca şehitler aklına gelmez mi hiç. Gelmez bilirim.

Yoksa küfreder misin Atatürk'e. O'na küfretmek bütün şehitlerimize küfretmektir bilesin..

Sur'da, Cizre'de, Afrin'de şehit olanlara küfretmektir. Onu da bilirsin.

Siz de şunu bilin:

Türk düşmanları, Atatürk düşmanları, sizlere kalacaksa bu vatan, yaşarsam namert olayım.

Yaşarsam GÖK GİRSİN-KIZIL ÇIKSIN

Büyük Türk Milletine sözüm olsun.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

(Turgay Küçük)

***************

Amerika Osman Kavala’nın serbest bırakılmasını istemiş. Papazdan alıştı ya, elemanlarının Türkiye’de artık yargılatmamak için elinden gelen baskıyı yapmaya devam ediyor.

Dışişleri bakanımız: Türkiye bir hukuk devletidir, kimse hukuka karışamaz, diyor ama ne kadar ikna edici, bilemem. Görünen o ki, hukuk guguklaştıkça her ağızdan bir ses çıkması da normaldir. Yapılacak iş, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir hukuk devletine bir an evvel kavuşturulmasıdır. Tek adam sisteminin bizi getirdiği yer maalesef bu durumdur. (Temel Kahveci)

****

Ayasofya'da namaz kılmanın herhangi bir hikmeti yoktur. Şayet olsaydı biz de bir şekilde onu hissederdik. Gidin Sürmene'nin Tzida köyündeki Rumlardan kalma camiye çevrilmiş Tzida manastırının hocasına sorun meselâ. Size söyleyeceği şudur. ''Hocam burası 1895'te Çarlık Rusya'sında gurbet yapan Rumların gönderdiği paralarla yapılmıştır. Manastırı yapan ustalar paralarını alamadığı için o günlerde ölmüş köyün baş papazının cesedini gece vakti çıkartıp manastırın kapısına asıyorlarmış. Ee haliyle Rumlar çok korkmuşlar. Bu durum birkaç gün daha devam edince, ustaların fışkı yemesi olduğunu anlamışlar ve hemen paraları ödenip papazın cesedi kurtarılmış. Dağın içinden manastırın ortasına gelen vaftiz suyu haznesinden taşar ve manastırın kara taşla kaplı tabanına yayılır. Taşlara yayılan o su kışın manastırın içini ılık yazın ise serin tutuyormuş. Manastırın altında eskiden atların bağlandığı bir ahır bölümü mevcuttur. Ama elan metruktür. Manastır kara taştan yapıldığı için duvar aralarında bolca zehirli akrep bulunur. Kaç zamandır burada imamlık yapıyorum ama henüz bir hikmetini göremedim bu manastırın.''

Bu türden kiliselerin, manastırların camiye çevrilmesinin tek nedeni Müslüman ahalinin ibadet yeri ihtiyacını karşılamaktı. Çünkü fetihlerin yapıldığı yıllarda bu yapıların dışında ibadethane olarak kullanılabilecek yerler hemen hemen hiç yoktu. Ama günümüzde durum öyle değildir. Müslümanların ibadet ihtiyaçlarını karşılayabileceği yığınla mabet ya da mekân mevcuttur. Bu mabetlerde ibadette ısrar ediyor olmalarının nedeni dini bir ihtiyaç değil tamamen politiktir. Ve öyle zannedildiği gibi Hıristiyanlara ya da küffara karşı bir gözdağı verme maksadıyla da yapılmıyor bütün bunlar. Sadece kendi ülkelerinde iktidara destek vermeyenleri din iman kitap camii üzerinden ayrıştırmak ve kendi iktidarlarını pekiştirmek için yapılıyor bütün bunlar.  (Metin Kondel)

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum