Akçaabat’ın dolgu alanında ne yapılacak?

Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nde geçtiğimiz hafta, Söğütlü sahasının yerinde yapılması planlanan spor lisesi tartışıldı. ASKF Başkanı Cahit Erdem, amatör takımların maç ve idman yaptığı sahanın yerinde okul yapılmasının yanlış olduğunu söyledi. Kulüp yöneticileri de projeye şiddetle karşı. Bize göre de oranın yapılaşmaya açılması doğru değil.
Büyükşehir Belediyesi, Akçaabat’ta spor lisesi veya bir başka okul yaptırmak istiyorsa, bize göre en uygun yerlerden biri Haçkalı Hastanesi’nin deniz tarafında yer alan Karayolları lojmanlarının bulunduğu bölge. Orası okul yapılmasına da müsait bir yer.
Bu arada Akçaabat Belediyesinin, ilçenin Trabzon tarafından girişinde, deniz tarafında onlarca dönümlük dolgu alanı var.
Belediye Başkanı Şefik Türkmen ve ekibi bu alan için neden bir proje üretmez. O bölge neden halka açılmaz?

Balkon mu teras mı?
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Gümrükçüoğlu, Meydan Parkı 3. Etap projesinde, İskenderpaşa katlı otoparkının doğusunda, liman tarafında balkon yapılacağını söylemiş. Başkan bize öyle geliyor ki balkon ile terası karıştırdı. Balkon, bir binada olur. Başkan orada katlı bir bina yapmayacağına göre seyir terası yaptıracak. O da nasıl olacak belli değil! O bölge bildiğimiz kadarıyla Çömlekçi dönüşüm projesi kapsamında! Ayrıca orada alt katı kapalı üstü açık iki otopark var. Doğu kısmında da bir lokal vardı. Başkan herhalde lokalin bulunduğu yere balkon yapacak!

balkon-mu.jpg

Ayasofya ve Sümela!
TGC eski başkanlarından Ergun Ata, geçtiğimiz hafta Küba’da idi. Ata’ya Küba izlenimlerini sorduk. “Valla ne söyleyeyim, bir mağarayı gezmeye gittik. Mağara öyle bildiğiniz bir mağara değil. İçinde bir göl var. Bu gölde teknelerle geziyorsunuz. Mağaraya girişte de 15 Euro ödüyorsunuz. Bir başka yere gittik, 10 Euro verdik. Müzelerin ören yerlerinin hepsi paralı” dedi.

ayasofya.jpg
Dünyanın hemen her ülkesinde müzelere, tarihi yerlere girişte para ödenir. Trabzon’da ise Sümela’yı onarıma aldık, ziyarete yasakladık. Ayasofya’nın ise yarısını camiye çevirdik ve girişi de ücretsiz yaptık. Ayasofya ve Sümela’yı turizme açıp girişini ücretli hale getirsek, buradan elde edilecek gelirle herhalde bir değil birkaç cami yapılır. Ama kim yapacak?

İspanya’da fındık fiyatı!
Trabzon’un hali vakti yerinde olan gazetecilerinden Osman Cudi Yılmaz, yazları Ege’de, sonbahar ve kış aylarında ise Ankara ve Trabzon’da yaşayan bir isimdir. Osman Cudi, ara sıra da eşi ile birlikte yurt dışına gider. Birkaç yıl önce Güney Amerika’ya giden Osman Cudi Yılmaz bugünlerde İspanya’da. Osman Cudi, İspanya’nın başkenti Madrid’de bir markete gider ve raflarda fındık aramaya başlar.

ispanya.jpg
Osman, rafta fındığı ve satış fiyatını görür ve sosyal medyada aşağıdaki satırları yazar;
“Yer; İspanya'nın başkenti Madrid...
Marketin rafında İspanya'da yetiştirilen poşet içerisindeki kabuklu fındık dikkatimi çeker. Poşetin altında kabuklu fındığın 400 gramı 3.55 Avro yazar.
Türk lirasına çevirirsek: 15.265 TL
Yani İspanyol fındık üreticisinin ürettiği fındık işlenmeden, markette kilosu 38 lira 16 kuruştan satılıyor.
Dünyada bir yılda üretilen fındığın yüzde 70’ini üreten Türk köylüsü ise fındığı 8 liraya satıyor.  Hadi bunu market bazında satışı 16 lira olsun…
İspanya’da kilosu 38 Türkiye’de 16 lira…
Ve şimdi bu örnekleme yaptığımız kıyaslamayla soralım;
AKP hükümeti Türkiye'de FINDIK vesaire, üreticiyi mi koruyup kolluyor, yoksa iktidarını sürdürebilmek için üreticiyi köle mi yapıyor?”
***

Nikah; kadınla erkek arasında birlikte yaşama arzusunun kayıt altına alınması, nikah kıyılan insanların birbirlerine karşı hukuklarının korunması ve o birlikten doğan soylarının açık olması için bir sözleşmedir.
Nikahın kimin tarafından kıyıldığı hiç önemli değildir. Kaptan, pilot, belediye başkanı, haham, papaz, nikah kıyabilir. Nikahlanan bireylerin evlilik birliği ölüm gibi taraflardan birinin kaybı ya da boşanma sebebi ile bitmesi halinde olacaklar önemlidir. Evlilik birliğinde taraflar eşit ortak kabul ediliyorsa nikahı kim yapmış mühim olamaz. Ama eğer "talakı selase ile boş ol" yetkisini taraflardan birine verirseniz o veren için aptallıktır.
Ne ben, ne karım, ne oğlum, ne gelinim, ne kızım, ne damadım aptaldır. Din adına aptallığı tercih edenlere de sadece acırım.
Ayrıca bu hareket "CAMBAZA BAK" ise ben yemedim ve yemem.
Güçlenen Türkiye'de AKP iktidar olduğunda ki emeğim karşısında elde ettiğim satın alma gücüm bugün üçte bir oranında düşmüşse beni dinle uyutamazsın, korkuyla bastıramazsın, yalanla kandıramazsın. Bu böyle biline! (M. Haydar Ustaoğlu)

 

Önceki ve Sonraki Yazılar