AKP yöneticisi Besire Hanım Belediye’den neden istifa etti?

Düzköy eski Belediye Başkanlarından merhum Mehmet Akkaya, başkanlık koltuğuna oturur oturmaz, çiçeği burnunda mimar olan Besire hanımı, Belediye’de işe başlatır. Vesile hanım, 4 yıl Düzköy belediyesinde imardan sorumlu mimar olarak görev yapar. Vesile hanım, belde belediyesi olan Akyazı’ya gelir. Akyazı Belediyesinin imar sorumlusu olur. Belde belediyeleri kapanınca, Besire Çörekçi Arslan, Ortahisar Belediyesi İmar Müdürlüğü bünyesinde göreve başlar.
Ortahisar Belediyesi’nde işçi kadrosunda çalışan mimar Besire Çörekçi Arslan, AKP il yönetimine de girer. Bir yandan parti, diğer yandan belediye! AKP yöneticisi olan Besire hanımın, tahminimiz o ki, Ortahisar Belediyesinde biri veya birileri ile yıldızı uyuşmadı.
Besire hanım, önce Fen İşleri Müdürlüğüne gönderildi. Bir süre sonra ise Ortahisar asfalt şantiyesine! Farklı belediyelerin imar birimlerinde 20 yıl görev yapan, imar konusunda tecrübeli mimar bir hanımın asfalt şantiyesine atanması gerçekten ilginç. Üstelik partili bir mimar! Ve Besire Çörekçi Arslan, asfalt şantiyesine atandıktan kısa bir süre sonra belediyeden istifa etti.
Dün Besire hanımı aradık. Soruşturma sonucu mu, asfalt şantiyesine sürgün edildiğini, neden istifa ettiğini sorduk.
Besire hanım, “Hakkımda hiçbir soruşturma, teftiş, kovuşturma olmadı. Fen İşlerine ve oradan da asfalt şantiyesine neden sürüldüğüm bilmiyorum. Bana yapılanları hak etmedim. İstifa ettim” demekle yetindi.
Besire Çörekçi Arslan’ın, kadrolu olmasına rağmen istifa etmesinin partide yeniden görev alıp almaması ile ilgili olduğunu sanmıyoruz. Besire hanımın öyle para ile pul ile de bir ilişkisi yok. Olsa duyulurdu. Bu istifanın perde arkasında mutlaka bilmediğimiz, söylenmeyen nedenler vardır, diye düşünüyoruz.


‘Partiye üye olmadım,
partide üyeliğim var!

Dün Trabzon’daki bir devlet hastanesinde görev yapan doktor aradı. ‘Haberim olmadan beni AK Parti’ye üye yapmışlar. Ben devlet memuruyum. Ortahisar ilçe başkanını aradım. Ulaşamadım. Bir insanı habersiz partiye nasıl kayıt ederler’ dedi.
Doktor, geçmişte de haberi olmadan kendisinin AK Parti’ye üye yapıldığını belirterek, “Kaşüstü’nde Adliye’ye gittim. ‘Ben partiye üye olmadım, ama üye görünüyorum’ dedim. Bana, ‘istifa dilekçeni yaz’ dediler. Ben de, ‘kayıt olmadım ki istifa edeyim’ dedim. Uzun uğraştan sonra üyeliğim iptal edildi. Bugün yine aynı olayla karşılaştım. Beni yine üye yapmışlar. Ben devlet memuruyum. Ben, AK Parti’nin kapısından içeri girmedim. Beni nasıl üye yaparlar” dedi.
AKP’nin, birkaç yıl önce başlattığı üyelik kampanyasında görünen o ki, çok sayıda insan gıyabında partiye üye yapılmış. İnsanların çoğu, Yargıtay’ın internet sitesinde partilerin üyelerine göz atmadığı için bu olaydan habersiz.
İnsanları habersiz A, B veya C partisine üye yapmak doğru olmadığı gibi etik de değil. Partilere üyelik gönül ve siyasi tercih işidir.
Gürdoğan’ın adayı
Saffet Kalyoncu!

Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliğinin, nisan ayının son haftasında yapılacak genel kurulunda, birlik başkanlığına Lider Gıda ile birlikte Türkiye’nin en büyük sebze ve meyve ihracatçısı olan Kalyoncu grubun ortaklarından Saffet Kalyoncu’nun getirilmesine kesin gözüyle bakılıyor.
Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan, “Birlik başkanlığına firma merkezini Trabzon’dan Akdeniz bölgesindeki bir ile aldırmayan Trabzonlu sebze ve meyve ihracatçılarından birinin temsilcisinin gelmesi gerekir. Bu isim de bana göre Saffet Kalyoncu olmalıdır. Bir sonraki dönem de bir başka büyük firmamızın temsilcisi. Trabzon’daki tüm ihracatçı arkadaşlarımızın Saffet Bey üzerinde ittifak sağlayacaklarını düşünüyorum. Veysel Beyazlı beyin de bu isme itiraz edeceğini sanmıyorum” dedi.  Ahmet Hamdi Gürdoğan, Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliğinin nüvesini, sebze, meyve, hububat ve Çayeli Bakır işletmelerinin oluşturduğuna işaret ederek, “Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği olarak, büyük firmaları Trabzon’dan kaçırmamalıyız. Bu firmaların yalnız İhracatçılar Birliğine değil, TTSO’ya ve Borsa’ya da ekonomik olarak büyük katkıları var” dedi.


*****************************************************************


NEVRUZ NEDİR? ATEŞ YAKMA İŞİ NEREDEN GELİR?
 BUGÜNE DAİR HER ŞEY:
Sertaç Hellaç
 Hoş geldin Sultan Nevruz... Erişti bahar... Bugün artık gece ve gündüz birbirine eşittir. Gündüzler artık uzayacaktır... Rumi takvimde 9 Mart, miladide dün. Klasik bir ekinokstur aslında. Tüm bu tarz bayramlar gibi coğrafi ve doğal bir zorunluluktur... Misal Azeriler Nevruz'u Paskalya'daki gibi yumurta boyayarak tavşanlı falan kutlar...
 Lastik yakmakla Nevruz'un çok ilgisi yoktur. Tavşan ve ateş işi Cemşid'ten gelir (lastiği bizimkiler eklediler). Cemşid Mazenderan Ormanlarında tavşanlarla takılır, vegan falan olmadığından kafasına göre onları avlamaktadır. Yine bir gün takılırken zehirli yılan görerek ok atar; lakin ok yılanın bulunduğu kayalara çarpıp kıvılcım çıkarır bu da etraftaki kuru otları tutuşturur. Cemşid de aha, tamam lan, ben de bunu arıyordum der. Böylece ilk defa ateş gören İranlılar korkuyla ateşe secde eder. Karanlığı yok ettiği için onu kutsal sayarlar.
İranlılar biraz bu işi abartırlar... İş oradan Ahura Mazda'ya dek gidecektir. Tabii aynı coğrafya olunca, herkes birbirinden...
 Tabii birbirinden yürütme dedim ya, ona da "okumlayayım" biraz. Günümüz Avrupa'sında Ostara, Easter (paskalya) ya da Pesah (kelimelerin benzerliği)'ın Anadolu versiyonuna Nevruz denir. Te bak, Ostara görseline, te bak pirimizin elindekine.
 Aynı zamanda Hz Ali'nin de doğum günüdür Nevruz. Bu arada Alevilik Ali'yi sevmek değildir. Yani yetmez...
 Nevruz'un eski adlarını söyleyeyim:
 Nevrûz, Navruz, Novruz, Sultan Nevruz, Navrez, Nevris, Noruz, Ulusun Ulu Kunı, Uli Kün, Ergenekon, Bozkurt, Çağan Baba Marta, Köklü Marta, İlk Yaz Yortusu, Yeni Gün, Yengi Gün, Mart Dokuzu, Mereke, Mevriz, Mart Bozumu. (Dikkat et, Newroz yok!)
 21 Mart, aynı zamanda Yunus'un (Jonah diye bilir Batılı) balığın karnından çıktığı gündür.
 Genesis 6-9'daki Noah abinin (Nuh) gemisinin karaya oturduğu gün de bugün oluyor.. Ne tesadüf değil mi?

 

Önceki ve Sonraki Yazılar