Akvaryum projesi rafa kalkabilir!

Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in, Zağnos ile Tabakhane vadileri arasında tarihi Ortahisar’ın altından kayaları oyarak gerçekleştireceği akvaryum projesine, Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu’nun onay vermeyeceği ileri sürüldü.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’na yakın kaynaklar, Yüksek Kurulun projeye olumlu bakmadığını, tarihi kale surlarında telafisi mümkün olmayan hasarların meydana gelebileceği endişesiyle projeye izin verilmeyeceğini söylüyorlar.

Bu arada Zağnos vadisinin deniz tarafından, Ortahisar’ın kuzeyinde Müftülük binasının konferans salonunun altından çıkan ancak birkaç yıl önce betonla kapatılan dehlizin açılabileceği bildirildi.

 

Caminin parasını

Büyükşehir almış!

 

Beşirli sahilinde, deniz tarafında yıllar önce han, kahvehane ve mescit olarak kullanılan daha sonra camiye çevrilen Eyüboğlu camisi, Karayolları tarafından istimlak edilmişti. Trabzon Belediyesi eski başkan yardımcılarından merhum Fuat Eyüboğlu’nun babasının bağışladığı arsanın, istimlak parasını Müftülüğün değil Büyükşehir Belediyesinin aldığı bildirildi.

1 Nolu Beşirli Mahallesi muhtarı Muhittin Eyüboğlu, caminin yaklaşık 700 metrekare arsanın istimlak bedeli olan yaklaşık 900 bin lirayı, Büyükşehir belediyesinin aldığını söyledi. 

Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin cami istimlakı nedeniyle Karayollarından aldığı parayı nerede kullandığı bilinmiyor. Muhtar Eyüboğlu, Akyazı tünel girişinde dolgu alanında yapılan yeni camiye yıkılan camiye arsasını bağışlayan hayırseverin adının verilmesini istedi.

 

Kılıçdaroğlu’ndan 

Pekşen’e yeşil ışık!

 

CHP’nin 3-4 Şubat tarihlerinde yapılacak kurultayında, Trabzon milletvekili Haluk Pekşen’in genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun listesinde yer almasına ve parti meclisine gireceğine kesin gözüyle bakılıyor.

Önceki kongrede Muharrem İnce ile birlikte hareket eden Haluk Pekşen, iki yıl önce İnce’den ayrıldı ve genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekledi. Kılıçdaroğlu’nun yakın kurmayları arasında yer alan Haluk Pekşen’e, parti teşkilatlarının büyük çoğunluğu tam destek veriyor.

Bu arada CHP Trabzon eski il başkanlarından Yavuz Karan da parti meclisine aday olduğunu açıkladı.

 

Avni Aker Ormanı!

 

AKP milletvekili Adnan Günnar, il başkanlığı döneminde Avni Aker ve çevresinin park haline getirilmesi talebini Recep Tayip Erdoğan’a iletirken yanında da belediye başkanı Orhan Gümrükçüoğu’nun olduğunu, Erdoğan’ın da bu talebi değerlendireceğini ifade ettiğini söyledi. Günnar, TOKİ Başkanı Ergün Turan ile de konuyu görüştüğünü, bakan Süleyman Soylu ile birlikte bu bölgenin Trabzon’a yeşil alan olarak kazandırılması için çalıştıklarını belirtmiş.

Adnan Günnar, diş hekimi. Şehircilikle, şehir planlamasıyla uzaktan yakından ilgisi yok. O da bizim gibi, ancak şöyle olsun-böyle olsun şeklinde açıklama yapar. 

Böyle bir alanın değerlendirilmesi öncelikli olarak Ortahisar Belediyesi’nin işi olmalı. Çünkü alan Ortahisar Belediyesi sınırları içerisinde. Bu alan ile ilgili Ortahisar belediyesi dışında her kurum ve kişi fetva veriyor. Ayrıca, bu kentte şehir plancıları, mühendisler, mimarlar ve KTÜ gibi bir kurum var. Bu kurum ve kuruluşlara, Ortahisar’ın kanaat önderlerine bir şey sorulmuyor, ilçe ile ilgisi olmayanlar konuşuyor.

Avni Aker ve çevresi yani yaklaşık 150 dönümlük alan için hazırlanan taslak projeye, saha, spor alanları ve kültür merkezi eklendiğinde proje bizden kesinlikle geçer not alır.

Avni Aker’in bulunduğu yere çok katkı iki bina yapılabilir. İki bina, arazi tabanının ancak yüzde 3 veya 4’üne tekabül eder. Geri kalan alanda, meydan, iki katlı mağazalar, gezinti yolları, park, bahçe, futbol ve basketbol- voleybol sahası, Atatürk alanında yıkılan Opera binasının bir benzeri rahatlıkla yapılabilir.  Numune hastanesinin önündeki yol alta alınabilir. Hastane ile Yavuz Selim sahası bütünleşebilir. Yarın, Numune hastanesi beş yıldızlı otel olabilir. İleride otel olacak binanın doğusundaki alana opera binası yapılabilir.

Avni Aker ve çevresinin, orman ve park olma düşüncesine, söylemine katılmıyoruz. O bölgenin ikinci bir meydan olabilmesi için üst paragrafta yazdıklarımızı içermeli. 

 

***

 

KASKETLİ KUVVA-İ MİLLİYE İDİ!

 

1980 öncesi CHP, Şimdiki Galerya iş merkezinin, bulunduğu yerdeki tarihi bina idi.

Alt katı kahvehane üst katı, yönetim binamızdı.

Son gençlik kolları bizdik. Son İl başkanı Ertuğrul Atakan,

Son Merkez İlçe Başkanı, Fuat Eyüboğlu idi. Partinin Kahvehanesini, Hasan aga(Aksakal) işletirdi. Ramazan’larda Oğlu İrfan orada. Çoklarımızın anılarını yaşadığı, tombala çektirirdi.

Partimizin kahvehanesi köylü ayağımızdı. Celapoğlu Mustafa, Çavdaroğlu İzzet,

Fettahoğlu Hasan civar köylerdeki, en önemli dayanaklarımızdı.

Ayrıca ruhsatlı silahları vardı, bizleri o karanlık yıllarda, çok korumuşlardı.

Yıllar önce Mustafa Celap, daha sonra İzzet Çavdar vefat etmişti.

Şimdi ise son kalan,  Kasketli Kuvva-i Milliye, Hasan FETTAHOĞLU’nu kaybettik.

Cenazesi çarşamba günü (bugün) Akoluk Aydınlı mahallesinde, öğlen namazından sonra defnedilecektir.

Ailesine, yakınlarına, sevenlerine, son nefesine kadar hizmet ettiği, CHP camiasına, sabır ve baş sağlığı diliyoruz.

İstese de duramıyor,

Dünya kimseye kalmıyor,

Günü gelen gidiyor,

Sonunda herkes,

Musalla taşına yatıyor…

Güle güle Hasan Baba,

Yerin aydınlık olsun,

Mekanın cennet olsun…

(Nuri Aydın)

 

***

 

On iki yıldan beri ayda iki - üç kez aynı yerde İskender kebap yiyorum. Başlarda her şey normal. Tereyağı sıcak sıcak dökülüyor kebabın üstüne. Üçüncü yılın sonunda kebaptaki et giderek acılaşıyor. Ve sıcak tereyağı servisi kalkıyor. Beşinci yıldan sonra o acı et kâğıt kadar inceliyor. O acılığı dilimden atmak için İskender sonrası sıcak künefe yedim. Bir yıl Baydöner'i denedim. Iııh! Eski yerime döndüm. On ikinci yılın sonunda garip bir şey oldu. Et yerine bildiğiniz salam var. Dilimlenmiş ve kalınca. Ama sıcak tereyağı servisi cömertçe! Zaten böyle olur, aşırı ilgi ve sıcaklık varsa perde arkasında bir haltlar yeniyor, demektir. Domuz eti serbest olunca şüphelendim. Güler misin ağlar mısın Trabzon Koroğlu'ndaki trajikomik yemek durumu. Yani demem o ki; Türkiye'de hayat, köy delilerinin uçkuru gibi durduk yerde aşağı düşüyor. Büyük İskender'in yediği bir kebap Türk serbest piyasasında şekilden şekle giriyor. (Metin Kondel)

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar