Akyazı ve petrol savaşı!

Akyazı sahilinde üç ayrı noktada akaryakıt istasyonu kurmak için bazı AKP’li milletvekillerinin devreye girdiğini yazmıştık.


Dün, Akyazı Belediye Başkanı Yahya Emiroğlu aradı.


‘Deniz kenarında, yol altında akaryakıt istasyonuna izin verme şansımız yok. Dolgu olursa, kıyı kenar çizgisi değişirse belki olur. Beşirli deresinin batı bölgesinde atık su deşarj istasyonu yeri var. Diğer iki bölgede yasaya uygun hangisi ise ona verebiliriz. Henüz kesin bir şey yok. Akaryakıt istasyonu kurmak için 3 şart aranıyor. Cephe 60 metre olacak, kıyı kenar çizgisine100 metre mesafesi bulunacak. İdari bina karayolundan 20 metre arkada yer alacak. İki istasyon arasında 2 km. olacak’


-Sayın başkan istasyon için müracaat eden oldu mu?


‘Sinan saraç beyin teklifi oldu. Ancak, o bölge kıyı kenar çizgisinden 53 metre uzaklıkta. Bizim Akyazı sahilinde kıyı kenar çizgisi çok farklı. Birde neredeyse karayollarının deniz tarafında diğer tarafta sahile inmiş. Helvacıların da müracaatı var. Onların arsaları kıyı kenar çizgisinden daha geride, 110 metre civarında. Ancak, kendilerine afet işlerinden rapor isterim, dedim.’


-Sayın başkan, dağın dibine akaryakıt istasyonu kurulur mu? 110 metrenin arkası dağ. Nasıl olacak. Dağın içi mi oyulacak?


‘Afet işlerinden rapor isteyeceğimi söyledim. Eğer olursa her şey yasal çerçevede olacak’


-Sayın başkan, Mustafa Cumur’un devrede olduğunu duyduk.


‘Milletvekillerimiz zaman zaman ararlar. Bizden talepleri olur. Bu olay yalnız vekiller için geçerli değil. Beni herkes arayabilir’


-Mustafa Cumur, Helvacıoğlu adına mı aradı?


‘Sinan bey de bizim partilimiz’


-Helvacıoğlu, milli görüş çizgisinde olduğu için partide daha ağırlıklı imiş?


‘Olur mu öyle şey. Biz, hizmet verirken vatandaşın partisine bakmayız. Bizim belediyenin bütçesi 1 trilyon lira. Bunun 550 milyarı maaşa gidiyor. Ekonomik durumumuz iyi. Akyazı gelişmekte olan bir bölge olmasına rağmen yılda 10 inşaat yapılıyor. Gelirimiz yok. Sahilde yapılacak olan akaryakıt istasyonundan belediye’ye yardım almadan akaryakıt istasyonuna ruhsat vermem’


-‘Ruhsat vermeye niyetlisiniz?’


‘Diğer işlemler tamamlandıktan sonra olabilir’


-‘Başkan, o bölge yeşil alan değil mi? Bildiğimiz kadarıyla orada yapılaşma yok. Bir de, sırtlarda bir yere çay bahçesi ruhsatı vermişsiniz, vatandaş ev yapmış?’


‘Karayolundan 100 metre geriye doğru, açık otopark, bahçe, dinlenme mekanları var. İmar planında o bölge yeşil alan. Bir tek Saraçlar’ın binası ruhsatlı. O ruhsatta, 1976 yılında Trabzon belediyesinden alınmıştı. Çay bahçesi ruhsatı verdiğimiz yere ev yapılmış. Mühürleyeceğiz’.


Akyazı belediye başkanının açıklamaları ve sorularımıza verdiği cevaplar bu şekilde.


Akyazı sahilinde akaryakıt istasyonu açmak için bir yarış var.


Başkan Emiroğlu’nun ifadelerinden anladığımız kadarıyla Helvacıoğlu, akaryatık istasyonu açmada bir adım önde görünüyor.


AKP milletvekili Mustafa Cumur, Helvacıoğlu adına başkanı aramış.


Helvacıoğlu, Akçaabat’ta milli görüşçü olarak biliniyor.


Saraçlar da AKP’li. Ancak, eskiden sol tantanslı idiler.


Belediye Başkanı ve milletvekilinin bu tercihinde, arazilerin konumu mu? Yoksa akaryakıt istasyonu açmak isteyenlerin siyasi görüşleri mi? öne çıkıyor. Kestiremedik.


Akyazı’nın eski adı ‘Suva’dır.


Suva, eskiden Trabzon’un en önemli sayfiye köylerinden biri idi. Köyün sınırları deniz kenarında ancak yerleşim alanı denizden 150- 200 metre yüksekte. Köyün; doğusu, kuzeyi ve batısı sarp yamaç! Bu bayırlar hazine malı idi. Sonradan köy tüzel kişiliğine verildi.


Suva’nın eskiden tütünü ve sıskası meşhurdu.


Belde, diğer merkez köyler gibi göç alan bir köy.


Beldenin kuzeyinde denize bakan yamaçların dibine akaryakıt istasyonu kurmak ne derece doğru, bilemiyoruz!


Trabzon- Samsun sahil yolu eskiden denize bakan yamacın ortasından geçerdi. Sonra, sahil dolduruldu, yeni yol yapıldı.


Akyazı sahili ve yamaçları, görünen o ki gündemden düşmeyecek!


 


KTÜ sahil tesisleri’nin ruhsatı var mı?


 


İlgili vatandaş memlekette olup biteni iyi takip ediyor.


Dün, bir okur aradı.


‘Karadeniz Teknik Üniversitesi sahil tesislerinin ve girişte yeni yapılan bölümlerin ruhsatı var mı? Vatandaş, ruhsat almadan inşaatı kazma vuramıyor. Devletin kurumları yasa tanımıyor.


AKP’li, CHP’li Meclis üyeleri, imar’dan ruhsattan dem vuruyorlar. KTÜ’nün yaptığı inşaatları görmüyorlar mı? KTÜ kampüsü belediye sınırları içersinde değil mi? Bir de ikide bir kıyı kenar çizgisinden dem vuruyorsun. Kıyı kenar çizgisi devlet için, okumuşlar için geçerli değil mi? Bu konularda neden iki satır yazmıyorsun!’


‘Yukarı tükürsen bıyık aşağı tükürsen sakal’ misali!


Okura, net bir cevap veremedik. Kamu yararıdır, orada yapılan tesisler öğrencilere, öğretim üyelerine, vatandaşlara açıktır şeklinde görüş bildirdik.


Okur’u ikna edemedik.


‘Beyefendi, siz ruhsatsız bir inşaat yapsanız, belediye encümeni anında toplanır, karar alır ve yaptırdığınız inşaat en geç bir ay içersinde yıkılır.’


Okur’a sonunda ‘haklısınız, ancak o binaların mutlaka ruhsatı vardır’ demek zorunda kaldık.


Sahil tesisleri, Gençlik Spor Genel Müdürlüğü kamp eğitim tesisleri vs. o bölgedeki binaların hiç birinin bize aktarılan bilgilere göre ruhsatı yok.


Belediyelerde bu duruma ses çıkarmıyor. Görmezden geliyor.


Vatandaş ta haklı olarak, örnek gösteriyor!


‘Bana kıyı kenar çizgisini gerekçe göstererek ruhsat vermiyorlar. Devlet ve güçlü olan yapınca ses çıkarmıyorlar.’


Bu tür yapılara ruhsat almak aslında çok da zor değil.


Trabzon Belediye Başkanı Volkan Canalioğlu değil de, Rektör Prof. Dr. İbrahim Özen’e kızan bir başkası olsa, hemen cezayı yapıştırır ve encümenden de yıkım kararı çıkarırdı.


Volkan Canalioğlu, öyle tahmin ediyoruz ki orada kamu yararına bir şeyler yapıldı diye olayın üzerine gitmedi.


Volkan bey, iyi niyetli düşünmüş olabilir ancak vatandaş farklı düşünüyor!


Üniversite yönetimi de bu tür işlerde aslında örnek olması gerekir.


İnşaattan sorumlu rektör yardımcıları, Üniversite’nin yapı işleri daire başkanlığı, bu işleri takip etmeyecekte neyi takip edecek.


Yan gelip yatacaksın, rektör beyi sıkıntıya sokacaksın!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.