Alçakça saldırı!

Trabzonspor eski yöneticilerinden Kızılay eski başkanlarından Tekin Küçükali, UEFA’nın Trabzonspor’a bir yıl ceza vermesini, bordo-mavili kulübe ve camiaya alçakça bir saldırı olarak nitelendirdi. Tekin Küçükali, ‘Bu kalleş saldırı sana-bana değil, bu saldırı hepimizedir’ dedi.

alcakca.jpg

Tekin Küçükali’nin,  ‘Keşan bele, el yüreğe’ başlığıyla yazdığı anlamlı yazı şöyle;

‘Karadeniz yüz yıllardır ekmeğini ve geleceğini gurbette arıyor. Verimli tarım arazilerinin azlığı ve sıfıra yakın sanayi bölgenin neredeyse tüm erkeklerini ekmek savaşı için Dünya'nın her coğrafyasına savurdu.

İşte erkeklerini gurbete gönderen Karadenizli kadınlar, hem o kısıtlı tarım arazilerinden 'külfetinin' nafakasını çıkardılar hem de Karadeniz dağlarını beklediler. Karadeniz'in Amazon ruhlu bu kadınları aslında sadece ailelerini ve dağları değil memleketi korudular. Yaşadıkları coğrafyanın zorlu şartlarına hiç isyan etmeden yaşama sarılan bu kadınlar, kendilerine yönelik bir tehdit gördüklerinde hiç tereddüt göstermeden Amazon kimlikleriyle hayata meydan okurlardı. Bu meydan okuyuşun şekli de keşanı bele kuşanıp elini yüreğine koymaktı.

İşte modern çağın en büyük meydan okuması olan futbol oyununda Trabzonspor'un alçakça bir saldırıya uğradığı bu gün, Karadeniz'in amazonları 'keşan belde el yürekte' sahaya inerek memleketine sahip çıkmalıdır. Trabzonspor'un gerçek sahipleri onu doğuran analardır! Analar ve oğullar! Trabzonspor’un namusu size emanet. Bu kalleş saldırı sana bana değil, bu saldırı hepimize! Haydi! Hep birlikte  'keşan bele el yüreğe!' .

 

Liman konusunu tutturamadınız!

Fatih Sondaj gemisi delmeye değil montaja geliyor, başlıklı yazımıza farklı tepkiler geldi.  Fatih Sondaj gemisinin, Doğu Karadeniz’de değil de Batı Karadeniz’de sondaj yapacağını vurgulamıştık. Trabzon Limanına gelmesi bize bu yüzden ilginç gelmişti. Yazıdaki tüm bilgileri aslında işin uzmanından almış ve yorumlayarak aktarmıştık.

liman-konusunu-1.jpg

Trabzon Liman İşletme Müdürü Muzaffer Ermiş, önceki akşam bir mesaj attı ve şöyle dedi: ‘Kurulan vincin ağırlığı 1200 ton, kaldıracağı parçanın ağırlığı 550 ton. Bu hareket 27 metre çapındaki bir ray üzerinde gerçekleşecek. Bizim zemin verileri uygun. Diğerleri kriterleri tutturamıyor. Birde, Hopa açıklarında yapılan sondaja biz ev sahipliği yaptık. Burada sondaj maliyetlerini BP karşıladı. Sürmene’ye gelince, buradaki sondaj TPAO tarafından yapılmıştır. Fatih gemisi gerçekten diğer sondaj faaliyetlerine karşılık, çok uygun rakamları ortaya koyuyor. Ha, bir hatırlatma yapayım. TPAO’nun başında Melih Han Bilgin isimli bir hemşerimiz var. Çok başarılı, önce kurumu toparladı ve sonra ayağa kaldırdı.’

Trabzon Liman İşletme Müdürü Muzaffer Ermiş, vinç hakkında bilgi verirken, ‘Bu vinçler dev projelerde kullanılan vinçler olup, özel bir gemi ile demonte bir vaziyette Hollanda’dan getirildi. Türkiye’de de büyük vinç firmaları olmasına rağmen bu tarz vinçler yok. Çünkü sıklıkla kullanılan vinçler değil Vinçler Mammoet Firmasına ait. Fatih Sondaj gemisine ait 330 tonluk parça Trabzon liman sahasına indirildi. Yarın diğer parçalar indirilecek. Gemi Cumartesi güne hava müsaitse limana girecek. Yaklaşık bu operasyon iki saat sürer. Gemi yanaştıktan sonra montaj geçilecek. Fatih Gemisinin limandan ayrılması 20 Haziran olarak planlandı’ dedi.

Ermiş, vincin birkaç  fotoğrafını da gönderdi.

Bu tür büyük vinçler Türkiye’de var mı yok mu, net bilgi sahibi değiliz. Ancak Türkiye’nin en büyük vinç üreticisi ve kiralayıcısı olan Önder Bülbüloğlu, dünyanın dört bir yanında bu işleri yapıyor.

Muzaffer Ermiş’in, TPAO genel müdürü Trabzonlu hemşerimiz dediği Melihhan Bilgin’in Trabzonspor yöneticilerinden Müminhan Bilgin’in küçük kardeşi olduğunu söyleyelim. Melihhan, abisi gibi başarılı bir bürokrat.  Geminin montaj işi inşallah belirlenen sürede biter ve Tuna-1 adı verilen kuyuda sondaja başlar ve petrol, doğalgaz bulur.

Doktorunuz diyor ki!

Kuduz virüsü esas olarak kuduz hayvanların ısırmasıyla insanlara bulaşır ve 20-90 gün içinde beyine ulaşarak ölüme sebep olur. Kuduz bulaştıran başlıca hayvanlar şunlardır: köpekler (%90), kediler (%2), vahşi hayvanlar(%1).Fareler kuduz bulaştırmaz. Kuduran hayvanda huzursuzluk en önemli belirtidir. Hafif ses ve ışık karşısında irkilirler. Kuduz hayvan kendine özgü hareketlerini kaybeder, normal dışı ses çıkarır, saldırganlaşır, ısırır, yabancı cisimleri yer. Yutak kasları felç olduğundan yutma zorluğu çeker, ağzından bol miktarda salya akar. Arka bacaklarından başlayan felç tüm vücuda yayılır. Felçler nedeniyle hayvan beslenemez, iki üç gün içinde ölür. Vahşi veya başıboş hayvan ısırılmalarında hemen aşıya başlanır.Belli aralıklarla (0,3,7,14,28.gün) toplam beş aşı yapılır. Hayvan evcil ise on gün gözlem altında tutulur, kudurmazsa üçüncü uygulamadan(0,3,7.gün) sonra aşıya son verilir.             (DR.KEMAL KÜÇÜKALİ)

*******************

Eğer yetki bende olsaydı,

1-Siyasi partiler yasasını tabandan tavana örgütlemeyi garantiye alacak şekilde değiştirirdim

2-Milletvekilliğini meslek olmaktan çıkarır, milletvekilliğinden emekliliği kaldırırdım. Milletvekillerine sekreter, danışman, makam aracı, VİP yolcu hizmeti gibi ayrıcalıkları kaldırır, üst düzey memur maaşını geçmeyecek şekilde maaş ve SGK sağlık hizmeti dışında ayrıcalık tanımazdım.

3-Siyasi partilerin gelir gider dengesini, seçim harcamalarını sıkı takip eder, siyasi partilerin hazine yardımı olmaksızın kendi örgüt üyelerinin katılımı ve ölçülü bağışlarla faaliyet yürütmesini sağlardım.

4-Parayı takip eder, siyasetle birlikte ölçüsüz, vergisiz zenginleşmeyi en büyük suç kabul ederdim.

5-Nepotizmi(akraba ve yandaş korumayı) engeller liyakat esaslı işe adam almayı sağlardım.

6-Fırsat eşitliği sağlar, adalet karşısında eşitliğin çiğnenmesine asla müsaade etmezdim.

Ama yetki benim gibilerde olmamıştır, olamaz, olamayacaktır da! Çünkü siyaset her türden insana ihtiyaç duyan bir iktidar mücadelesidir. Romantizmi kaldırmaz. Fransız Devrimini okuyun göreceksiniz; iktidar mücadelesi, önce kendi evlatlarını yiyerek sürdürülmüştür. İnsana ait mükemmel sistem yoktur. Thomas Hobbes bunun için "insan insanın kurdudur" demişti.

(Dr. Mahmut Haydar Ustaoğlu)

 

Önceki ve Sonraki Yazılar