21.10.2021, 10:50

Ali Koç ve Ustaları…

Türkiye ilginç bir ülke, her an yeni gündemlerle karşılaşabilirsiniz. Ancak değişmeyen gündemler var. Bunlardan biri de futbol.

Bu haftaya da 17 Ekim Pazar günü Trabzon’da oynanan Trabzonspor-Fenerbahçe maçı damgasını vurdu. Maçtan sonra spor kanallarında, spor programlarında ve gazete sütunlarında maçla ilgili kritik ve teknik analizler yapıldı. Burada bunlara girmeyeceğim. Ama yaklaşık yarım asırlık bir geçmişi olan Trabzonspor-Fenerbahçe rekabetinde tarihte yer alan bazı olaylara değineceğim.

1970’lerin ortaların Türk futboluna fırtına gibi giren Trabzonspor o zamanlar ligi domine eden Fenerbahçe’nin hegemonyasına son vererek rekabetin fitilini ateşledi. İlk şampiyonluktan beri sönmeyen bir ateşti bu. Türk futboluna büyük heyecan katan bu rekabette sıklıkla gergin zamanlar da yaşandı. Ama süreçte İstanbul basınını da yanına alan Fenerbahçe, rekabeti daima saha dışına taşıtı. İşte tarihten örnekleri:

Tam 25 yıl önce 1995-1996 sezonunun sonlarına yaklaşılıyordu. 5 Mayıs 1996’da Avni Aker Stadında Trabzonspor Fenerbahçe ile şampiyonluk maçına çıkıyordu. O zamanki Fenerbahçe Başkanı Ali Şen her türlü manipülasyonu yaparak sahada kazanamayacağını masada kazandı. Hatta Ali Şen bir dergiye verdiği röportajda  “Masada şampiyon olduk” ve “Aygün'ü mumyaya çevirdim” itiraflarında bulunmuştu. Trabzonspor'un Başkanlarından Atay Aktuğ ise; "İki türlü şampiyon olursunuz. Bir; sahada güçlü takım kurarak, iki; Fenerbahçe gibi masa başında..." Aktuğ’un dediği gibi 1996 Mayıs’ında Trabzonspor sahada, Fenerbahçe masada şampiyon olmuştu.

Tarihin hafızası sağlamdır, asla unutmaz. Sezon 2004-2005, tarih 30 Nisan 2005, yer Şükrü Saraçoğlu Stadı. Bu kez sahnelenen oyunun yönetmeni Aziz Yıldırım, baş aktörü maçın orta hakemi Cem Papila. Maçta tüm takdir haklarını Fenerbahçe lehine kullanan hakem Trabzonspor lehine bariz penaltıyı vermiyor. Maç tüm hakem hatalarına rağmen 1-1 devam ediyordu ki, Papila sahne aldı ve yoktan bir penaltı yarattı. Maçı hakem 2-1 Fenerbahçe lehine bitirdi. Maçtan bir süre sonra katıldığı bir programda hakem Papila maçtaki hatalarını kabul etti ama iş işten geçti. Çünkü sezon sonunda Fenerbahçe Trabzonspor’un 3 puan önünde şampiyon oldu.

Her şeye sünger çeksek bile Fenerbahçe’nin 2010-2011 sezonundaki pisliklerini kapatmanın imkânı yoktur. Bu sezon tüm pisliğiyle birlikte ortadadır. Fenerbahçe ve Türk futbol tarihindeki en büyük kara lekedir.

Şimdiki Başkan Ali Koç o zaman asbaşkan. Yapılan tüm entrikaların içinde. Algıyı yönetmeyi, manipüle etmeyi, ayak oyunlarını, masa başı oyunları ustalarından iyi öğrenmiş.  

Ve gelelim 17 Ekim 2021 Pazar akşamı oynanan Trabzonspor-Fenerbahçe maçına. Maçtan çok maçtan sonra özellikle Fenerbahçe camiasından yapılan açıklamalar geceye damgasını vurdu. Başkan Ali Koç maçın hakemi Ali Şansalan’ın hedef göstererek mağlubiyete kılıf bulmaya çalıştı. Hatta hakemin soyadı üzerinden “maçı alan” ifadesini kullanarak Fenerbahçe gibi büyük bir camianın başkanına yakışmayacak davranışta bulundu. Başkan Ali Koç İstanbul’daki tüm Fenerbahçe taraftarlarını Sabiha Gökçen Havalimanına çağırarak holiganizmi teşvik etti. Zira sağduyulu Fenerbahçe taraftarları bu çağrıya aklıselim davranarak karşılık vermedi. Kulüpten beslenen bir avuç Fenerbahçe taraftarı ancak alana gitti. Burada yapılan gösteri tam bir garabetti. Başkan Ali Koç 2018’den beri başkanı olduğu Fenerbahçe’deki başarısızlığını örtmek için zemin olarak lige fırtına gibi başlayan Trabzonspor maçını seçmişti. Bu seçim asla tesadüf değildir. Zira Trabzonspor bu sezon şampiyonluğun en büyük adayıdır. Ali Koç’un yapmak istediği ise Trabzonspor’un önünü erkenden kesmektir.  Algı oluşturmak, TFF’yi, hakemleri ve tüm futbol camiasını baskı altına almaya çalışmaktır.

Sabiha Gökçen Havalimanı’ndaki tek taraflı acemice sergilenen gösteriyi dikkatle izlediyseniz gözünüzden kaçmayacaktır. Mesut Özil’in yüz hatlarına dikkat ediniz lütfen. Avrupa’ üç büyük liginde (Bundesliga, La Liga, Premier Lig) top koşturmuş; Werdwr Bremen, Real Madrid ve Arsenal gibi kulüplerde oynamış, Almanya Ulusal Takımıyla Dünya Kupası kazanmış bir sporcunun eline megafonu verip konuşturmak ne büyük bir zulüm.  Mesut Özil konuşmasında hakemlerden hiç söz etmemiş bundan sonraki maçlarını kazanacaklarını söylemiş ve taraftarı perşembe günü oynanacak Avrupa kupası maçına davet etmiş.

Hele hele milli takım kalecisi Altay Bayındır gibi genç bir kalecinin megafonla holiganların huzurunda konuşturulması gencecik bir sporcunun geleceğini yok etmek değil midir? Ya da Teknik Direktör Vítor Pereira’nın bu tür ayak oyunlarında kullanılması bize Ali Şen’in 11 Şubat 1998 tarihli Türkiye Kupası maçında Otto Bariç’in nasıl kullandığını hatırlattı.

Burada bir parantez de spor medyasına açmak yaralı olacaktır. Ali Koç’un maç sonu açıklamalarından sonra hakem hocalarının maçın hakemi Ali Şansalan’ı haklı çıkaran değerlendirmelerine rağmen pek çoğu “tornistan” ederek Fenerbahçe ve Ali Koç’a yaranma çabası içine girdiler. Onlara tavsiyem 19 Ekim 2021 Salı günü akşamı Atletico Madrid-Liverpool maçının 77. dakikasında Liverpool lehine verilen penaltı pozisyonunu izlemeleridir.

Sonuç olarak; Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un başarısızlığını örtme çabalarına ve ligi baskı altına alma uğraşına Trabzonspor fırsat vermemelidir.  Trabzonspor sahada futbolunu daha şevk ve heyecanla sergilemelidir. Trabzonspor Başkanı Fenerbahçe’nin TFF’na ve MHK’ya çökmesine fırsat vermemelidir.  Trabzonspor bu sezon şimdiden şuna inanmalıdır: “İstanbul saltanatını yedi kez yıktık, yine yıkacağız!"

Yorumlar (1)
S.latifoglu 3 ay önce
Ağzına sağlık
Namaz Vakti 24 Ocak 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
5
parçalı bulutlu