Ali Tekataş ve 4. Murat!

ali-tekatas.jpgOsmanlı Padişahları arasında genç yaşta tahta çıkan isimlerden biri 4. Murat’tır. Bağdat fatihi olarak da bilinen 4. Murat, alkol ve tütünü yasaklatan padişah olarak da bilinir. Sultan Murat’ın içkiyi yasaklatmasının bir nedeni de 1631 tarihinde sarhoş Yeniçerilerin İstanbul’da çıkardıkları yangınmış. 4. Murat, alkol, tütün yasağını çok katı bir şekilde denetlemiş ve uygulamış. Yasağa uymayanların öldürülmesini bile emretmiş. 4. Murat, geceleri zaman zaman kıyafet değiştirerek sokaklarda, kahvehanelerde teftişte bulunurmuş. İstanbul halkı da bu yüzden 4. Murat’a farklı bir gözle bakarmış.

Dün internet sitelerinin birinde TİSKİ Genel Müdürü Ali Tekataş’ın, tebdili kıyafetle şantiyelere ve yüklenici firmaların işyerlerine gittiği ve denetim yaptığı, ancak yine de tanındığını yazdı.

Ali bey, yüklenici firmaların çalıştığı alanlara başında kasket, yüzü maskeli, çizmeli gitse tahmin ediyoruz ki değil mahalleli, kimse tanımaz. Ali bey, teftişlere üç beş kişi ile birlikte gidince doğal olarak da tanınıyor. Aslında tanınması da güzel bir olay! Demek ki Ali Tekataş, TİSKİ’yi oturduğu yerden yönetmiyor, şantiyeleri geziyor, halkla iç içe oluyor. Tekataş’ı tebrik ediyoruz.

 

Şeref Malkoç’un mesajı

Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, geçenlerde milletvekillerinin oylarıyla yeniden bu göreve seçildi. İki hafta kadar önce Ankara’da idik. Ankara izlenimlerini aktardığımız yazıda Şeref Malkoç’a da uğradığımızı, sohbet ettiğimiz yazmıştık. Şeref Malkoç’u yıllar öncesinden tanırız. Zaman zaman bazı konularda fikir ayrılığına düşsek de, tartışsak da dostluğumuz o gün bugün devam etti.

Şeref Malkoç, seref-kalkoc.jpgüstlendiği her görevi başarıyla yerine getiren bir isimdir. Malkoç, Kamu Baş Denetçiliğinin ilk döneminde kurumu kurumsal bir yapıya kavuşturdu. Yurt içinde olduğu gibi yurt dışında da Kamu Başdenetçiliğini güvenilir bir kurum haline getirdi. Alınan kararların takipçisi oldu. Dün Malkoç’a tebrik mesajı attık, başarılar diledik.

O da, ‘TBMM tarafından yeniden Kamu Başdenetçisi seçilmem nedeniyle tebriklerinizden dolayı mutluluğumu belirtirim. Nezaketinize teşekkür ederim. Bu vesileyle sizlere sağlıklı ve uzun ömürler dilerim. Sağ olun var olun’ diye karşılık verdi.

Ardından telefonla aradı...

‘Ankara’da TBMM bahçesindeki yemek masasındaki arkadaşlarla seni konuştuk. Hepsi, senin kaç yaşında olduğunu sordular. Ben de o hala 18’inde dedim. Sonra, bir hukukçu arkadaş ziyaretime geldi. Bir Zamanlar Trabzon adlı kitabınızı takdim etti, göz attı. Bu arkadaş tarihçi mi diye sordu. Ben de, gazeteci olduğunuzu söyledim. O da sizi tebrik etti. Ne mutlu size ki memleketinizde böyle gazeteciler var’ derken araya girdim, ‘Sayın Malkoç, bu kadar övgülük bir iş yapmadım. Tarihi farklı bir anlatımla sundum’ dedim ve ardından ‘Sayın Malkoç, Nahçıvan’a gitmişsiniz. Nahçıvan ne durumda. Yıllar önce gittiğimde doğu Anadolu’nun bir köyü gibiydi. Sınır kapılarında bile elektrik yoktu’ dedim.

‘Hasan kardeşim, Nahçıvan’ın Meclis Başkanı Vasıf Talibov’la görüştüm. Yarım saatlik görüşme iki buçuk saat sürdü. Nahçıvan’a şimdi gitsen tanıyamazsın. Her yer imar edilmiş. Türkiye diyorlar başka bir şey demiyorlar’ dedi.

Malkoç ile bir süre sohbet ettik, yeniden seçildiği Kamu Başdenetçiliği görevinin hayırlı olmasını diledik.

 

Çömlekçi’de yıkılmaması gereken evler!comlekci.jpg

Çömlekçi dönüşüp projesinin ilk etabı bir süre önce ihale edilmişti. İşi alan firma, alanda çalışmaya başladı. Çömlekçi, Trabzon’un ilk yerleşim bölgelerinden biri, 1900’lü yıllarda da Trabzon’un dışa açılan iki kapısından biri. Diğer kapı Moloz bölgesi… Çömlekçi’de şu anda ayakta kalan birkaç tarihi yapı var. Bunlardan biri Trabzon tarihinde önemli bir yere sahip olan Kahya Yahya’nın evi, diğeri kilise iken bir vatandaş tarafından satın alınarak camiye dönüştürülen eski kilise, bir üçüncüsü de bu kilisenin papazının evi. Bölge de belki bir iki tarihi yapı daha vardır. Cami yerli yerinde. Kahya Yahya ile Caminin 30-40 metre güneyindeki papazın evi mutlaka koruma altına alınmalı. Hatta, Papazın evi ile cami arasındaki dehliz de ortaya çıkarılmalı.

Gerçi, Trabzon’da ki Kültür ve Tabiat Varlıkları Kurulu’nda görevli arkadaşlar, kent tarihini ve kentteki tarihi yapıları çok da bildiklerini sanmıyorum.

Eğer bilseydiler, restore edilen Gazeteciler Cemiyeti binasının zemin katında, sonradan yapılan örme duvarı yıktırırlar, çay ocağını ve tuvaletin üzerindeki betonu kırdırırlardı.

Bir de Gazeteciler Cemiyeti’nin ikinci katında yıllar önce bir kiliseden veya eski okuldan, sökülerek oraya yerleştirilen paha biçilmez iki dolap var. 1800’lü yılların sonlarına doğru yapıldığı tahmin edilen iki antika dolap, oradan kaldırılıp bir müzeye, Büyükşehir veya Ortahisar Belediye Başkanının odasına taşınması gerekir, diye düşünüyorum. Tahta dolapların büyük sanat ürünü olan işlemeli ön yüzleri sağlam, arka tarafları ve rafları sakat. O dolaplar, başkanların odasına muhteşem bir hava verir ve Trabzon Belediyesinin ne kadar eski bir belediye olduğunu da gösterir.

 

*******************

 

1-Saray'da Sn Cumhurbaşkanının kimlerle müzakere ederek iktisat politikası kararlarını aldığını bilmiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının yeni başkanı merkez bankası politika araçlarının iktisadi etkilerinin içinde kurgulandığı ekonometrik iktisat politikası iktisatçılığını bilmez. Dün tutarsız bir şey söyledi.

2. M - X özdeştir I - S ... Bu ex post muhasebe özdeşliğidir. Cari açık sistematik sorun ise, çalışanlar, emekliler fakirleşmişse, hane halkı tasarruflarının artması beklenemez. Yatırımların kısılması gerekir, sürdürülebilir büyüme patikası yakalanıncaya kadar.

3. Naci Bey politika hedefimiz büyümeyi ve fiyat istikrarını sağlamaktır dedi. Açık ekonomi makro iktisatçılığını bilmiyor. Saraya tavsiyem, ciddi eğitimli bağımsız çağdaş iktisatçılarla bir kapalı brain storming yapınız. Açık piyasa ekonomisine inanmayanları çağırmayınız. (Prof. Dr. Yahya Sezai Tezel)

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar