ALKIŞLAYANLAR BÜYÜKTÜR

  Yusuf Yazıcı’yı ve Abdülkadir Parmak’ı alkışlayan Göztepe taraftarlarına ceza verilmiş.
Ligin yirmi üçüncü haftasında deplasmanda oynadığı İzmir’in müstesna şehir kulübü Göztepe’yi 3-1 yenen Trabzonspor’da Yusuf Yazıcı ve Abdülkadir Parmak oyundan alınırken Göztepeli seyirciler tarafından uzun süre alkışlanmıştı.
Bunun karşılığında da Ünal Karaman, tarihi bir konuşma yaparak hafızalardan uzun süre silinemeyecek bir sözü TFF ve MHK üzerinden Türk toplumuna bırakıp gitmişti. 
”Oynayanlar değil, alkışlayanlar büyüktür.”
Nezaket ve karşılıklı iltifatlar bununla da bitmemiş bu sefer de Yusuf Yazıcı kendisini alkışlayan ellere dönerek “Karadeniz’in bir çocuğu olarak Ege’de gördüğüm nezaket benim için çok özeldi. Alkışları için Göztepe taraftarlarına teşekkürler” diyerek bir kez daha Göztepeli taraftarları onore ediyordu.
Bu güzel sözlere karşılık Göztepe Spor Kulübü Başkan Vekili Talat Papatya da futbolumuzda bir çiçek gibi açan o güzel duygu dolu sözleri futbol basınına ekiyordu: “Maç sonu Ünal Karaman’ın sözlerini duyunca, Trabzonspor’un ve Yusuf Yazıcı’nın tweetlerini okuyunca gözlerim yaşardı”.
Ne güzeldi.
Futbolun kardeşlik, barış ve en önemlisi de fair play anlayışı içerisinde büyük bir centilmenlik örneğini bu iki güzide kulüp samimiyetle tüm Türkiye’ye gösteriyorlardı.
Ama, Türkiye’de yıllarca görmeyi özlediğimiz bu güzelliklere karşın, kanlı bıçaklı hatta cinayete kadar giden İstanbul derbilerini gördükten sonra Anadolu’nun biri kuzeyin en ucundan diğeri de Ege’nin maviliklerinden süzülüp de gelen bu barış dostluk ve güzellik temennilerine karşılık tüm Türkiye gibi Federasyon’un da iki güzide takıma teşekkür edeceğini beklerken o federasyon ne yaptı biliyor musunuz; Göztepe’yi PDFK’ya sevk etti.
Yani Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na sevk etti.
Komedi gibi…
Güler misin, ağlar mısın, şaşar mısın?
Federasyonun Göztepe’yi PFDK’ya vermesinin nedeni de; “çirkin ve kötü tezahürat”mış.
Kim hangi kulaklarıyla duyuyor, nasıl nerede dinliyor o muamma ama birilerinin kulaklarında galiba hep küfür ve çirkin sözler var. Nereye giderse gitsin o küfür o çirkin sözler onların kulaklarından hiç çıkmıyor, eksilmiyor.
Hatırlarsınız, yine aynı Federasyonun (!) temsilcisi, Başakşehir maçından sonra tribünden kötü tezahürat geldi diyerek 27 bin Trabzonspor taraftarının passoligini geçersiz kıldı.
Keyfi uygulamaların ve denetimsiz asılsız iddialarının sonucunda sağır ve dilsiz bir engelli vatandaşımızın bile küfür etti diye kötü söz söyledi diyerek passoligi iptal ettirildi.
Komedi gibi değil mi? Ama değil. Şaka da değil. Bunlar gerçek. Ve ancak Türkiye gibi bir ülkede olabilecek keyfi uygulamalar.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.