Ali Osman Aktaş

Ali Osman Aktaş

AMATÖRLÜK MÜ FUTBOL CAHİLLİĞİ Mİ?

Geçen haftaki maçtan sonra da yazmıştım.

İddiası biten ve ligde dördüncülüğü garantileyen Trabzonspor’un bu saatten sonra kalan haftalarda genç oyuncuların durumunu görebilmesi için en uygun maçlar bu maçlardır diye.

Ama Abdullah Mucip Avcı, bu iddiasız haftalarda bile iddiası biten oyuncuların yerine genç oyuncuların iddiasını görebilmesi için hangi iddiasız maçları bekliyordu onun da iddiasını görebilmiş değilim.

Cesaret yoksa başarı da yoktur.

Bugün Abdülkadir Ömür, Yusuf Yazıcı, Abdülkadir Parmak ve en önemlisi de Uğurcan Çakır diye futbolcuları varsa piyasada bu da Ünal Karaman’ın o anki şartlar içerisinde almış olduğu cesur kararlar sonucuyla oluşmuştur.

Yusuf Sarı’yı bile tıpkı kendisi gibi ligde orta sıralarda kalmış iddiası bitmiş Konyaspor maçında oynatmayıp da yerine bildiğimiz, tanıdığımız Kamil Ahmet’i koyması hangi futbol taktiğinin ürünüydü onu da anlamak mümkün değildi.

Hakan Yeşil diye genç bir orta saha oyuncumuz var.

Faruk Can diye sol bekte oynatabileceğin bir oyuncun var.

Ama önümüzdeki yıl Trabzonspor’da düşünmediğin Marlon’u ligin dibi gelmiş maçlarda bile sahaya sürmekten imtina etmeyip bu futbolcuları halen daha kenarda kulübede tutman tek bir soruyu cevaplıyor.

Demek ki önümüzdeki sene bu gençlerin hiç birisiyle de devam etmek istemiyorsun.

Konyaspor’un tek bir amacı vardı Trabzonspor karşısında. Prestij galibiyeti elde etmek.

Peki, Trabzonspor’un amacı neydi.

O da mı prestij peşindeydi. Ligde ununu eleyip eleğini de duvara asmış bir Trabzonspor için Konyaspor’u yensen ne olur yenmesen ne olur.

Ha diyorsun ki yeni sezonun taktiksel varyantlarını deniyorum.

O zaman önümüzdeki sene de büyük ihtimalle Trabzonspor’da olmayacak olan Uğurcan Çakır’ın yerine Erce Kardeşler’i sahaya sürmen gerekmiyor muydu gelecek sene için şimdiden önündeki stoperlerle uyum göstermeye çalışsın diye.

Yok. Demek ki o düşünce de kafanda yok.

Amaçsız maçın başında daha 19. Dakikada Serkan Asan öyle bir kırmızı kartlık hareket yaptı ki bir hafta önce övdüğüm bu Serkan amatörlüğün daniskasını yapıp takımını 10 kişi bırakıyordu.

Yani Serkan kardeşim böyle bir maçta adam gole giderken onu indirip de kırmızı kartı görmek neyin nesi.

Bırak atsın golü. Bu kadar mı amatör bir beyin taşıyorsun.

Bu kadar mı kötü taktik teknik düşünce alıyorsun.

Gazozuna oynanan bir maçta takımını 10 kişi bırakmak da hangi aklın süper ötesi ürünü.

Bu hırs, inanç, mücadele azmi değil Serkan Kardeşim sadece, beyinsizlik.

Hocanın yerinde ben olsam bu çocuğu uzun süre takımdan uzak tutardım.

Hangi maçlarda, hangi dakikalarda, nerede ne yapması gerektiğini bilmeyen (bilemeyen) bir futbolcu Trabzonspor’da oynamaz.

Maçın başında Yusuf Sarı varken Kamil Ahmet’i sağ açıkta oynatmak da neyin nesi diye düşünmüştüm.

Meğer Abdullah Avcı biliyormuş, Serkan Asan’ın kırmızı kart görüp de Kamil Ahmet’i sağ beke çekebileceğini.

Zaten birinden biri fazlaydı o sahada. Hakem de fazlalıklardan birini dışarı atarak Abdullah Avcı’nın göremediğini ona kibarca gösterdi.

Beraberlik bile bu şartlarda Trabzonspor için çok iyi bir sonuç derken 64. Dakikada Baker’in mükemmel serbest vuruşundan gelen gol deplasmanda Trabzonspor’u öne geçirmişti.

Üç ofsayt bir faulden dört golü iptal edilen Konyaspor’un bir de VAR’dan dönen penaltısından sonra Hadziahmedovic’in çok sert şutu 75 dakika eksik oynayan Trabzonspor’a karşı beraberliği sağlamaya ancak yetti.

Bu sonuç sadece Trabzonspor’un deplasmanda yenilmezlik serisini bir maç daha yükseltip gerisini bir sonraki sezona bıraktı.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.