ANMA

18 Temmuz 2001 tarihinde Maçka-Çatak’ta, emekli ikramiyesiyle yaptırdığı evde vefat etti. Bugün 17 yıl bitmiş oldu. Sanki dün gibi, nefessiz kalarak son nefesini verişi…

Babamdı ama çoğu kimsenin de manevi babasıydı. Hakkında hiç kötü söz işitmedim.

1922 yılında Maçka Çatak’ta doğmuştu, köyünden çıkarak askeri ortaokul, askeri lise ve harp okulu tahsilinden sonra 1943 yılında Topçu Teğmen olmuştu. Sonrasında Harp Akademisinden mezun olmuş ve kurmay subay olarak askerliğe devam etmişti. Kore savaşına da katılmıştı, Trabzon’da Kenan Evren Kolordu Komutanıyken, Alay Komutanıydı. 1970 Yılında İran’da iken general olması beklenirken emekli edilmiş(kıdemlerinden ötürü devrelerinden 4 yıl önce) ve çok sevdiği memleketine yerleşmişti.

1973 yılında 51 yaşında Trabzon Belediye Başkanı olmuş, 1977’de tekrar seçilmiş ancak beraber çalıştığı Evren tarafından darbe sonucunda görevinden alınmıştı. Daha sonra mütevazılığını bırakmayarak, CHP Merkez İlçe Başkanlığı görevinde de bulunmuştu.

Bu olayla ilgili Gürsel Gençsoy gazetede şöyle yazar;

’’CHP yeniden açılınca kayıt olmak için Partiye gidip Merkez İlçe Başkanının makamına girdiğimde küçücük bir masada koskoca Sefer Özgür’ü görünce çok şaşırmıştım.’’

***

Ben de iki anımı yazacağım. Babam içme suyu çalışmaları kapsamında bir dönem eve sürekli çamur içinde gelmeye başlayınca annem şöyle demişti;

’’Sefer, sen Başkan değil misin yoksa?’’

Çok çalışkandı ve olayların her bölümünde mutlaka içinde bulunur ve özellikle işçilerle çok yakın mesaisi olurdu. Mahallemizin kuru temizleyicisi Kadir Yeter de sağ olsun yükümüzü çekerdi.

Diğer bir özelliği de paylaşımcı ve merhametli idi. Ekonomi yönetimi annem Sebahat Eyüboğlu Özgür’de idi. Maaşını alınca anneme verir ve her gün bir miktar alırdı. Tabii ona verdiği paraların Belediyeye gelen muhtaç insanlara verildiğini annem de bilirdi.

Selçuk Turan bir anısında; Maçkalılar Derneği kurulduğu günlerde babamın süpürgeyi alıp odayı süpürdüğünü görünce duygulandığını ve elinden aldığını hayranlıkla anlatır.

Koray Özgür ’’74-75 yıllarında Erdoğdu’da futbol oynuyorum, Trabzonspor’dan haber gelir, gel imza at diye. Ben de gidip imzaladım ama akşam babam, insanlar yanlış anlayabilir, babasının torpili ile oynuyor derler dedi. Ertesi gün Hocam Mahmut Beykoz’a babam razı olmadı, lisansımı geri alın dedim. Babam adaletli, herkese eşit mesafedeydi adeta dürüstlük timsaliydi.’’

Salih Çamoğlu ölümünden sonra gazetesinde, ‘’Makamı siyasette referans ve sıçrama yeri olarak görmedi. CHP’nin yeniden açılmasında öncü rolü üstlenip meşale görevi yaptı. Daha çağdaş bir Türkiye için hep üretti’’ diye yazmıştı.

Ali Savaş,’’ Özgür kamuoyuna belediye hizmetlerini kahve toplantılarında anlatırdı. Bir toplantı esnasında imarla ilgili bazı hataları ateşli bir şekilde iletmiştim. Fuat Eyüboğlu sert yanıt vermeye hazırlanırken onu susturdu. Saygılı, sakin ve doyurucu üstelik ikna edici konuştu’’ diye bir anısını anlatır.

İkinci anma yılında Milletvekili Şevket Arz; ‘’Ondan hangi şartlarda olursa olsun, doğruluktan ayrılmamayı öğrendik. Disiplinli bir çalışma temposu vardı’’ diye söz eder.

Yusuf Turgut, ‘’Sefer Özgür’ü önemsiyorum, emekli asker ve Belediye Başkanı olduğu için değil. Günümüzde örnek alınacak bir hayat hikâyesi olduğundan…’’

Cafer Hazaroğlu; ‘’O kendisini topluma adamış bir hizmet adamı, iyi bir aile reisi, dürüst siyasetçi, onurlu ve istikrarlı parti üyesi ve parti askeri olarak görev yapmıştı. Üst düzey görevleri yapanlar ast görevleri pek kabul etmez. Ama o bunu aşmış birisi olarak Belediye Başkanlığından sonra Merkez İlçe Başkanlığını yapma tevazuluğunu göstermiştir.’’

Yakup Bayram; ‘’Çalışırken Başkan geldi, oturdu bizlan beraber. İki hamsi yedi, bardağımdan bir yudum içti ve dedi ki; arkadaşlar iş zamanında bu olmaz. Engin hoşgörüsü vardı, istese iş akdimizi fesih ederdi. Bir daha hiç yapmadık.’’

Metin Bahçekapılı; ‘’1977 yılının ocak ayı, Van Tugayında bir anons, Metin Bahçekapılı Tugay binasına. Apar topar kendimi Paşanın karşısında buldum. Az önce Sefer Özgür Komutanım aradı ve harçlığı var mı diye sordu, rahmet olsun.’’

Aysen Çakıroğlu; ‘’Yaşadıklarını anlatırken can kulağı ile dinlerdim, akıl alayım diye. Eşiyle bir gün geldi ve ben de ellerimle çay yaptım, beni gerçek emekçi diye tanıttı Sebahat teyzeye, ruhları şad olsun.’’

Yazıda isimleri geçen Değerlerin sözlerini o anki gazetelerden veya kendilerinden aldım. Kendilerine sonsuz şükranlarımı sunuyorum, sağ olsunlar. Anıları ve duygularını paylaşacak çok fazla Trabzonlunun olduğunu biliyorum. Yorumlara yazabilir.

***

Beraber çalıştığı arkadaşı tarafından askeri darbe ile yolu kesilen ve soruşturma bile geçirmemiş olmasına rağmen görevine iade edilmeyen Sefer Özgür’ün siyasi kariyeri sekteye uğramıştı. Çok daha ileri düzeyde temsil yeteneğine sahip bir değer olarak Trabzon tarihinde önemli yer tutmakla kalmayıp, Türkiye Siyasetinde önemle yer alabilecekken her göreve layık olma azmi içerisinde son nefesine kadar çalışmıştır. Ruhun şad olsun. Mirasının maddi karşılığı yok…

Böyle anma günleri; kişi ile karşılıklı emek verilen kurumların topluma mal olmuş değerlerini anımsatır. Bu anlamda beyanatlar verilmesi hem ilgili kurumun toplumun çok önem verdiği vefa duygusunu göstermesi fırsatını hem de kurumuna hizmet etmiş bir değerin yeniden hatırlatılmasını sağlayacaktır.

Ben de bu bakış açısıyla; ilgili kurum, parti, dernek ve gazeteden yapılacak açıklamanın toplumda olumlu etki yaratacağını düşünüyorum.

O’nun ifadeleri ile bitireyim, sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum.

Sağlıcakla kalın, saygılarımla…

039-(2).jpgscan0001.jpg076.jpg

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.