ANNE VE BABALAR

  Çocuklarınıza virüsle, bakterinin farkını anlatmak istiyorsanız bu yazının size çok faydalı olacağını düşünüyorum.
  İkisi arasındaki farkı anlamaları ve çocuklarınıza "Ellerinizi yıkayın!" dediğinizde inanın konunun önemini çok daha rahat kavrayacaklardır.
Bu yazıyı WhatsApp gurubumdaki bir arkadaşım paylaştı. Kendisine yazının kime ait olduğunu sordum, ancak ne yazık ki yazanı o da bilmiyordu.

Yazanın adını yazmaktan mutlu olurdum, ancak yazanı bulamadım. Kendisine buradan virüsle bakteri arasındaki farkı örnekle anlatmasından dolayı teşekkür ederim.
Bakteriler canlıdır. Virüs canlı değildir, ölü de değildir. Uygun koşullarda canlanabilen bir varlıktır.
Bu ne demek?
Basitçe şöyle düşünelim:
Bakteri diyelim ki "fare" olsun.
Virüs de bir "yumurta".
Fare canlıdır. Yumurta canlı değildir. Ama döllenmişse, uygun sıcaklıkta, uygun sürede bekletilirse civcive dönüşür, yani bir canlı olur.
Şimdi fareye, yani bakteriye dönelim.
Fare, fare zehiri ile öldürülebilir. İşte bu "antibiyotik".
Fareye, fare zehiri verirseniz ölür. Ama yumurtanın üstüne istediğiniz kadar fare zehiri dökün, yumurtaya hiçbir şey olmaz; sadece çevreye zehir saçmış olursunuz o kadar.
   Yani antibiyotikler virüslere etki etmez; sadece size yardım eden, bağışıklık sisteminizi güçlendiren yararlı bakterilerinizi öldürmüş olursunuz.
Fareyi bir kutuya kapatıp aç susuz bırakırsanız ölür.
Yumurtayı bir kutuya kapatsanız haftalarca bozulmadan durabilir.
Yani eğer bağışıklık sisteminiz güçlüyse belli bir süre sonra bakteriler kendiliğinden ölecektir. Ama virüsler, her şeyin içinde ya da üzerinde çok uzun süre bozulmadan yumurta gibi bekleyebilir ve vücudumuza girdiği andan itibaren 4-14 gün içinde canlanır.
Şimdi bir diş macunu reklamını sizin hatırlamanızı istiyorum.
İki kap sirke içine iki yumurta koyuyorlardı. Birisini bilmem ne marka macunla fırçalıyorlardı. Diğer yumurtaya bir şey sürülmüyordu. Macun sürülmeyen yumurta eriyordu; ama bizim macunla fırçalanan yumurta sağlamdı. Hatırladınız mı?
İşte o deneydeki sirke, yumurtanın kabuğundaki kalsiyumu çözündürüyordu. Bizim elimizdeki virüsün kabuğunu çözündürebilen şey sirke değil "sabun". Sabun, virüsün kabuğunu eritiyor. Kabuğu eriyen virüs ölüyor.
Sabunun kabuğu eritebilmesi için en az 1 dakika kabukla temas etmesi gerekiyor. Süreyi anlamak için elinizi sabunlarken, kendi adınız ile "İyi ki doğdun"şarkısının tamamını söyleyin. Süre bu. Sıvı sabunlarda süre uzuyor. En iyisi katı sabun.
Alkol de virüsün kabuğunu çözündürüp onu öldürüyor; ama sabundan farklı olarak o boş kabuktan kurtulamıyorsunuz, elinize yapışık halde kalıyor. Evet, artık zararsız ama yine de elinizde virüs kabuklarıyla dolaşmak istemezsiniz. Örneğin dışarıda alkolle elinizdeki virüsü öldürdünüz, ilk fırsatta yine sabunlayın ki su, kabukları da alıp götürsün.
  Ellerimizi sık sık sabunla yıkayalım ve evden çıkmamaya gayret edelim. Evde kal, mutlu ol. Bu salgından hepimiz evden çıkmayarak birer kahraman olarak çıkabiliriz.
Sağlıklı kalın!


Önceki ve Sonraki Yazılar