Arap turizmler Batum’a kaçabilir!

Körfez ülkelerinden Trabzon’a turist çekebilmek için son yıllarda gösterilen çabalar takdire şayan… Başta TTSO olmak üzere Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı, Karadeniz Turistik İşletmeciler Derneği gibi kurum-kuruluşlar başta tanıtıma yönelik çabalar içiresine girdi. Fuarlara gidildi, halen daha gidiliyor. Esnaf Odaları Birliği gibi kuruluşlar da turiste hizmet verecek eleman eğitimine yönelik çaba gösteriyor. Bunların meyvesi de gelen turist sayılarına bakılırsa alınmaya başlandı ama yeterli mi? Elbette değil…
Özellikle başta Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinden gelen turistlerle yapılan yüz yüze, anket türünde çalışmalarda Trabzon’un en büyük eksikliği ‘eğlence’ sektörüne yönelik gözüküyor. Buraya gelen turist ‘eğlence’ arıyor… Ama ara ki bulasın…
Maalesef Trabzon’a Körfez’den gelen turistleri eğlendirecek, onların şehirde kalış sürelerini artıracak ‘eğlence merkezleri’ için bir girişim de yok… Trabzon’da bir otelin üst düzey yöneticisi, ‘Eğer Araplar komşumuz Gürcistan’ın Batum kentindeki eğlence ortamını keşfederse vay halimize’ diyor.
Trabzon’da sayıları hayli yükselen turistik işletmelerde bile turiste eğlence ortamı sağlayacak gazino tipinde organizasyonların bile olmadığı söyleniyor… Ki bu da bir gerçek.
Bu konuda en çarpıcı önerilerden birini Zorlu Otel’in işletme müdürü Ali Şahin getirmiş, Akyazı dolgu alanında ‘Disneyland’ kurulması fikrini kamuoyu ile paylaşmıştı.
Geçenlerde TÜRSAB Doğu Karadeniz Bölge Başkanı Suat Gürkök de, şehirde eğlence sektörüne yatırım yapacak yatırımcıların bulunup bir an evvel harekete geçilmesi gerektiğini söylemişti…
Görünen o ki şimdiye dek bu konuda somut adımlar atılmış değil, sanki herkes kafasını kuma gömmüş bekliyor… Oysa Arap turistlerin beklentisine karşılık verecek adımların bir an önce atılması gerekiyor.
Trabzon’a son yıllarda gelen turist portföyüne bakıldığında Avrupalı turist yok denecek kadar az…. Bunda Sümela Manastırının kapalı olmasının da etkili olduğu söyleniyor.
Yine bir zamanlar Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu adı altındaki ülkelerden bavul turizmi ile de olsa gelen turistlerden artık eser yok. Bunda o ülkelerden her gelene ‘kötü gözle’ bakılmasının etkisi büyük olmuştu ve keşfettikleri Antalya gibi şehirlere kaçırmayı başardık.
Dememiz o ki en azından Arap turistleri bulmuşken onları da kaçırmayalım. Turistik bir otelin üst düzey yöneticisinin söylediği gibi, bari buraya kadar gelen Arap turistleri komşu Batum’a kaçırmayalım…

PKK Maçka’dan sonra Tonya’da görüldü!

Maçka’da Eren Bülbül ve bir astsubay şehit eden PKK’lı teröristlerin kış aylarında Tonya kırsalında gizlendikleri belirlenmiş… Fotokapana takılan teröristlerin hırsızlık yaparak kumanya yığdıkları gözlemlenmiş, ancak jandarma timleri yaz, kış, kar ve yağmur demeden PKK’lı teröristleri her dakika izliyor.
Diğer yandan Maçka’da PKK’lı teröristler için kurulan termal kameralara takılan definecileri önce PKK’lı sanan özel harekat ekipleri, definecilerin yürüyüş tarzını PKK’lı teröristlerine benzetemeyince son anda tetiğe basmaktan vazgeçmişler…

Korkutan HES rakamı!

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının verdiği ÇED raporlarına bakıldığında, ÇED için 59 bin proje başvurusu olmuş, 54 bini için ‘ÇED gerekli değildir’ kararı verilmiş, 4 bin 457 projeye de ÇED olumlu kararı verilmiş. Olumsuz görüş verilen proje sayısı ise 46… Bu nasıl bir rakam, bu nasıl iş, bu HES’ler çevreye hiç mi zarar vermiyor, diye soranların hadddi hesabı yok ama almış başını yürümüş.
Yukarıdaki rakamlar ülke geneli rakamları özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nde hemen her derenin ününe HES yapıldığı bir gerçek. Bölgede her yağmur yağışında daha çok sel ve heyelan olayları görülmeye başlandı. Bu afetlerin artmasına en büyük neden de HES’ler gösteriliyor.
KTÜ Tıp Fakültesi’nde görev yaptığı saralarda tanıdığımız daha sonra siyasete atılan, önce Refah Partisi şimdilerde CHP’deki isim Mehmet Bekaroğlu geçenlerde TBMM’de HES’ler konusunda bir konuşma yapmış. Diyor ki; ‘Karadeniz’deki ırmak tipi dediğimiz, kanal tipi dediğimiz HES’lerin hiçbiri yapılmasa tüm mevcut projelerin hepsi iptal edilse Türkiye elektrik üretiminde topu topu yüzde %1,5’luk bir kayıp oluşuyor. Sadece kayıp kaçak oranı şu anda yüzde 16,67… İletim hatları yenilenerek bu kayıp kaçak oranı yüzde 10 daha azaltılır. HES’lere de gerek kalmaz, afetler yaşanmaz’ diyor.
Mehmet hoca haksız da değil… Eğer dediği gibi HES’ler Türkiye elektrik üretimine sadece yüzde 1.5 katkı sağlıyorsa onca can ve mal kayıplarına ne gerek var!..
Bize göre de bu HES meselesi enine-boyuna masaya yatırılmalıdır…

Kanuni’ye yeni başhekim

Kanuni Hastanesi Başhekimi Prof.Dr Mustafa Yılmaz’ın Sağlık Müdürlüğüne atanmasının ardından hastane başhekimliğine  Doç.Dr. Hülya Kılıç Yılmaz atandı. Kılıç’a görevinde başarılar diliyoruz.

Revi’nin makam şoförü serbest!

DAEŞ üyesi olduğu iddiasıyla gece yarısı evi basılarak gözaltına alınan Sürmene İlçe Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Revi’nin makam şoförü Esed E. 14 günlük polis sorgusunun altından Cumhuriyet Savcılığınca tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Tahir Çebi’nin anne acısı

Araklı’nın Özgen Mahallesi sakinlerinden olan Çebi ailesi bir çınarını daha kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyor. Çebi Vakfı kurucularından olan iş ve siyaset dünyasının yakından tanıdığı Tahir Çebi, 91 yaşındaki annesi Necmiye Çebi’yi kaybetti. Dün Araklı Merkez Küçük Cami’de kılınan cenaze namazının ardından Necmiye Çebi aile kabristanında toprağa verilirken, Tarih Çebi ve kardeşleri taziyeleri kabul etti. Merhumeye Allah’tan rahmet ailesi ve tüm sevenlerine baş sağlığı diliyoruz.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar