ARTIK ANLAŞILMIŞ MI SAVAŞIN NE OLDUĞU

SAVAŞ BİR OYUN DEĞİL

Bilgisayarlarınızda savaş oyunları var. Siz de oynuyorsunuz, çocuklarınıza da oynatıyorsunuz ... Ben oynamam ve oynatmam.. Oynayanlara bakıyorum, yüz hatlarından anlıyorum,  bayağı heyecanlı.. Siz ölmüyorsunuz bu oyunlarda . Sizin tuttuğunuz kişi ya da takım var  onlar öldükçe ve öldürdükçe  siz de zevk alıyorsunuz. Savaşın vahşetinin farkında olmayanlar  çocuklarına  savaş araçları oyuncaklar alıyorlar. Çocuklar elerinde kılıç kalkan... Sokakta çocuklar ellerinde tüfek oyuncaklar, gizleniyorlar sipere yatıyorlar. Babalar da anneler de zevkle izliyor. İşte bu çocuklar yarının büyüğü olacak  savaşacak, savaştıracak..   Kendi çocukları  da  cephede  değilse çok rahat olabiliyorlar.. Onlara göre savaş bir oyun.

Savaş oyun değil savaş eğlence değil .  Yüreğinde sevgi olan acıma  duygusu olan kesinlikle savaştan zevk almaz .

Yaşamı  savaş  alanlarında geçen eşşiz komutan büyük önder Mustafa Kemal ATATÜRK  zaferle sonuçlanan bir savaşın ardından savaş alanını dolaşırken   gözleri yaşla doluyor. Alanı dolduran savaş ölüleri   korkunç bir tablo. Bu tabloya bakan yüce önder  “Savaş  zorunlu olmadıkça  cinayettir diyor”… Birçok  söylevinde, bir çok yerde  bu gerçeği vurgulamış. “Bir ulusun, bir halkın geleceği tehlikede olmadıkça savaş bir cinayettir” diyorlardı. İşte bu nedenle  onun ölümsüz ebedi  özdeyişi  “YURTTA  BARIŞ,   DÜNYADA  BARIŞ”  yıllarca meydanları süslemiş, okulları süslüyordu...  Son yıllarda  adeta kaldırıldı ve  nerdeyse sakıncalı sayıldı. Şimdi soruyorum;  artık anlaşılmış mı savaşın ne olduğu? İşte tablo ortada… Bakın...

 

BU TABLO  HOŞUNUZA GİDİYOR MU ?

 Otuz yılı aşmış. Önce düşük yoğunluklu savaş deniyordu sonra geçiş, yumuşama... Süreç müreç  birçok isimler verildi. Ancak  savaş  kırkıncı yılına yaklaşıyor.  Her köyde bir  şehitlik, çocuk yuvalarında yetimler, gözyaşları tükenmiş analar ...  Evinden, işinden, eşinden ayrılanlar. Öyle bir tablo ki  anlatılması  çok zor.  Hani ozan diyor ya “sen bana mutluluğun resmini yapar mısın?” diye... Evet mutluluğun da büyük acıların da resmini yapmak çok zor.

Şehit cenazeleri... Ağlayan  analar... Göğsünü döğen babalar.. Eşinin parkesi ile kepi ile cenazeye katılanlar..  Tabutların örtüsü albayrağımız. Albayrak gözyaşları ile  sırılsıklam. Bir cenaze  merasimi resmine bakın insanların yüzünden okunuyor yüreklerinin görüntüsü. Hala  savaşın  ne olduğunu idrak etmeyenler, savaşı oyun olarak bilenler bu acıyı anlayamaz . Onlar o yanan yürekleri, kavrulan çiğerleri  anlayamaz.

Şehitler geliyor hava alanlarına . Bayraklı tabutlar yollanıyor köylerine. Savaş meydanlarından  kaçanlar, evlerini yurtlarını, bağ ve bahçelerini terk edenler dökülüyor  sokaklara.  Çocuklar okul sıralarından kalktığı belli.  Genç işini bıraktığı belli.  Kıyıp kullanamadığı evlerinden kaçanlar.. Görüyor musunuz bu tabloyu .. Kimi çadırlarda ,kimi  sokaklarda.  Camilerin önleri  dolu elleri açık avuçları açık yalvarıyorlar,istiyorlar.. Biz kızıyoruz  Suriyeli ,Iraklı dilencilere. Onları evlerinden ,yuvalarından  edip buralara serpenlere neden kızmıyorsunuz .  Bakın kıyafetlerine   giyimini kuşamını bilen  insanlar oldukları belli. Ancak onları evlerinden yurtlarından edenler  utanmıyor mu..

Göçmenler,kaçaklar,ne olduğu belirsiz olanlar. Kimi teröristtir diyor,kimi katildir  diyor.  Ne olursa olsun bu insanlar zavallı.  Onlara bir iyilik yapacaksanız onları evlerine ,bahçelerine  yuvalarına  döndürün .

 

SAVAŞ SAHNELERİNE BAKARKEN

TV’lerde  gazetelerde savaş sahnelerinde  görüntüleri görüyoruz . Savaş  oyunu oynayanlara  bu görüntüler hoş gelebilir. Onlar çocuklarına savaş oyunları oynatır,çocuklarına  savaş araçları ,oyuncak alanlar  anlar mı bunun anlamını.Savaş  sahnelerine  bakınca   bombaların patladığı   meyva bahçeleri ... Ekilip sürüldüğü belli tarlalar ,.alt üst oluyor . Köprüler , okullar hastaneler   yerle bir oluyor . Kentlerin sokakları harabeye dönmüş ... Evlerin pencereleri  kırılmış  perdeler dışarda .  Kimbilir bu enkazın altında  ölenler de var.. Biz bu resimlerden anlayamıyoruz. Ancak korkunç bir tablo . Utanç verici bir tablo.. Bu tabloya bakıp utanmamak mümkün mü ?  Şimdi bu taployu yaratanlar ,çizenler  çok beğeniyor mu bu tabloyu. İnsanlık tarihi boyunca  insanlık çok kanlı savaşlar  gördü yaşadı. Binler,milyonlar   parçalandı bu görüntülerde . Eski savaş tablolarını çizen ressamlar vardı. Onlar tablo oldu duvarlara asıldı da bu son taploları  kim asacak duvarına .

Bu Ortadoğu bataklığı,Irak ,Yemen  bataklıkları ... Ve Afganistan.... Bundan önce   insanlık  birinci ikinci Dünya Savaşlarını  yaşadı . Atom attılar Hiroşima ,Nagasakiye..  Kore,Vietnam ... Kim çizdi bu tabloları .  Ülkeleri yöneten politikacılar ,siyaset adamları . Masanın başında  karar aldılar . Silah tüccarları ,para babaları   para kazandı ..  Gelinkızlar nişanlısız kaldı,çocuklar öksüz yetim kaldı.  Hala uyanmıyor mu insanlık . Bakın  2. Dünya  Savaşının merkezi Avrupa idi . O Avrupa bugün  ülke sınırlarını kaldırmış ,ortak para kullanıyor . Din savaşları Laik düzeni getirmiş .  Ancak hala   birçok yüyük ülke  para babalarının emrinde   savaş tamtamları çalıyor.

Savaş  hangi ülkeden ve hengi yöneticilerden  gelirse gelsin  öksüz kalan bebelerin analarınca,  yavurusu yetim kalan  şehitin dedelerince  artık durdurulmalı.  Savaşa  Hayır demek   suçmuş öyle mi . En başta bu ülkenin kurucusu bu ulusun kurtarıcısı HAYIR demişti , Onu mu yargılayacaksınız . Biz insanların yaşamasını   istiyoruz. İnsanlar evlerinde  yurtlarında işlerinde olsunlar ..savaşlar artık son bulsun. Bu savaş alanlarındaki halk daha fazla yavrularının ölmemesi ,torunlarının yetim kalmaması için  savaşa DUR demeli . Bu bir insanlık görevi.

Elbette bir ulusun ve ülkenin özgürlüğü  ve bağımsızlığı sözkonusu olunca  savaş kaç nılmaz olur . O zaman ülkemizin  ordusunun zaferi için dua ederiz, Barış için savaş deriz. Bakın Kıbrıs  Harekatına  Kıbrıs Barış  Harekatı denmişti . Yanı barış için savaş .

Artık yeter, artık yeter  savaşlar bitsin dünya bir barış cennetine dönsün .Yani gök mavi dal yeşil tarla sarı olsun..Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.... Bu dileği yineleyelim

 Bu tablodan çok memnun olanlar   bu savaş tablolarını ,o Ege kıyılarında    buz gibi sulara kendilerini atanlar,şehit cenazeleri ,ağlayan  analar  babalar ...Bu tabloyu büyütün asın duvarınıza  gelecek kuşaklar görsün dedelerinin marifetlerini .

Savaşa  Hayir  demek bile suçmuş öyle mi ...Yaşasın SAVAŞ  diyelenler mi en makbul kişi...,   Ah! sözün sonuna geldik  ..

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.