ARTIK LİDERİZ

  O senenin bu sene olduğu bir sezonda altı yedi takımın da şampiyonluğa oynaması Trabzonspor için de aslında büyük bir avantaj.
Rakipleri eskisi gibi ikili oyunlarla ayak oyunlarıyla ve masa başı ZORLU Centerlerda oluşturdukları kumpaslarıyla artık futbola müdahale edemiyorlar ve ligi de  kendilerine göre dizayn edemiyorlar.
Canlarının sıkılması, büyük sorunlar yaşaması da medya üzerinden Trabzonsporumuza bu kadar çok bel altından vurmaya çalışmaları da hep bu yüzden.

  İstanbulun üç takımı da çok kötü futbol oynuyorlar ve kadrolarının Trabzonspordan daha iyi olmadıklarını da çok iyi biliyorlar.
Üstelik bu kadar büyük ve ciddi maddi sıkıntılarından kurtulmalarının sadece şampiyonluğa bağlı olmaları ve Trabzonsporun da hiç de kupayı bırakmayacak gibi güzel futbol oynadığını görmeleri onlara en büyük en kötü kabusları yaşatıyor.
Üç İstanbul takımı da borç batağında ve şampiyonluğu yakalayamadıkları taktirde yakın bir gelecekte UEFA dan da büyük cezalar alacaklar.
Bunu da çok iyi biliyorlar.
  İşte bu yüzden bu şampiyonluk onlar için can kurtaran simidi gibi...
Huseininin ısınırken sakatlanıp da yerine Da Costayla başlamasına bir nazar boncuğu diyelim ve dün Beşiktaş ve  Fenerbahçenin bugün de Alanyasporun puan kayıplarını gördükten sonra Sivasspor maçının artık daha bir önemli hale geldiğini gören futbolcularımızın alacağı puanları da şampiyonluğa yaklaşmanın güzel bir heyecanı diyelim.
  Eski Real Madridli EmilioBurtragenio tarzı bir oyun stili olan Guilherme'nin mükemmel organizasyonunda en son topa Sörlothun dokunuşuyla maçın henüz başında öne geçen Trabzonspor stresli ve zor geçeceği düşünülen maçı rahatlatan golü de atıyordu.
  Sörloth ikinci golün pozisyonunda kaleye de vurabilirdi. Ama öyle akıllıca bir iş yapıyor ki kaleye sert bir paralel şut çekerek orada o topa kim dokunursa dokunsun topun kaleye gireceğini biliyor. O da Caner Osmanpaşaya nasip oldu.
İkinci yarı maçın başlarında kaçan yüzde yüz iki gol Trabzonsporun gol umudunu kırmış olacaktı ki uzun bir süre Sivassporun top oynamasına müsaade etti. 
İlk yarı boyunca Trabzonsporun adeta Premier Lig tarzı futbolu ikinci yarı anlaşılmaz bir şekilde durdu ama alınan üç puan rakiplerin puanlar kaybettiği bu haftada da altın değerinde oldu.
Sörlothun Trabzonspor için neden bu kadar önemli olduğu bu maçta da görüldü.
Atıyor attırıyor.
Bir golcüden daha başka ne beklenebilir ki.  
Defansta Da Costa ile Campi müthiş uyumda idi Obi Mikel sessiz ama görevini layıkıyla yerine getiriyor. Maestro Sosa yine çok mükemmeldi ve maçın sonunda gelen Sivasspor golü sadece onlara bir teselli niyetindeydi.
Abdülkadir Parmak ve Hüseyin bir an önce eski perforsmanlarına geri dönmeli.
Özellikle Abdülkadir Parmak kritik hatalarıyla göze battı.
Trabzonspor rakiplerinin zayıflıklarından değil gücüyle inancıyla ve tekniğinin üstün performansıyla galip geliyor.
Şampiyon gibi oynuyor şampiyon gibi maçlarını kazanıyor.
Bu da Trabzonspora şampiyonluk yolunda en büyük avantajı sağlıyor.
Bu takımı yenmek artık kolay kolay kimsenin harcı değil. 
Ayrıca Trabzonspor iletişim departmanında görev alan bütün arkadaşlarımızı da ayrıca tebrik ediyorum.
Trabzon şehri bireysel hikayelerin yer aldığı büyük bir futbol iklimi ve bunu da çok başarılı bir şekilde kamuoyuna lanse ediyorlar.
Biz her zaman haktan ve adaletten yanayız...
Atılan iftiralara sadece gülüyoruz ve aslında neyin ne olduğunu kendileri de bizden çok daha iyi biliyorlar.
Zayıfsınız ve şampiyonluğu bir daha bu şehirden çalamayacaksınız

 


Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.