ASKIDA

Öğrenilecek o kadar çok şey var ki, yaşadıklarımız dışında yaşanan bu hayattan…

Güneşten, yağmurdan, dereden, tepeden, ağaçtan, yapraktan, teyzeden, dededen… Her şeyden öğrenilecek çok şey var.

Her şeye sahip olma içgüdüsü,” hırslarından” bedel ödetir insana.

Oysa doğa “birliğin bütünlüğünü” insan dediğimiz varlık dışında, nasıl da sunuyor  hayata.

SİZLER neyi paylaşmak istersiniz?

Birilerinin hayatına dokunmak için, bir yerlere ne bırakırdınız?

Elinize bir fırsat verilseydi ve size “dileklerinizi, ihtiyaçlarınızı asın “deselerdi ne asardınız?

Babanızın, annenizin, sevdiğinizin, çocuğunuzun, idarecilerin üzerine ne asardınız?

İhtiyacınız nedir?

Askı nedir?

Sende fazla olanı paylaşmak, değil midir?

Her şey maddi olarak düşünülürken, oysa manevi anlamda ne çok eksiğimiz var.

Maddi açlık, manevi yoksunluktan değil midir?

Şefkat, merhamet,masumiyet, sevgi, pozitif bakış açısı, erdem, ahlak asılsa ne iyi olurdu değil mi?

Mesela bir askıya Meral Akşener’in, diğer askıya Devlet Bahçeli’nin, bir başka askıya Kemal Kılıçdaroğlu’nun… alması için ne bırakırdınız?

Sevdiklerinize, hatta sevmediklerinize ne asardınız.

Evren ekmeğin kavgasız, gürültüsüz,askıya asılmadan insanların yiyeceği lokmalara bölünüşünü, anlatan en büyük OLGU değil midir?

Bu adaleti adaletsizliğe çevirmek reva mıdır? Herkesin kursağından geçmesi gereken ekmek değil midir? Ekmeğe muhtaç edip, ekmeği askıya asmak değişik bir denge.

Ne yani bir yanda sana verilen hayatta bir lokma ekmeğe ihtiyaç edip, yaşamadan öldürmek midir öğreti. Azla yetinmeyi öğretiyorlar bizlere.

Yalnızlaştırılıyoruz. Muhtaç bırakılıyoruz.

Oysa kayıplar, hep vaat edilenin büyüklüğü kadar oluyor.

Bizler milenyum şölenini kutlarken, gelecek kaygılardan uzak olsun diye karşılamıştık. Oysa kaygılar her sene gölgesi büyüyerek artıyor.

Keşke klavyem umutsuzluklara, yaralara, tükenişlere, çaresizliklere “ümit ilacı” olabilse.

Elbette fırınların, fırıncıların geliştirdikleri ve aç, ihtiyacı olan insanlara yardımlaşma, dayanışma örneği olarak sundukları “askıda ekmek” uygulaması  takdire şayandır.

Ama ekmeği bölüşerek tok kalınmıyor maalesef . Geçici bir tokluk sağlıyorsun. Keşke askıya Sayın İdareciler, iş asabilseniz, çocukların geleceğini asabilseniz.

 “Biz askıya ekmek koyduk, ekmeksizler saklandıkları delikten çıktı” kadar da talihsiz bir açıklama olamaz.

Onları saklayan, deliğe sokan nedir?

Utanmak mı?

O zaman keşke utandırmasaydınız.

Ekmek tutacak “bir eli olmalı” insanın.

 

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum