Ataköy’deki mescitler ve kavşak ortasındaki cami!

Memlekette son yıllarda, kimilerinin dilinden düşürmediği bir dini hassasiyet, muhafazakar söylemi var. İki satır eleştiri getiremiyorsun. Hemen birileri, seni dinsiz imansız ilan ediyor ve ötekileştiriyor. Bizim din ile diyanetle, hoca ile imamla bir sorunumuz yok, desek de nafile!

Bizim için kim ne söylerse söylesin, yanlış bulduklarımızı yazmaya devam edeceğiz.

Trabzon’un Çaykara ilçesinde eski adı Şinek olan Ataköy, İslam tarihinde her halde cemaatinde daha fazla din görevlisi olan bir beldedir.

Ataköy merkezde tarihi bir cami var. Caminin yerinde 1900’lü yılların başında bir cami vardı. Rus işgal yıllarında bu cami yakılmış. Camiyi Ruslar mı yoksa beldedeki gayrimüslimler mi yaktı, bilinmiyor. Rusların yaktığı söyleniyor. Muhacirlik dönüşü cami onarıldı, 1980’lerde de yıkıldı ve yerine güzel bir cami yapıldı. Caminin giriş kapısı üzerinde bir de tabela var.

Önceki gün, Of’tan arayan bir dostumuz, Ataköy’de bu merkez camisinin dışında 10’un üzerinde mescit olduğunu ve hepsinde de kadrolu imam bulunduğunu, mescitlerin hiçbirinde cemaat olmadığı için Cuma namazları kılınmadığını, biri hariç hepsinde ezan okunduğunu söyledi.

Şinek, yeni adı Ataköy eski Cumhurbaşkanlarından Cevdet Sunay’ın köyüdür. Şinek; Çaykara’nın göç veren köylerinin ilk sırasında yer alır. Cevdet Sunay’ın Ataköylü gençlerin eğitimine destek verdiğini duymuştum. Hatta Ankara’da okuyanlar arasında 60’lı 70’li yıllarda Köşk’te kalanlar bile varmış.

Ataköylü tanıdıklarım arasında TRT’den Kenan Nadi Özbay ve Eğitim Enstitüsünden sınıf arkadaşım Hanefi Mahitapoğlu ilk sırada yer alır. Hanefi ‘muhafazakar’ sağ kulvarın hemen her mevkisinde ‘top’ koşturmuş bir kardeşimiz!

Ataköy’de cemaati olmayan mescitlerin kadrolu imamlarının olmasını eleştirmiyoruz! Neden derseniz, Trabzon eski müftülerinden Raif Korkmaz, Ataköylüdür. Raif hoca, doğduğu beldedeki mescitlerin kapısına kilit vurulmasın diye hepsine imam atamıştır, diye düşünüyoruz. Ataköy’de ezan okunmayan mescide gelince… Mescitte herhalde kadrolu imam yoktur, onun için ezan okunmuyor olabilir diye tahmin yürütürken, Ataköylü gazeteci Kenan Nadi Özbay aklımıza geldi. Kenan’a, ‘Gerçekten Ataköy’de cemaatsiz 10 küsur mescit mi var, birinde iddia edildiği gibi ezan okunmuyor mu?’ diye sorduk.

-‘Ataköy de 9-10 mescit olduğu doğrudur. Bölgede yerleşim dağınık olduğu için evlerin yakınlarına mescit yapılmış olabilir. Mescitlerde belki yaz aylarında birkaç kişi namaz kılar. Bu aylardan yaz başına kadar mescitler boştur. Çünkü köyde nüfus kalmadı. Köyde toplasan kadınlı erkekli 30 kişi yoktur. Büyük Cami hariç bu mescitlerin hiçbirinde Cuma namazı kılınmaz. Ezan okunmayan mescit ormanın içindedir. Varton mahallesinde. İmam, yabani hayvan saldırısından çekindiği için günde belki iki vakit mescide gidiyordur… Ki, sonbahardan ilkbahara kadar gittiğini de sanmıyorum. Kendisine bir ara neden mescidi açıp ezan okumuyorsun, dediğimde ‘Kendine güveniyorsan sen git oku’ dedi. İmam da haklı. Her an bir ayı saldırısı ile karşı karşıya kalabilir’.

***

Şimdi bunları yazdım diye, İkram Sofrasının patronu Mustafa Çolak Hoca, ‘Ne uğraşıyorsun, cami ile mescit ile’ diyecektir.

Mustafa hocalar, bizi eleştirse de yanlışları, çarpıklıkları yazmaya devam edeceğim. Mesela, Kanuni Bulvarı’nın Boztepe kavşağında yol ortasında kalan ve 1970’ler de yapılan Gözaçan Camisine, imamın, müezzinin ve cemaatin nasıl ulaşacağını sormayacak mıyız?

Kavşak ortasında, köprülü kavşağın altında cami, okul, konut vs. olur mu?

Neymiş Efendim… Cami yıkılmazmış? Yol ortasında kalan caminin 50 metre kuzeyinde, batısında camiler var. Büyütün o camileri… Mesela Tavanlı’yı! Kampanya başlatın. İlk bağışı 1000 (Bin) lira ile ben yapayım. Benden sonra Müftü bey, yardımcıları biner lira ile kampanyaya destek versin, Mustafa Çolak, Hanefi Mahitapoğlu, Mustafa Usta kervana katılsın, Tavanlı Camisi büyütülsün, kavşak ortasında kalan cami de yıkılsın.

Hasan KURT

***************

Tünel geçiş mi yapılsın

Boztepe yolu mu?tunel-gecis-mi.jpg

Trabzon sahil yolunun Tünel geçişinde trafik yoğunluğunun azaltılması için Cumhuriyet Caddesi girişinden Çömlekçi arasına yapılması planlanan üçüncü tünel, önceki gün Büyükşehir Belediyesi’nde Ortahisar, Yomra ve Beşikdüzü meclis üyelerinin karşı oyuna rağmen diğer ilçe belediye meclis üyelerinin oylarıyla kabul edildi.

3. tünel, sahil yolunda gerçekten trafiği rahatlatacak mı?

Projenin detayını bilmiyoruz. Bildiğimiz, Cumhuriyet Caddesi ile Çömlekçi arasında olacağı. Bu tünelden hangi istikamete gidecek araçlar geçecek. Sahilden Rize istikametine giden-gelen araçlar mı bu tünelden geçecek yoksa şehir içi ve Erzurum istikametine gidip-gelenler mi geçecek. Eğer Rize veya Erzurum güzergahı için bu tünel gündeme getirilmişse, istimlaklar, yeni kavşaklar vs. büyük bir maliyet getirecek. Ve sonuçta yol, yine Moloz’dan ve Çimento fabrikası önünden yine sahil yoluna bağlanacak. Yoğunluk sahil boyu aynen devam edecek.

3. tünel ve güzergahına karşı olmamakla birlikte, maliyeti on milyonlarca doları bulacak bu proje yerine bölüm bölüm tünel geçişli güney çevre yolu yapılsa daha iyi olmaz mı?

Bu tünel için bu kadar harcayana kadar, Liman kavşağı yalnız çıkışlara açılsa bölgede yoğunlukta ortadan kalkar. Zaten Çimento Fabrikası önünde kavşak yapılıyor. Limana girecek araçlar oradan girer sorunda halledilmiş olur.

Veya 3. tünel yapılana kadar, Atatürk Alanından Boztepe’ye çıkan yol, iki gidiş geliş olarak yapılsa daha iyi olmaz mı? Trabzon nüfusunun neredeyse beşte birinin yaşadığı Boztepe’nin sahil ile doğru dürüst bir bağlantısı yok… Bu 3. tünel işi, enine boyuna tartışılmalı, ondan sonra karar verilmeli.

Çebi nazar aldı!

cebiye-nazar.jpg

Ortahisar Belediye Başkan Yardımcısı Selahattin Çebi, gecesini gündüzüne katan, mahalle mahalle dolaşan vatandaşın taleplerini bıkmadan usanmadan yerine getiren, partizanlık yapmayan bir isimdir. Çebi, başkan Ahmet Metin Genç’in de sağ koludur. AKP Trabzon il başkanlığının da favori adaylarından biri olan Selahattin Çebi, yoğun iş temposu karşısında yoruldu ve dün evden çıkamadı. Çebi’ye geçmiş olsun diyoruz.

 

  

Önceki ve Sonraki Yazılar