ATAsözü

 

Acı karşılaştırma!

Futbol sektöründe büyük meblağlar dönüyor, kabul. O çarkın içine girince belirli özverilerde bulunacak, bazen hesapta şaşacaksınız, buna da kabul.

Ama önce ayağını yorganına göre uzatmak gerekir. Sonu karanlıksa öz kaynaklara gözünü çevirmelisiniz, sözde değil tabi ki!

Günü değil, geleceği düşünenler için iç acıtan bir karşılaştırma:

  1. Berat (bonservis bedeli 2.5 milyon Euro), Bakasetas (3 milyon Euro) ve Yunus Mallı (İmza parası 11.2 milyon TL).Yaklaşık 57 milyon TL..
  2. Yusuf Yazıcı, Uğurcan, Abdülkadir Ömür, Parmak… Bonservis bedelleri: 0 (sıfır)

İki ayrı yol haritası için bu örnekler…

Seçim yönetenlerin tabi!

Tabi ki, Trabzonspor tarihine bakıp özkaynaktan yetişen futbolcuların neler yaptığı da incelenebilir. Ve; yüksek bedelle satılan futbolcuları da (Fatih Tekke, Gökdeniz, Yusuf Yazıcı… Sırada Uğurcan, Abdülkadir Ömür vs) bakılırsa, çözümün ne olduğu daha net anlaşılabilir.

 

Kasket ve Z kuşağı…

Bir tespit: Trabzon, tarihi ile, dinamikleri ile, değerleri ile bir bütündür, böyle büyüktür. Özünden uzaklaştıkça kendini kaybeder.

Trabzonspor’da da durum budur. ‘Trabzonspor Ruhu’nu yaratan, yaşatanlar vardır. Ama çoğu unutulmaktadır!

Şimdi:

Abdullah Avcı kulüpte Efsane Teknik Direktör Ahmet Suat Özyazıcı’nın kasketli fotoğrafını görmüş, şimdiki görevinde O’nun büyük emeği olduğunu unutmamış, vefa göstermiş, etkilenmiş ve takmış.

Beğenenler çok. Eleştirenler de çıktı, olabilir.

Ancak, “Kendini Ahmet Suat Özyazıcı ile bir tutuyor” diyenler bile çıktı!

Avcı zaten böyle bir kıyaslamanın yakınından bile geçilmeyeceğini, bir değil onlarca kupa olsa Özyazıcı’nın yerinin dolmayacağını bilir. Böyle bir tartışma mı olur?

Bu olaya niye o kadar farklı anlamlar yükleniyor ki?

Unuttuğumuz efsane günleri, Efsane Özyazıcı’yı hatırlattı yeniden bize, değil mi?

En önemlisi, Z kuşağı Özyazıcı’yı daha çok merak oldu bir de!

Sinerji yarattı bu kasket işi…

Güzel olmuş, yeni bir heyecan katmış. Olay sadece bu kadar basit, zorlamayın!

Bu arada; şapkanın bütün şehre hızla yayılması, yaygınlaşması konusuna gelince … Düşünün, Uzunsokak’ta gelen geçen herkes kasketli! Bunu hayal edince biraz duraksadım doğrusu!

 

Bizden olanı sevemedik..

Örnek çok da, uzaklara gitmeyelim fazla.

Hüseyin Çimşir, Ünal Karaman’ın yardımcısı iken rakip kulübeye tepki gösterip sahadan çıkarılınca kıyamet kopmuştu buralarda, “İşine bak” falan denilmişti.

Ama Egemen Korkmaz kavga edince, “Bu yumruk bizim yumruğumuzdur” diye övgüler diziliyor. (Olayda Egemen Korkmaz’ın tepkisi doğal olabilir ama sonrası faciaydı bizce. Tartışmayı kişiselleştirdi, yumruk salladı, bir tanesi tutsa, karşılık gelse... O atmosfere kapılan futbolcuların da karışabileceği arbedeye dönebilirdi olaylar pekala, hafta sonu Beşiktaş ile maç varken üstelik…)

Daha önce takımda sadece Mustafa Yumlu hakeme itiraz ediyordu Trabzonspor’da, haksız kararlara karşı tek başına direniyordu ama, “Sen futbolunu oyna” diye eleştiri yağmurunu tutuluyordu.

Şimdi itiraz eden yok. Diğer takımlarda basit bir düdükte hakemin etrafında 5 kişi ve o an karar değişmiyorsa, sonraki pozisyona dikkat edin, etki altındadır çünkü.

Bir türlü karar veremedik, bir-iki istisna hariç, kendimizden olanı sevemedik.

 

Kafkas meselesi!

Türk futboluna yeni yıldızlar kazandırmak için milli takımda görevini sürdüren Tolunay Kafkas, sorulan bir soru üzerine, Trabzonspor’dan ayrılması ve sonraki mahkeme yolları ile ilgili, “Düşündüğünüz gibi değil, sonra konuşacağım” dedi, gündem oldu. Ne olmuştu peki?

Öncelikle: Tolunay Kafkas, Trabzon ve iyi bir Trabzonspor sevdalısıdır, tartışılmaz bile..

Hatırlatma: İbrahim Hacıosmanoğlu seçildiği günün ertesi, Kafkas’la hiç iletişime geçmeden basın toplantısında başka bir teknik adamla anlaştığını açıklar. Kafkas kovulduğunu, televizyondan duyan eşinden öğrenir.

Hata 1: Trabzonspor gibi bir kulübün teknik direktörü böyle bir şekilde gönderilemez.

-              Son günlerdeki moda deyimle, itibar suikastına uğrayan Kafkas, o kızgınlıkla kalan alacaklarını istemek için yasal yollara başvurur. Amacı, Hacıosmanoğlu’ndan intikam almaktır.

-              Mahkeme ancak, 2 başkan değiştikten sonra, Kafkas lehine karar verir.

Hata 2: Tolunay Kafkas, bu parayla ilgili uzlaşıcı bir davranış içine girebilirdi, yapmadı.

Hata 3: Trabzonspor’da Ağaoğlu yönetimi, Kafkas ile hiç bağlantıya geçmeden üst mahkemeye olayı taşır. Ama üst mahkeme de Kafkas lehine karar verir.

-              Yönetim davayı kaybedince nihayet Tolunay Kafkas’a ulaşır, paranın taksitlere bölünmesini ister.

Hata 4: Kendisinin ancak, bu gelişmelerden sonra muhatap alınmasına içerleyen Tolunay Kafkas, bunu kabul etmez. Her şeye rağmen renklere olan sevdası ile, birçok konunun üzerine set çekmeliydi, yapmadı, katıydı.

Hata 5: Yönetim bir şekilde olayı kayınpederi ile ilişkilendirip basına servis eder. Ki bu da büyük yanlış.

Sonuç: Trabzonspor ve Tolunay Kafkas ikilisinin böyle bir olayla anılması nereden bakarsanız bakın acıdır, üzücüdür.

 

Hayırlı olsun!

İkisi de yıllardır özel haberleri, ülke çapında ses getiren röportajları, araştırmaları, fotoğrafları ile kendilerini kanıtlamış heyecanlı, güzel yürekli iki insan Yunus Mermertaş ve Ali Osman Yürük, bundan sonra Kuzey Ekspres ailesinde emek harcayacak. Çok net, bundan sonra bu sayfalar çok ses getirecek, hayırlı olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.