ATATÜRK’Ü KORUMA KANUNU VARMIŞ

Mustafa Kemal Atatürk, Türk ulusunun insanlığa armağan ettiği olağanüstü büyük bir insandır kısaca. Ancak ne yazık ki onunla aynı soydan olduğunu sananlar hala onu tanıyamamış ve değerini anlayamamıştır. İnsanlık tarihinde ender böyle insanlar yetişir. İngilizler diyor ki; bunun da Türklere nasip olması bizim şansızlığımız. Ancak bizde öyle kör, öyle sağır ve öyle namlusuzlar çıkmıştır ki hala tanımıyor, tanımak istemiyor. O elbette insandı, her insanın eksiği ve kusuru olduğu gibi onun da vardı ancak onlar bunları değil onlar sadece yalanla, sahtekarlıkla karalamaya çalışıyor. Yüzyıla yakın bir süredir bu yapılıyor. Açık düşmanlar, yabancılar bunu yapmıyor. Onun ışığından yararlanıp gün yüzüne çıkanlar, onun yardımı ile adam olanlar bunu yapıyor. Acı olan bu.

YASA İLE KORUNMAYA İHTİYACI VAR MI?

Hayır. Onun yaptıkları güneş gibi meydanda. İnkar edilmesi olanaksız da, namussuzca yapılınca buna ne yapılabilir. Yapılır yapılır... Ne diyor büyük bir devlet adamı, “Namussuzlar ne ölçüde cesursa namuslular da böyle cesur olmadıkça ülkede namustan söz edilmez”…

Evet eksiğimiz bu. Bu yalanlara, bu sahtekarlıklara aldananlar var, ses çıkarmayanlar var. Kötü olan bu. Bir zamanlar anıtlarına, heykellerine karşı yapılan saldırıları önlemek için bir koruma yasası çıkarılmış, işte adı geçen yasa bu. Heykellerine, resimlerine, anıtlarına saldırılar hiç önemli değil. Bu yalan yanlış bilgileri yeni kuşakların beynine enjekte edip onları uyuşturmaktan. Evet onun ışığından yararlanıp onun kurduğu temeller üzerinde adam diye geçinen, nice önemli görevlere gelmiş, kaymakam, vali, profesör unvanları taşıyan  yalancı ve sahtekarlar olmuştur. Acı veren bu. Bakın Nobel ödülü almış ilk Türk Bilim adamı aldığı ödülü ona sunmuş. Çünkü onun sayesinde ben bu noktaya ulaştım demiş. Diğerleri ne diyor? Onun dizdiği taşlarla oluşmuş merdiveni tırmanarak o noktaya ulaşmış ancak nankör ve kör.

BAKIN ŞU YALANLARA VE SAHTEKARLIKLARA

Kurtuluş Savaşı diye bir şey yok. Yunanlılarla böyle bir savaş yapılmamış. Şimdi bunu söyleyene ne demeli? Peki Trikopis neden esir düşmüş Mustafa Kemal’in askerlerine. Kim indirmiş Yunan bayrağını İzmir’den. Kim düşmanı denize dökmüş. Kazım Karabekir’i, Fevzi Paşayı kabul eden bu alçaklar bu paşaların hangi orduda komutan olduğunu söylesin.

Daha çok toprak alınabilirmiş de o azla yetinmiş!.. Bakın bu vicdansızlara. Osmanlının imzaladığı Mondros’u  Serv’i ne yaptılar. Gerçi bugün güneydoğuda savaşılan PKK’nın yandaşları Serv’i çok iyi görüyor, onu yeniden yürürlüğe koymak istiyorlar. İşte bunlar onlarla aynı görüşte. Lozan hezimetmiş. Batı Lozan’ı imzalamış diye kahrolurken onlar Lozan’ı ret ediyor.

Halifelik, Hilafet kaldırılmamalıymış da o kaldırmış. Hilafet Yavuz Sultan Selim’le Osmanlı’ya devretmişti. Hilafet Peygamberimizin vekili, halefi anlamındadır. Aslında bu makam dört halife ile amacına uygunda ondan sonra amacına uygun olmadı. Peygamberin bu halifleri zaman zaman içki sofralarında bulunmuş, nikahsız kadınlarla harem yaşamı sürmüştür. Bu durum, dine de yüce Peygamberimize de hiç yakışmayan bir durumdur. Halifelik eğer dini liderlik olarak düşünülüyorsa Osmanlının son iki üç yüzyılında değil liderlik kendisi bile zor ayakta duruyor son zamanında HASTA ADAM lakabı ile anılıyordu. Bu makam mı sürdürülmeliydi? Halifeliği kaldırmakla İslam Dinine saygı gösterilmiş, saygınlığına katkı sağlanmıştır.

Harf devrimi ile yazı devrimi ile bir gecede halk yüzde yüz cahil bırakılmışmış. Şu namussuz yalana bakın. Harf devrimi yapıldığında Osmanlı’nın arşivlerine bakın halkın yüzde kaçı okuryazardı?  Halkın yüzde onu, siz deyin yüzde yirmisi. Peki bu okuryazarlara yazmak okumak yasaklanmış mı? Daha kolay yazılabilen ve okunabilen bir yazı kabul edilerek kısa sürede cehaleti yenmek hedeflenmiş ve büyük başarı elde edilmiştir. O yıllarda uygulanan eğitim modelleri tüm geri kalmış ülkelerde örnek alınmıştır. O adının başında türlü unvanlar bulunanlar hala bunu savunuyorlar. Daha birçok yalan yanlış bilgi ile zaten okumayan insanların kafasından başka bir Mustafa Kemal oluşturmaya çalışıyorlar. Böylece ülkenin ve ulusun ayakta durmasını sağlayan en önemli değerlerden direklerden birini yıkmaya çalışıyorlar. Onlar okullarda Andımız’ı kaldırmayı maharet sayarken, İstiklal Marşını da gereksiz kabul ediyorlar. İşte bu nedenle ülkede bölücü ve yıkıcı virüsler kolayca gelişiyor. Nasılsa gerçek yurtseverlerden ses yok.

PEKİ ONU KORUNMAYA İHTİYACI VAR MI

Hayır onu gerçek tarih ve namuslu yurttaşları tanımış ve gereğini yapmıştır. Onu korumak ülkeyi ve ulusu korumaktır. O ülkenin manevi bir değeridir, bayrak gibi marş gibi birlik ve beraberlik ülküsü gibi . Benzeri değerler zedelenirse ülke de ulus da zarar  görür o nedenle Ona sahip çıkıp, Onu gerçek biçimde tanıma ve tanıtmalı, Sonra bir an için düşünelim Atatürk değil de bizim babamız ve dedemizi; böyle yanlış, sahte ve uydurma bilgilerle karalasalar ve hakaret etseler biz ses çıkarmayacak mıyız? Babamıza, atamıza sahip çıkmayacak mıyız? İşte olay bu yapılması gereken bu? Bu düşüncedeki insanlara karşı yurdunu ulusunu seven namuslu insanlar karşı çıkmalı. Evet bunlardan sözde çok büyük insanlar da var. Devlet adamları, sözde bilim adamları. Onlara soludukları bu hava ve olanaklar haram olsun. Gazi Mustafa Kemal Atatürk salt Türk ulusunun gönlünde değil namuslu tüm insanlığın gönlündedir. Onu rahmet ve saygı ile bir kez daha anıyorum.

                                                                                     

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum