AVRUPA BİRLİĞİ ve AVRUPALI OLMAK

Uzun bir süredir ülkemizde Avrupa birliğine girmek Avrupalı olmak modası vardır.Hatta geçmiş dönemlerde değişik iktidar sahipleri bunu başarmış olmanın müjdelerini vermek için adeta birbirleriyle yarışmışlardır.Ülke halkı bu konuda mutlu sonucu bekler hale gelmiştir.


 


Nedir bu Avrupa rüyası…


Avrupalı olmak isteğinin, ülkemiz insanının ve yöneticilerinin medeni olmak, uygarlığı yakalamak azminden doğduğu aşikardır.


 


Nedir uygar ve medeni  olmak…..


Uygarlık ve medeniyet, ülke halkının bilim, teknoloji ve sanat alanındaki ürünleridir.Uygar ülkeler memleketlerini kalkındırırlar ve topraklarında medeni bir düzen kurarlar.Bunun sonucu medeni bir millet ekonomik, kültürel ve ahlaki yönden refaha ve huzura  kavuşur.


 


Uygar olmazsak ne olur…


Uygar yani medeni olmakta tereddüt eden ülkeler hep geri kalmışlardır ve Atatürk’ün deyişi ile: ” Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdur”.  Yine büyük önder Atatürk demiştir ki: “Milletimiz açık olarak bilmelidir ki Medeniyet öyle kuvvetli bir ateştir ki  ona kayıtsız kalanı yakar, mahveder.”


 


Peki, Avrupa üyesi olunca medeni mi olacağız….


Uygar ve medeni olmak bir kültür ve yapılaşma meselesidir.Avrupa ülkelerinin en büyük özelliği Avrupa dışında çıkarları söz konusu ise bazen uygulamamakla birlikte özellikle kendi ülkeleri içinde  hassasiyetle  hukuk ve kurallara uymaları, bilim ve aklı  önde tutmalarıdır.


 


Biz ülkemizde ne kadar kurallara bağlıyız….


Yasa ve yönetmelikleri uygulamakta gerekli hassasiyeti gösteriyor muyuz? Yarın bize uygulanmasını beklediğimiz adaleti,yasalara uymayı biz gereğince yönetimimizde yapıyor muyuz?


Avrupa gibi olmak kurallara uymaktır.Kurallara uyamıyor iseniz bu bekleyiş boş bir hülyadır, kendini avutmak hatta oyalamaktır.Bu nedenle Avrupa birliğine girelim veya girmeyelim kanun ve yönetmeliklere uyalım, uymak için azim gösterelim.Unutmayalım ki  Avrupa kültürünün temelinde kurallara uymak ilk şarttır ve bu şekilde ülkelerini dirlik düzen ve uygarlık düzeyinde tutmaktadırlar.Ortaçağda kalmış ahbap-çavuş ilişkilerini süratle terk etmeliyiz.İşin garip tarafı Müslüman bir ülkede bazı insanların bile bile kul hakkı yemeleri ve “Kul hakkı yiyip yanıma gelmeyin” buyruğu olan Yüce Allah’ın kulları oldukları  halde bu gaflete düşmeleri… Allah affetsin! 


 


Uygar bir ülke parçalanır veya yıkılır mı…..


Dış tehlikeler hatta askeri yenilgiler bile uygar devletleri yıkamamıştır, Almanya Japonya buna örnektir.Ama bir zamanlar uygarlık yaşamış ülkelerin yıkılışında esas sebep içeriden kaynaklanmıştır; İç çelişkilerini çözemeyen, kendilerini ekonomik, teknolojik  ve kültürel olarak yenilemeyen ülkeler çözülmüşler ve dağılmışlardır.


 


Dolayısıyla, Avrupa Birliğine girelim veya girmeyelim;Türkiye dünyadaki ekonomik çalkantıya kendini daha da iyi hazırlamalı, teknolojik atılımlarını artırmalı, sanata ve bilime daha çok önem vermelidir. Türban gibi iç çekişmeleri ise  korku ve çekinceleri ortadan kaldıracak tedbirleri alarak, ulusal ferahlık ve mutluluk yaratacak şekilde, toplumsal mutabakat içinde süratle çözmeyi becermelidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.