Ayasofya’da suç işleniyor!

   Türkiye’nin ve Trabzon’un en önemli tarihi mekanlarından biri olarak kabul edilen, Ayasofya Müzesi, AKP iktidarı döneminde, mahkeme kararıyla Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilmişti. Tarihi mekanın bir süre sonra yarısı cami haline dönüştürülmüş ve müzeyi ziyaret de ücretsiz hale getirilmişti. Vakıflar Genel Müdürlüğü bununla da yetinmeyip, tarihi mekanda restorasyon başlatmıştı. ayasoifya-(2)-001.jpgVakıfların bu kararı kamuoyunda büyük tepki çekmişti. Türkiye Mimarlar Odası Genel Merkezi de, Ayasofya’da yapılan restorasyonu mahkemeye taşımıştı. Mahkemenin ilk ayağında Trabzon İdare Mahkemesi, Mimarlar Odasının itirazını ret etmişti. Mimarlar Odası bu sefer bir üst mahkemeye başvurmuştu. Samsun 2. İdare Mahkemesi, bilirkişi raporlarına dayanarak restorasyon işlemini bir üst mahkemeye itiraz yolu kapalı olarak iptal etti. 
   Türkiye bir hukuk devletidir. Anayasamıza göre Mahkemelerin verdiği kararların uygulanmaması suç teşkil ediyor. Trabzon Vakıflar Bölge Müdürlüğü restorasyonun iki- üç ay içerisinde tamamlanacağını söylüyor.
                                                   ************** 

  Restorasyon bittikten sonra Ayasofya Müzesinin yarısının cami, yarısının müze olarak devam edeceği söyleniyor. Ayasofya Müzesi, bir kilise… Demokrat Parti iktidarının başbakanı Adnan Menderes’in oluru ile 1959’da bu tarihi mekan aslına uygun hale getirilip müze olarak hizmet vermesi için karar alındı ve 1960’lı yılların başında mekan müze olarak hizmet vermeye başladı. 
  Ayasofya’nın müze olarak hizmet verdiği yıllarda bu mekanı yılda bir milyona yakın kişi ücret ödeyerek ziyaret ediyordu. Bugünkü para ile bu mekandan yılda 10 milyon lira civarında para kazanılıyor, ayrıca burayı ziyaret eden yerli ve yabancı turistler bu kentte konaklıyor, yiyor, içiyordu. Tarihi mekanın camiye çevrilmesiyle birlikte, mekanda fiziki değişiklikler yapıldı, fresklerin üzeri kapatıldı, restorasyonda mekana eklemeler yapıldı. Ayrıca, müzeden elde edilen gelir ortadan kalktığı gibi Trabzon esnafı da bu dönüşümden büyük zarar gördü.  
   ayasoifya-(1)-001.jpgSamsun 2. İdare Mahkemesinin verdiği tarihi karar, görünen o ki bu hükümet döneminde uygulanmayacak. Yarın, iktidar değiştiğinde ise, mahkeme kararı uygulanacak, Ayasofya tekrar müze olacak ve bugün mahkeme kararını uygulamayanlar hakkında da dava açılacak. 
O nedenle bugün yapılması gereken iş, Trabzon kamuoyunun beklentisi doğrultusunda mahkeme kararını uygulamaktır.
                                                ***********

   Bu mahkeme kararı aslında Trabzon Büyükşehir Belediyesinin elini de güçlendirmiştir. Büyükşehir Belediyesi, tarihi mekanı Vakıflar Genel Müdürlüğünden ücretli-ücretsiz kiralayabilir. Vakıflar, çok sayıda vakıf mülkünü ve arazisini ya kiralamıştır ya da bir başka kuruma kullanım hakkıyla vermiştir. Bunun örnekleri çok. 
Trabzon Büyükşehir Belediyesi nasıl Boztepe yamaçlarındaki Kızlar Manastırını bakanlıktan almışsa, bu mekanı da alabilir. Bu mekanın Fatih Sultan Mehmet’in vakfıyesine ait olması kuşkuludur. Çünkü Fatih Sultan Mehmet Trabzon’u fethettiğinde tarihi kayıtlara göre hiçbir mekanı vakfetmemiştir. Ayasofya’yı, camiye çevirmemiştir. 
Ayasofya’nın tamamının veya yarısının camiye çevrilmesi, aslında Trabzon’u fetheden Türk yurdu yapan Fatih Sultan Mehmet’in de kemiklerini sızlatmaktadır. Trabzon’u fetheden Fatih isteseydi bir emirle Ayasofya’yı camiye çevirebilirdi. Ama bunu yapmadı.
Son söz olarak, mahkemenin bu kararı sonrası Ayasofya Trabzon Büyükşehir Belediyesine devredilmeli ve Trabzon Büyükşehir Belediyesi de bu tarihi mekanı, çevresiyle birlikte açık ve kapalı müze haline getirmelidir. Ayasofya’nın bahçesindeki eserler, tarihi binanın duvarlarındaki freskler kadar değerlidir. 

                                                                                             Hasan KURT

                                               *********************

   Kepazelik yapma hakkımı kullanıyorum...! Çürümüşlüğü, kokuşmuşluğu anlatmaya çalışan Oda Tv yazarlarını ve muhabirini tutuklandıktan sonra, yazdığı "Sarmal" isimli kitap ile vurgunu tüm çıplaklığı ile sergileyen gazeteciden sonra sıra diğer bir-iki kanalda, dumura uğramış beyinlere aydınlık enjekte etmeye çabalayan yazar, çizer ve bu ülkeye borcunu ödemeye kendisini borçlu hisseden kişi ve kurumlarda... "Görme, duyma, yazma, konuşma keyfine bak... Demokrasi karın doyurmuyor"..! Bizler bağırdıkça, haykırdıkça birileri keselerini dolduruyorsa... Bir kere değil beş kez, on kez düşünmek zorundayız...
   Susmadık, susmayacağız, susturamayacaksınız. Çünkü biz susarsak geleceğimiz bizden hesap sorar. Biz kim miyiz? Biz halkız, beyin emekçisiyiz, kalem emekçisiyiz, alın terini hiç sakınmadan ekmeği karşılığında kullanan emekçileriz... Kısacası biz halkız... Yarınları öldürmeye hakkımız yok… Haydi hep birlikte ekmek, su, hava kadar ihtiyacımız olan barış, özgürlük, insan hakları ve demokrasi talebimizi naralar eşliğinde korkmadan, tırsmadan haykırmaya...Savaşa ve dalana hayır...yaşasın barış...(Harun Çelik)

                                                    *****************

SUUDİ ARABİSTAN'DA..!
1-Suudi Arabistan'da türbe, yatır yoktur, yasaktır. Bunlar olmayınca doğal olarak ziyaretleri de yoktur. Böyle davranışlar gericilik, Cahiliye devrinden kalma putperestlik addedilir....
2-Suudi Arabistan'da peygamberimize ait olduğu söylenen Saka-ı Şerif, Hurka-i Şerif gibi ziyaretler de yoktur. Böyle davranışlar gericilik ve Şirk addedilir...
3-Suudi Arabistan'da imam, müezzin gibi din görevlileri, ülkemizdeki gibi devlet memuru statüsünde değillerdir, devlet bütçesinden bu kişilere maaş ödenmez. Allah için yapılan görevin karşılığında para almak ayıp sayılır ve yasaktır.
4-Suudi Arabistan'da biri çıkıp da 'medyum' olduğunu iddia ederse kellesi hemen gider...
5-Suudi Arabistan'da Nakşilik, Nurculuk, Fethullahçılık...vs. vs. gibi Atatürk'ün ölümünden sonra zuhur eden tarikatlar da yoktur, onların şeyhleri de, müritleri de, cemaatleri de...Neden bu tarikatların şeyhlerinin biri bile o şeriat ülkesine yerleşmez??? Yerleşmez değil, hatta oraya hiç uğramamışlardır...???
6-Suudi Arabistan'da Kız İmam Hatip Lisesi yoktur. Bu komik bulunur, çünkü İslamiyette kadından imam olmaz...
Elbette size bir şeriat ülkesinin övgüsünü yapmadım. Bir şeriat ülkesinde bile yasaklanan bazı şeylerin ülkemizde serbestçe nasıl uygulandığını hatırlatmak, güzel dinimizin nasıl sömürüldüğünü vurgulamak istedim.
Yukarıda yazdıklarımın doğru olup olmadığını Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan sormanız mümkündür.
NETİCE OLARAK: Atamızın sağlığında yasakladığı kimi şeyler O'nun vefatından sonra Türkiye'de serbest, şeriat ülkesi Suudi Arabistan'da yasaktır....İşte çarpıcı olan da budur...!!!
(Cemil ÜNLÜTÜRK- Basın Yayın ve Enformasyon eski Genel Müdürü)

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum