Ayasofya’daki o sütunlar!

ayasofya.jpgTrabzon Ayasofya müze ve camisinin bahçesinin açık hava müzesi yapılması için epey yazı yazmıştık. Dün internet sitelerinde Ayasofya açık hava müzesi haberleri gözümüze ilişince sevindik. Gerçi, Ayasofya Müze ve camisinin son durumunu görmediğim için bilmiyorum. Sabah ve akşamları vakit namaz kılınmayan Ayasofya’ya girişlerin ücretli olmasını da önermiştik. Bu tür mekanlar Avrupa ülkelerinin hemen her yanında ücret ödenerek ziyaret edilir. Ayasofya cami de olsa yine ücretli olmalı. Ayasofya bahçesindeki mezar taşları, sütunlar Trabzon’un farklı bölgelerinden oraya taşınmıştı. Trabzon eski kütüphane müdürü merhum Murat Yüksel, Arapça ve Farsça bilirdi. Trabzon Valisi Enver Hızlan döneminde Yüksel, mezar kitabelerini ve taşlarındaki yazıları tercüme etmiş, resimli ve Türkçe yazılı olarak bir kitapta toplamıştı.

Ayasofya bahçesinde dikkat çeken tarihi kalıntılar arasındaki mermer sütun ve bir de Tabakhane yokuşunda caminin doğusundaki binanın temel kazısında bulunmuştu. Sütunların bir kısmı da, Maraş caddesinde Postane binasının 50 metre kadar aşağısındaki ara sokakta 1960’larda yıkılan ve yerine Müftülük ve Kuran kursu yapılan en eski kiliseye aitti. Bu arada Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nin 2. katında 1870’li yıllarda yapıldığı tahmin edilen ve büyük bir ihtimalle Trabzon’daki bir kiliseden veya okuldan buraya getirilip monte edilen paha biçilmez dolapların, Trabzon’daki müzelerin birine taşınması gerekir.

Ayasofya’nın bahçesinde gerçekten açık hava müzesi yapılmışsa, bu projeyi hayata geçirenleri kutluyoruz.

Ali Sürmen’e rakip çıkacak mı?

ali-surmene.jpgTrabzonspor’un Aralık ayında yapılması gereken;  ancak İçişleri Bakanlığınca ertelenen Divan Kurulu seçimlerinde, kulübün yeni tüzüğüne göre Divan yönetimine seçilebilmek için en az beş asıl üyenin Genel Kurul dışındaki dernek organ/kurullarda görev yapmış olması ve Başkan adayı olabilmek için, organ/kurullarda 5 yıl yöneticilik veya organlarda 3 yıl başkanlık yapmış olması şartı bulunuyor. Ayrıca, Başkan Vekilinin ve Genel Sekreterin, Divan Başkanlık Kurulu’nda en az 3 yıl görev yapmış olmaları şartı getirilmişti.

Yeni tüzüğe göre, daha önce başkan adayı olan Nadir Saral ve Şükrü Kuleyin, seçimde Divan Başkanı olamayacaklar. Trabzonspor, tüzüğünün bu faşizan maddesine göre, Divan kurulu seçimlerinde oy kullanacak üyelerin yüzde 90’ı hatta daha fazlası başkanlığa aday olamıyor. Yeni Tüzüğün bu maddesine göre mevcut başkan Ali Sürmen, Divan kurulunda 5 yıl başkanlık yapmasaydı, bu seçimde başkan adayı olamıyordu. Bir başka ifadeyle Ali Sürmen, seçilme hakkını kısıtlayan ve hürriyeti bağlayıcı yeni tüzüğe göre Divan kurulu başkan adayı olamıyordu. Çünkü Ali Sürmen, Trabzonspor kurullarında 5 yıl yöneticilik ve 3 yılda başkanlık yapmamıştı.

Ali Sürmen’in Şubat ayına ertelenen seçime tek aday olarak gireceğini söyleyen, eski bir yönetici, ‘Yeni tüzüğü Ali beyin de içinde yer aldığı bir ekip hazırladı ve genel kurulda patırtı gürültü içerisinde kabul ettirdiler. Bu seçimde Ali beye rakip çıkmayacak gibi görünse de kulislerde Osman Çavuşoğlu ve Bülent Akyazıcı’nın aday olabilecekleri konuşuluyor. Divan seçimine 3 ay daha var. Yeni adaylar da çıkabilir’ dedi.

Eski yönetici, Osman Çavuşoğlu’nun aday olması halinde seçimi kazanma ihtimalinin yüksek olduğunu ileri sürdü. 

İçişleri Bakanlığının sivil toplum kuruluşlarının olağan ve olağanüstü genel kurullarını 28 Şubat 2021 tarihine ve sonrasına ertelemesi nedeniyle Trabzonspor Divan Kurulunun kongresi de ertelenmiş oldu. Divan Genel Kurulunun 28 Şubat’ta yapılmaması halinde üç ay daha erteleme yapabileceği bildirildi.

Bu arada Divan Kurulu Başkanı Ali Sürmen, geçtiğimiz günlerde Divan üyelerine attığı mesajda, ‘Camiaların beklentilerine uygun çözüm üretmek, ‘adamcılıktan’ değil istişareden geçer. Trabzonspor’umuz için bu ilkeden asla vazgeçmeyeceğiz’ dedi.

Sürmen’in bu mesajı neden atma ihtiyacı duyduğu merak ediliyor.

 

***************

 

Öğretmen mezun olmak üzere olan öğrencilerine okulun son günü son bir ders daha vermek için tahtaya geçiyor. Tahtaya kocaman (1) bir rakamı çiziyor.

– Bu bir rakamı sizin kişiliğinizdir. Uzun emekleriniz, çalışmalarınız sonunda bugün mezun olmayı başardınız.

Sonra birin yanına bir (0) sıfır koyuyor:

– Bu, başarıdır. Başarılı bir kişilik biri (10) on yapar.

Bir sıfır daha koyuyor:

– Bu, sıfır da okul sonrasında yıllar içinde oluşacak tecrübedir. On iken yüz olursunuz. Hayatın akışında yetenek, disiplin, sevgi, saygı… Sıfırlar eklenip böyle uzayıp gider: Eklenen her yeni sıfır kişiliğinizi on kat zenginleştirir.

Öğretmen sonra eline silgiyi alıp en baştaki (1) biri siliyor.

Geriye bir sürü sıfır kalıyor ve öğretmen dersin son sözünü söylüyor:

– Kişiliğiniz yoksa veya kişiliğinizden ödün vermişseniz sahip olduğunuz tüm özelliklerin bir anlamı kalmaz.

(Hakan Çizmecioğlu- alıntı)

 

************

 

ALLAHA ŞÜKÜRLER olsun ki,

Batılı uluslar arası aktörlerin politikaları yüzünden Türkiye’nin yaşadığı problemlere sevinenlerden olmadık, yan yana yürümedik.

Türkiye’nin, savunma sanayisi ve zenginliklerimize katkı veren mavi vatan sularımızdaki kazanımlarımızı görmezden gelip alay edecek kadar küçülmedik.

Virüs illetinden dolayı sağlıkta çöküş yaşamamızın hayalini kurmadık.

Türkiye’nin Atatürk’ten emanet kalan, bağımsız ve ulus millet anlayışındaki devlet yapısını korumakta kararlı olan TC Hükümetini meşru ve demokratik olmayan yollarla değişmesini arzulayıp uluslar arası aktörlerle aynı dili kullananlardan hiç olmadık.

Sadece şunu söyledik. Varsın sevinçler başka bahara kalsın, madem ölüm tek bir defa gelecek, o da niçin VATAN için olmasın.

(Bekir Sıtkı Tarım)

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar