Ayasofya’nın Çan Kulesi de minare oldu!

  Ayasofya Müzesinin, camisinin ve de kilisesinin tarihçesini herhalde bilmeyen yoktur. Biz yine de Ayasofya ile ilgili kısa bir ansiklopedik bilgi aktaralım.
Trabzon İmparatoru Kral 1. Manuel tarafından 1250-1260 yılları arasında yaptırılan, bir manastır kilisesi olan Ayasofya ‘Kutsal Bilgelik’ anlamına gelir. Fatih Sultan Mehmet 1461 yılı 15 Ağustos’ta Trabzon’u fethettikten sonra kentte bir- iki gün kalır. 1584 yılında camiye çevrilir. 1610 yılında kente gelen Julian Bordier camiye dönüştürülen yapının boş tutulduğunu belirtir. 1865 yılında Müslüman cemaatin topladığı 95 bin kuruş ile Rum ustalar tarafından onarıldıktan sonra  yeniden camiye dönüştürülmüşse de Rus işgali sonrası Ruslar tarafından depo ve hastane olarak kullanılmış. ayasofyanin-(1).jpg1957-62 yılları arasında Edinburg Üniversitesi’nden Russell Trust tarafından temizlendikten sonra 1964 yılında müze haline getirildi. Her yıl onbinlerce turist tarafından ziyaret edilen Ayasofya Müzesi, Fatih Sultan Mehmet’in vakfıyesi olduğu gerekçesiyle birkaç yıl önce yarısı cami haline getirilmişti.
 
Ayasofya’nın içindeki paha biçilmez freskler arasında Havva’nın yaratılması, yoldan çıkarılması, Adem ve Havva’nın günah işlemeleri, sol tarafta ise melek tarafından cennetten kovulmaları tasvir edildi. Kabil’in Habil tarafından öldürülmesi… Merkezi pencerelerin üzerinde ve güney portalının yanında bir başlı Kommenos kartalı… Birinci kadın olan Havva’nın neden olduğu günah kilisenin girişindedir. 
Trabzon Ayasofya kilisesine özgü olan nakışları Ani ve Akdamar kiliselerinde de görmekteyiz. Ancak Trabzon Ayasofya’sındaki sahneler ayrı ayrı figürlere bölünür,  kullanılan taşlar, boz ve sarıya çalan taşlardır. Her ne kadar Kafkasya mimarlığına benzerlik olsa da kuzey portalında Selçuklu motiflerine yakın olan tasvirler de görülmektedir. Kendisine özgü bir mimarisi vardır…
  İstanbul Ayasofya’sındaki hususların Trabzon’daki Ayasofya’da da olması düşünülmüştür.
Ayasofya Kilisesinin Çan kulesinin sol duvarında kucağında küçük İsa Meryemana’nın yanında. Ayrıca 4. Alexios ve 4. İonnes’in tasvirleri yer almış…
                                       
**********

  Ayasofya’nın yarısı cami olarak ibadete açıldıktan sonra, yaz aylarında birazda gösteriş olsun diye birkaç Cuma namazında bahçede epey kalabalık olmuştu. Bunun dışında vakit namazlarında Ayasofya’ya birazda meraktan üç-beş kişi gitti. 
Ayasofya gibi tarihi bir mekanın, siyaseten yarısının camiye dönüştürülmesinin doğru olmadığını bir çok kez yazdık, çizdik. Trabzonluların büyük bir ekseriyeti ki AK Parti’ye oy veren seçmenlerde dahil bizimle aynı görüşte olduklarını söylediler.
Ayasofya’nın yarısının camiye dönüştürülmesine tepki koyanlardan biri de İkram Sofrası patronu Mustafa Çolak hocadır. Mustafa Hoca, Ayasofya’nın tekrar müze olarak hizmet vermesinin Trabzon için çok önemli olduğunu vurguladıktan sonra, ‘Biz, çoğu zaman neden bindiğimiz dalı kesiyoruz’ demişti. 
 
ayasofyanin-(2).jpgAyasofya’daki onarım devam ediyor. Mekanın çatısı yenileniyor, içte düzenleme yapılıyor. Bu yetmedi, tarihi çan kulesi de minare oluyor ve üzerine de bir Alem yerleştirildi. Çan Kulesinin duvarlarındaki freskler ve resimlerin üzeri kapatıldı mı, kapatılmadı mı, bilemiyoruz. Çan kulesi minare olunca, mutlaka kapatılmıştır. 
Ayasofya’nın yarısını cami, çan kulesini de minare yapmakla ne kazanmış olacağız? 
 
Osmanlı bile, imparatorluk sınırları içerisinde yaşayan farklı dinlerdeki tebasının ihtiyaç duyduğu ibadethanelerine dokunmadı.
Ayasofya sembolmüş! Ayasofya sembol olsaydı Fatih Sultan Mehmet Trabzon’u fethettiğinde Ayasofya’yı camiye çevirirdi. 
 
Yunanistan’da, Osmanlı döneminden bugüne kadar ayakta kalmayı başaran Türk-İslam mimarisine ait çok sayıda cami, çoğunlukla müze ve sergi salonu olarak kullanılıyor. Atina’da, en eski cami olan Fethiye Camisi restorasyon sonrasında  sanat galerisi olarak kullanılıyor.  Yunanistan’da, Balkanlar’da elbette bir çok cami kiliseye çevrildi. Bu doğru, biz de aynısını yaptık. Bugün Trabzon’un eski camilerinin hemen hemen hepsi kiliseden camiye çevrilmiş. Ortahisar, Yenicuma, Pazarkapı vs…
 
Ayasofya’nın müze olarak kalması, Trabzon ekonomisine hatırı sayılır bir katkı sağlayacaktır. Bugün Ayasofya’nın yarısını cami, çan kulesini minare yapıyoruz diğer yandan bahçesini ise kafe olarak kiraya veriyoruz. 
Bu kentte yaşayanlar olarak, bu kentte yüzyıllar öncesinde yaşamış olanların bize miras bıraktıkları tarihi mekanları korumak zorundayız. Ayasofya’da yapılan düzenleme kesinlikle yanlıştır. Ve inanıyorum ki, Ayasofya bir gün tekrar müze olarak hizmet verecektir. 

Hasan KURT

                                        ******************

  İmamoğlu'nu eleştirilecekse biz eleştiririz ki Elazığ'dan sonra Palandöken'e çıkmasını bende eleştirdim. Erzurum'a gelip kaydı diye kıyameti koparanlar ülkeye 18 yıldır kayanlara ses çıkarırsa eleştirilerinin anlamı vardır. Kuru gürültücüleri ön kapıdan uğurlayalım lütfen! 
(Metin Yılmaz)

                                             *******************

  Ölmekte olan insanlarla öz çekim yapıp, sosyal medyada paylaşarak ne yapmak istiyorsunuz?
Hele hastanelerde veya kliniklerde serum taktırarak dua beklemekle neyi amaçlıyorsunuz?
Dualarımıza o kadar güveniyorsanız, evlerinizde yatın ve biz de sizlere bol dua gönderelim. Hastanelere gitmeniz bir zaman kaybıdır. 
(Temel Kahveci)

                                           **************

Doktorunuz diyor ki!

  Siğil; özellikle ellerde oluşan zararsız, pürtüklü kabarcıklardır. Bulaşıcıdır. Bulaşma deriden deriye temasla olur. Vücudun herhangi bir yerinde ortaya çıkabilirler. Parmaklarda, dizde, dirseklerde, yüzde, göz kapaklarında, dudakta, boyunda, başın saçlı derisinde, cinsiyet organlarında görülebilir. Saplı, ipliksi, yassı düz veya karnabahar şeklinde olurlar. El içi ve ayak tabanında basınçla yassılaşmış siğillerin(tavuk götü) üzerine yük binince ağrılı olabilirler. Siğil ile nasır farklı şeylerdir. Kesin olmamakla beraber siğil yandan nasır ise üstten bastırılınca ağırır. Basit siğiller genellikle iki yıl içerisinde kendiliğinden gerilerler. Ama bazen yıllarca kalabilirler. Tedavinin ana yöntemi siğilin yıkılmasıdır. Bu, asitli ilaçlarla(bant, krem, sıvı), yakılarak(lazer), dondurularak(kriyoterapi) yapılır.
(Dr.Kemal Küçükali)

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.