Ayı da Yunus Da Kontrollü Avlanmalı!

   KTÜ Orman Fakültesi öğretim üyesi Prof.Dr. Şağdan Başkaya, Batı ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’de de kontrollü olarak ayı avının serbest bırakılması gerektiğini söyledi. Başkaya, yaban hayvanlarının yaşam alanlarının her geçen gün daraldığını belirtti. 
 ayi-da-yunus.jpg Yaban hayvanlarının avlanmasının yasak olması nedeniyle sayıları da her geçen gün artıyor. Ayılar, insanlara zarar verirken karacalar bağ bahçeyi talan ediyor.
Diğer yandan denizde de balıkçıların en büyük rakibi yunuslar. Karadeniz’de binlerce yunus balığı olduğunu söyleyen bir uzman, ‘Her bir yunus günde 30-40 kilo küçük balık yiyor. Yunusların yediği balık Karadeniz’de tutulan balığın üç dört katı. Karadeniz’de eskiden olduğu gibi kesinlikle kontrollü olarak Yunus balığı avcılığına izin verilmelidir’ dedi.
   Trabzon’da 1960 hatta 70’li yıllara yunus balığı avı yapılırdı. Yunuslar, sahillerde odun ateşi üzerindeki kazanlara atılır ve yağı çıkarılırdı. 

Farabi bölgenin ‘1’ numarasıdır!

 farabi-(1)-001.jpg  KTÜ Farabi Hastanesine yönelik eleştirilerin ardı arkası kesilmemesine rağmen,    bölge genelinde hastalanan, derman arayan insanların hali vakti yerinde olanlar haricinde uğradığı sağlık kuruluşlarının ilk sırasında Farabi Hastanesi yer alır. 
Farabi Hastanesi’nin koridorları, odaları hemen her gün doludur. 
KTÜ Rektör yardımcısı ve Farabi Hastanesi eski başhekimlerinden Prof. Dr. Asım Ören, önceki gün hastane önündeki helikopter pistine inen bir helikopterin resmini paylaştı ve altına da; ‘KTÜ Farabi Hastanesi bölgesinde sadece bir sağlık kuruluşu değildir, o gerek terör gerekse diğer acil olaylarda hava yoluyla acile direkt hasta alır. Bin Tıp Fakültesi öğrencisi ve yaklaşık 500 asistana eğitimi verir. Bölge ve ülke için stratejik önemi yüksektir’ diye yazdı.
   farabi-(2)-001.jpg KTÜ Tıp Fakültesi, araç-gereç eksiğine rağmen gerçekten bölgenin bir numarasıdır. Bölgede böyle bir sağlık kuruluşu varken, hasta garantili şehir hastanesi yapılması israfın ötesinde, birilerini zengin etmekten başka bir şey değildir. Şehir Hastanesi için harcanacak paranın onda biri Farabi Hastanesi’ne aktarılırsa, Farabi dört dörtlük bir sağlık kurumu haline gelir.
 

Vali Ortahisar’a Başkan Meydan’a!

   Trabzon Valilik makamının Ortahisar’daki eski vilayet binasına, Büyükşehir Belediye Başkanının da Meydan’daki eski belediye binasına taşınacağı söyleniyor. Vali Ustaoğlu ve Başkan Murat Zorluoğlu böyle bir karar aldılar mı, bilmiyoruz. Almışlarsa isabetli bir iş yapmış olurlar.
   vali-baskan-001.jpgUzun Sokak’ta Ortahisar Kaymakamlığının kullandığı binanın da bize göre Kültür ve Turizm Müdürlüğüne tahsis edilmesi gerekir. Kalepark yakınındaki eski MİT binalarına ise Aile ve Sosyal Politikalar il Müdürlüğü taşınmalı. Aile ve Sosyal Politikalar binası ise Göç İdaresine tahsis edilmeli. 

                                                  *************

  Erken İslam tarihinin anlaşılması açısından, Arabistan yarımadasının ve kuzeyinde Mezopotamya ile arasındaki bölgenin İS 6'ncı yüzyıl öncesindeki tarihinin bilinmesi gerekir. Ben her geçen gün yeni bir şeyler öğreniyorum. Mesela İngilizce adı Himyarite Kingdom olan ve bugünkü Yemen bölgesindeki krallığın tarihinde, Etiyopya'daki Hristiyan krallık ile bu dini inancı Yahudilik olan bu krallık arasındaki din savaşları önemli. İS 525'te Etiyopyalı Hristiyanlar bugünkü Yemen bölgesini işgal ediyor ve Himyarit krallığını yıkıyorlar. Gene aynı dönemde Sasani İmparatorluğunun orduları yarımadanın güneyini işgal ediyorlar. Mekke bölgesinin güneyinde üç büyük dinin siyasi ve kültürel varlığını dikkate almamız gerekiyor: yahya-sezai-tezel-002.jpgYahudilik, Hristiyanlık ve Mazdayaşna ya da Peygamberi Zerdüşt olan İran dini. Peygamber Muhammedin yeni bir din+askeri hakimiyeti kurmasının arkasındaki planı "cahiliye" kategorisi ile anlamak yanlış ve yanıltıcı. Himyarite Kingdom hakkında kısa bir notu paylaşıyorum.
  Himyariler köken olarak Sami dili kullanan bir aşiret. Krallık döneminde kendi yazıları bununla yazılmış yazıtları ve paraları var. Himyarice bugün hala Yemen'de küçük bir nüfus tarafından konuşuluyor. Bu krallık parfüm ve ilaç üretiminde kullanılan günlük yağı ve mür yağı ihracatı sayesinde zengindi diye biliniyor. Bronz ve mermer heykeller ve sikkeler, Himyar üst kültürünün Helenistik ve Roma uygarlığının üst kültürünün etkisi altında olduğunu gösteriyor.
  Arabistan Yarımadasının kuzeyinde Hristiyan Doğu Roma İmparatorluğu ile aradaki bölgede bugünkü Hristiyan Arapların ataları anaları olan Gassani devletinin nüfusunu oluşturan Araplar vardı. Sasani İmparatorluğu'nun Arabistan Yarımadasındaki çöllerle arasında Lakhmi Krallığı vardı. Lakhmî Krallığı ya da Banu Lahm 300 ile 602 yılları arasında başkenti Hîre olan güney Irak'ta hüküm sürmüştü. ... Sasani İmparatorluğu'nun müttefiki ve kukla devletiydi ve Bizans-Sasani savaşlarında Sasanileri desteklemişti. Gassanileri ve Lakhmileri Hodgson'un okumadan kimsenin Orta Doğu tarihi üzerinde konuşmaması gereken deve eseri The Venture of Islam'ın Birinci Cildinden öğrenmiştim. 
(Prof. Dr. Yahya Sezai Tezel)

                                          *************

    Birçoğu dini terminolojiyi Arapça sanır fakat genelde Farsçadır; namaz, oruç, peygamber, Hüda vs... Kimsenin bunlara itiraz ettiğine rastlamadım.
Tanrıya sıra gelince bütün çılgın müminler üçbin voltluk cereyana tutulmuşçasına titrerler.
   Bunların itirazı dindarlıklarından ziyade Türk'e olan düşmanlıklarındandır. Bazı saf Türkler de onlara hak vererek şerefsizliklerine ortak olurlar. 
(Temel Kahveci)

                                    *************

Sülük karaciğerimizle yüzde yüz aynı hücre yapısına sahiptir.
35'e yakın beyni, 270 civarında dişleri ve ağızlarında üçgen bıçakları mevcuttur.
Vücudunda hiç kemik ve kıkırdak yoktur.

Bu canlılar kısa bir süre içerisinde tuttuğu vücudun tomografisini, emarını, ultrasonunu, laboratuvar tahlilini yapacak potansiyele sahiptir.
Bu sayede kişinin maddi ve manevi hastalıklarına uygun her biri tedavi edici özelliğe sahip olan yaklaşık 118 adet enzimlerini, (ilaçlarını) yavaş yavaş vücuda verir.
Sülükten ne kadar korkulursa korkulsun ya da tiksinti duyulsun, tuttuğu andan 5-10 dakika sonra vücutta salgılanan enzimlerle kaslarda sakinleşme olur ve rahatlama oluşur. 
(Dr. Kasım Altıntaş)

Önceki ve Sonraki Yazılar