Av.Çağla Yavuz Uzun

Av.Çağla Yavuz Uzun

AYIPLI MAL-TÜKETİCİNİN SEÇİMLİK HAKLARI

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (TKHK) 8. maddesinde “ayıplı mal” tanımı şu şekilde yapılmıştır; “Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır.

Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir.” Malın yırtık, kırık, lekeli olması, satılan malın satım sırasında hacizli olması, bulaşık makinasının bulaşıkları yeteri kadar temizleyememesi ayıp türlerine örnektir.

Aynı maddenin son fıkrasında ise; süresinde teslim edilmeyen mallar ile montajın tüketici tarafından yapılacağı durumlarda montaj talimatı eksik olan mallara ilişkin sözleşmeye aykırı ifanın söz konusu olacağı düzenlenmiştir.

Kanun, tüketicinin haklarını korumak açısından malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketiciye seçimlik haklar tanımıştır. Tüketici; a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür(TKHK m.11). Tüketici seçimlik haklarından birini kullanırken, hakkaniyete uygun ve kendisi açısından faydalı olan hakkını kullanmalıdır.

Ayrıca belirtmek gerekir ki, bu seçimlik haklardan, “Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları” üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Bu fıkradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur.

Bu seçimlik haklarla birlikte tüketici maddi veya manevi bir zarara uğramış ise Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca ayrıca tazminat talep edebilecektir.

Kanuna göre, teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir.(TKHK m.10).

Kanun, ayıplı mala ilişkin başvurularda zamanaşımı süresi öngörmüştür. Kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Ancak, ayıp ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse yani gizli bir ayıp varsa zamanaşımı hükümleri uygulanmaz ve tüketici herhangi bir zamanaşımı süresi kısıtlaması olmaksızın dava açabilir.

***

KAYNAKLAR

Arş. Gör. Mehmet Akçaal- Yrd.Doç Dr.Alper Uyumaz, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Bazı Hükümlerine İlişkin Bir İnceleme, İÜHFD, C:4, S:2,2013.

Av. Çağla YAVUZ UZUN

avcaglayavuz@gmail.com

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.