AYNI T.S AYNI HAMAM!

Trabzonspor'un Süperligde son haftalara girilirken hâlâ şampiyonluk şansı vardı. Ama onu içeride aldığı beraberliklerin yarattığı moral bozukluğu ile heba etti. Kuşkusuz bu serüvende başkan Ahmet Ağaoğlu'nun takımı demoralize eden tutumuyla başlayan olumsuz tavırları da etkili oldu.

Herhangi bir şeyin istatistiksel açıdan olma ihtimali varsa; rasyonel akıl o şeyi sonuna kadar kovalar. Ama Doğulu toplumlarda kader inancı olduğundan o şeyden erken vazgeçilir. Trabzonspor'un Denizlispor deplasmanında aldığı mağlubiyetin felsefi altyapısı tam olarak budur.

Trabzonspor Denizlispor karşısına sene başından beri neredeyse ideal kadroyla çıktı. Ve müsabakaya da özgüveni yüksek, görev ve alan paylaşımı yerinde kompakt bir oyun anlayışında başladı. Ama zaman Trabzonspor'un o futbolunun bir şampiyon adayının son rolü olduğunu faş etti.

Nwakaeme bordo mavili ekibin hücum hattındaki yerini alınca haftalardan beri üçüncü bölgede devam eden kısır görüntü birden değişti. Görünürde ortalık şenlendi. Ekuban'la müsabakadaki ilk golü de buldu. Ama bu sezon birçok müsabakada olduğu gibi onun devamını bir türlü getiremedi.

Pandeminin en çok zarar verdiği takım kuşkusuz şampiyonluğun en güçlü adayı ve üç ay lider pozisyonunda futbolu beklemiş Trabzonspor'du. Aynı ırmakta iki kez yıkanılmadığı için o futbol ivmesi üç ay içinde buhar oldu. Pandeminin en çok yaradığı takım ise Başakşehir oldu. Zira bitik enerjisini takviye etti. Seyircisiz oynanan müsabakalar bu hayalet takım için sessiz bir avantaja dönüştü.

Trabzonspor ilk yarıda genel hatları itibarıyla pozitifti. Sene başından beri oynadığı klasik oyunu oynadı. Ama Trabzonspor aşırı temkinin ikinci yarıda başına iş açacağını tahmin edemedi. Denizlispor'un küme düşme korkusu onun müsabakadaki direncini artırdı. 

Denizlispor ikinci yarının başlarında bir duran top organizasyonuyla beraberliği sağladı. Chealse gibi bir takıma gidecek bir kalecinin kaleye giden hiçbir top izlemesine müsaade etmez, benim tanıdığım İngilizler. Premier Ligdeki büyük takımlarda yaptığınız kurtarışlarla değil yediğiniz goller üzerinden değerlendirilirsiniz!

Trabzonspor ikinci yarıda oyunda panik yaptı. Aynı dakika içinde iki yüzde yüzlük gol pozisyonundan yararlanamadılar. Sonra şemsiye tersine döndü müsabakada ve Denizlispor eşref saatinde ikinci golü buldu. Uğurcan yine kendine kıyamadı. Aynı pozisyonu 80'lerde Trabzonspor - Samsunspor müsabakasında çıplak gözle Şenol Güneş kaledeyken izledim. Bildiğiniz fok gibi yerden sekerek kapatmıştı kaleyi. Ndiaye Sosa'nın yerine girdi, iyi de vızıldadı ama bal üretemedi.

Hüseyin Cimşir oyuncu değişikliklerini çok geç yaptı. Oyuna girenler futbolcular mental olarak olayın bütününden kopuk. Trabzonspor bu müsabakadan galip ayrılsaydı son iki haftada rakibi Başakşehir'i iyice strese sokabilirdi. Ama buna muvaffak olamadı. Trabzonspor'un istatistiksel olarak hâlâ şampiyon olma şansı var. Lakin buna kimsenin inancı yok!

Hakem Uğurlu'ya gelince. Denizlisporlu futbolcuların Yeşilçam rollerine faul çalacak kadar futbolun ruhundan bihaber. Türkiye'de her alanda esas sorun insandır. Türk futbolunda da futbolun sivil ruhundan bihaber ceberut hakemlerdir esas problem.

Önceki ve Sonraki Yazılar