Bakan Karaismailoğlu kamu-özel iş birliği modeliyle sağlanan başarıyı anlattı

Bakan Karaismailoğlu kamu-özel iş birliği modeliyle sağlanan başarıyı anlattı

Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu Anadolu Ajansının sorularını yanıtladı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, kamu-özel iş birliği modelinin özellikle son 20 yılda çokça başvurulan bir yöntem olduğunu belirterek, "Dünyada şu an ulaştırma alanında 2 binin üzerinde KÖİ projesi gerçekleştiriliyor." dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Türkiye'de de birçok projenin hayata geçirilmesini sağlayan kamu-özel iş birliği (KÖİ) modeline ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı. Türkiye'nin gelişmiş ve dünyanın önde gelen ekonomilerinden biri olma hedefini gerçekleştirmek için hızlıca hem kamu kaynaklarını hem de özel sektörün yarattığı finansman kaynaklarını kullanarak ulaşım ve altyapıda atılım yapması gerektiğini ifade eden Karaismailoğlu, KÖİ modelinin de buna imkân sağlayan yöntemlerden biri olduğunu söyledi. Karaismailoğlu, bu modelin neden tercih edildiğini, diğer yöntemlerden ayrılan yönlerini, Türkiye ve dünyadaki başarılı örneklerini anlattı.
Bakan Karaismailoğlu'na yöneltilen sorular ve cevapları şöyle:
Neden bazı projeler KÖİ ile bazıları klasik kamu ihalesiyle yapılıyor?
Kamunun sınırlı kaynağı var, yapılması gereken belli başlı projeleri KÖİ ile alternatif finansman kaynağı bularak yapmalıdır. Buradan hareketle hangi projelerin kamu ihalesi ile hangilerinin KÖİ ile yapılacağına karar vermek gerekiyor. Yapılan etütler neticesinde, uzun vadede geçiş garantisi, emre amade bedeli, kira bedeli gibi şekillerde kendi kendini finanse edebilecek projelerin, KÖİ modeliyle yapılabilme niteliğine sahip olup olmadığına karar veriliyor. Finansman riskinin daha çok özel sektörün olduğu, yatırımı orta ve uzun vadede geri dönüşünü sağlayacak projelerde genellikle KÖİ modeline başvuruyoruz.
 

KARARLI VE DİNAMİK OLMALI
Türkiye, mali olanaklarının yetmediği büyük projelere neden KÖİ yöntemiyle girerek uzun yıllarını ipotek altına alıyor?
Türkiye'nin gelişen ekonomiye sahip ve dünyanın önde gelen ekonomilerinden biri olma hedefi var ama bunu gerçekleştirmek için çeşitli engelleri aşması gerekiyor. Bu engellerin başında geri kalmış ulaşım sistemi geliyordu. İnsanımızı, yüklerimizi hızlı ve güvenli şekilde bir yerlere ulaştıramıyorsak, ekonomik olarak ileriye gitmemiz mümkün değil. Türkiye'nin uzun yıllardır geride kaldığı en temel sorun, altyapı açığıydı. Hızlıca hem kamu kaynaklarını hem de özel sektörün yarattığı finansman kaynaklarını kullanarak ulaşım ve altyapıdaki atılımımızı gerçekleştirmemiz gerekiyordu. Türkiye, geride kaldığı bir yarışta yürüyerek önlere gidemez, kararlı ve dinamik bir şekilde koşması gerekiyor. Bu bir maraton, en iyi enerji kaynaklarını kullanarak ön sıralara doğru istikrarlı bir ilerleme gerçekleştirmesi lazım. Kamu bütçesiyle değil, özel sektörün ve sermaye piyasalarının finansmanıyla altyapı projelerinizi gerçekleştiriyorsunuz. Yani riski üstlenen özel sektör oluyor. Dünyada KÖİ modeli özellikle son 20 yılda çokça başvurulan bir model. Sadece gelişmekte olan ekonomilerde değil, gelişmiş ekonomilerde de bu modelle birçok proje gerçekleştiriliyor. Dünyada şu an ulaştırma alanında 2 binin üzerinde KÖİ projesi gerçekleştiriliyor.

KÖİ, finansman ve devlet projelerini avantajları bakımından kıyaslar mısınız?

Ülkemizin her sektörde (kara yolu, hava yolu, demir yolu, haberleşme) halen ciddi bir altyapı ihtiyacı var. Bu ihtiyaçları karşılamak için elimizde farklı araçlar bulunuyor. Devletin direkt kendi finanse ettiği, kredi bulup finanse ettiği projeler var. KÖİ içinde de 10'a yakın farklı model işletilebiliyor. Bütün finansman modelleri aslında farklı birer araç. Her projenin doğası ve şartları, farklı araçları kullanmayı gerektiriyor. Bazı projeler var ki KÖİ modeline hiç uygun değil, onu kamu kaynaklarıyla gerçekleştiriyoruz. Bazı projeleri kredili şekilde gerçekleştiriyoruz. Bazıları için ise KÖİ en mantıklı araç oluyor.
 

DAHA VERİMLİ PROJELER 
Peki bu fark nasıl ortaya çıkıyor? Neden KÖİ modeline başvuruyorsunuz?
Birincisi, alternatif finansman kaynağı sağlamak için. KÖİ projelerinde ana yatırım maliyeti devletin bütçesinden değil, özel sektör finansmanıyla sağlanıyor. İkincisi, karmaşık projelerde iş kalemlerinin sağlıklı organizasyonunu sağlamak için. Bunun için en iyi örnek İstanbul Havalimanı. Bu denli büyük ve karmaşık bir projeyi gerçekleştirmek için çok donanımlı ve bütün iş kalemlerini (inşaat, işletme, bakım ve onarım) organize edebilecek bir ekibe ihtiyaç var. Üçüncüsü, maliyet aşımlarında tasarruf etmek için. Bugün baktığınız zaman bütün dünyada devletlerin kendi yaptığı projelerde yüzde 20'lere varan bir maliyet aşımı söz konusu, KÖİ'de ise bu oran yüzde 4'lerde.  Dördüncüsü, daha inovatif ve verimli projeler gerçekleştirmek için. Özel sektör risk aldığı ve B2C mantığında odaklanarak projeyi gerçekleştirdiği için çok daha kaliteli ve verimli projeler ortaya çıkıyor. 
KÖİ ihalelerine kimler girebiliyor?
Öncelikle KÖİ ihaleleri açık ihalelerdir ve ülkemizde büyük bütçeli KÖİ projeleri yapan birçok şirket bulunuyor. KÖİ ihalelerinde risk alabilen, uygun finansman ve kredi bulabilen şirketler ön plana çıkıyor.Tamamen açık şekilde yapılan ihalelerde en uygun teklifi veren şirket ihaleyi kazanıyor.
 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.