22.10.2021, 10:33

BAKIR KIZILI DAĞLAR

Sisdağı, Karadeniz’deki sıradağların uzantılarından biridir.

2182 metre yüksekliğindeki Sisdağı sahile 40 km. uzaklıktadır.

Her mevsim fotoğraf karelerini süsleyen ve kartpostallık görüntüler sunan yayla, özellikle sonbaharda doğa ve fotoğraf tutkunlarının Karadeniz'deki ilk adreslerinden biri olarak bilinir.

Her sonbahar geldiğinde yaylanın doyumsuz güzelliğini fotoğraf karelerinde ölümsüzleştirmek isteği çöker yüreğime…

Bir tarafta masmavi Karadeniz’i, diğer tarafta bakır rengine bürünmüş Sisdağı’nı hayal ettikçe, birdenbire şehirdeki beton yığınlarını, trafik karmaşasını bir tarafa bırakıp bir anda girdim yayla havasına.

Bizim burada dağların eteklerine inci tanesi gibi dizili yaylalarımız, hırçın olduğu kadar sakin ve ağırbaşlıdır. Hatta Akdeniz kadar sıcak, Sibirya kadar soğuktur. Bu yüzden de insanı her an canlı, dikkatli ve dinamik tutar dağlarımız, tepelerimiz.

Karadeniz’in yaylalarında güneşlenirken bir anda fırtınaya tutulursunuz. Yaylalarda inek otlatırken bir anda yanınızdaki inekleri kaybedersiniz sislerin arasında.

Ben de Sisdağı’nda her an neyle karşılaşabileceğim bilerek önlemlerimi alıp koyuldum yola.

Trabzon sahil yolundan Beşikdüzü’ne girmeden, Ağasar Deresi’nin denize döküldüğü yerden Şalpazarı yönüne doğru yol aldım. Yolun her tarafında Kızılağaçlar ve fındık dalları, yükseklere doğru çıktıkça çam ve diğer ağaç türleri çıktı karşıma.

Yolculuğum, suyunu başta Sisdağı olmak üzere yüksek dağlardan alan Ağasar Deresi’nin coşkun sesiyle devam etti. Sahilden yaklaşık 20 dakika süren bir yolculuğun ardından Şalpazarı'na ulaştım. Şalpazarı; her tarafı dik yamaçlarla çevrili, vadinin dibinde küçük bir ilçe. Şalpazarı merkezinde bulunan bir kahvehanede çay içip Abaloğun haşlamasını yemek için devam ettim yola…

Doğancı Mahallesi’nde, yıllardır gülen yüzü ile müşterilerine hizmet veren Aboloğun salaş lokantasında meşhur haşlamasını yerken bir an önce Sisdağı’na ulaşmak için sabırsızlanıyordum.

Sütpınarı ve Simenli mahallelerinden tırmanarak Erikbeli ve Sisdağı yaylalarının yol ayrımındaki Şıh Kıranı’nda da bir soluk alıyorum. Yol güzergâhında bulunan doğal güzelliklerin, anlatılmayacak kadar güzel olduğunu özellikle belirtmek istiyorum. Şıh Kıranı’nda, yüz elli senelik bir yer Mustafa Dayı’nın kahvesi… Yayla suyundan demlenmiş çayı yudumladıktan sonra tırmanmaya devam ettim.

Kireçhane Yolu’ndan tırmanarak Paldırlısu mevkiine ulaştım. Sisdağı’na varmadan önce son durağımız oluyor çam ormanı ile kaplı Paldırlısu…

Arkamızda enfes doğası ile Geyikli, güneye ve doğuya baktığımızda Zigana, Kadırga yaylaları… Etrafı çam kokusu, hayvan ve kuş sesleri, yeşilin bütün tonları öyle bir tat veriyor ki, kısa sürede bile insanı dinlendiriyor.

Çam ormanlarının arasından ayrılıp Ağasar obasına girince sözcüklerle anlatılmayacak bir doğa kucaklıyor insanı. Obanın hemen tepesindeki, sanki obaya düşecekmiş gibi duran Kalpakkaya... Buradan iki yol ayrılıyor, biri Şalpazarı tarafında yörenin ortak pazaryerine, diğeri de Sisdağı’nın en büyük yerleşim yeri Eynesil obasına uzanıyor.

Yaylaya doğru yol aldıkça görülen manzara büyülüyor, tam karşıda Sisdağı’nın zirvesi, bütün görkemiyle Kayasis!... Etrafı sifin ve lifos bitkisiyle kaplı geniş bir alana yayılan yerleşim yeri. Obanın ortasında küçük berrak bir dere akıyor.

Doğa alabildiğince bakır rengi. Sifinliklerin arasında otlayan koyunlar ayrı bir güzellik katıyor muhteşem yaylaya. Bol bol fotoğraf çekiyorum. Eşsiz güzelliği fotoğraflarda saklamak için bir o tepe, bir bu tepe koşuşturuyorum.

Sisdağı’nın zirvesine çıkınca buluşuyorum Sisdağı’nın adını aldığı ‘sis’le. Bir anda yol bitiyor sisin bastırmasıyla. Bir metre önümü bile görmek ne mümkün!.. Yürüsem belki daha çabuk gideceğim. Sisle birlikte sıcaklık da düşüyor aniden. Bir anda Akdeniz sıcağından, Sibirya soğuğuna giriyorum… Arabanın camlarını kapatıp klimayı açıyorum içeriyi ısıtmak için.

Yolculuğum sisler arasında Ören yoluna aşağı devam ediyor.

Sahile doğru yaklaştıkça aralanıyor sis perdesi, yüzümü güneşe dönüyorum.

Yaşamak gerekir Sisdağı’nı, hem de doyasıya dercesine tüm güzellikleri geride bırakıp yine şehrin gürültüsüyle baş başa kalıyorum...

Yorumlar (4)
Ömer ALTUNTAŞ 1 ay önce
İnan bey güzel bir çalışma olmuş, eline sağlık. Fakat keşke biraz daha fazla fotoğraf paylaşsaydın.
Sami Durmuş 2 ay önce
Yaşamak gerek abi çok güzel doğup büyüdüğumuz yerler inşAllah göreceğim oraları
Yaylakızı 2 ay önce
Muhteşem anlatim..
İlyas ÜN 4 hafta önce
Çok haklısınız İnan Bey, yaşamak gerekir Sis Dağını. Güzel bir çalışma olmuş. Elinize emeğinize sağlık.
Namaz Vakti 03 Aralık 2021
İmsak 05:51
Güneş 07:22
Öğle 12:16
İkindi 14:39
Akşam 17:00
Yatsı 18:26
12
açık